Masthead header

Can Yiğit Tunçman: “Evrensel ve yerel sorunların, insanı insan yapan özelliklerin bir arada işlendiği bir roman.”

Söyleşi: Burak Soyer

Can Yiğit Tunçman, Luna Yayınları’ndan çıkan ilk kitabı Yazcan Yazıoğlu’nda gözü gibi baktığı kitabını bitirmeye çalışan müstakbel bir yazarın gazetede beraber çalıştığı, gizli güçlerce kaçırılan arkadaşını sokak sokak arayışını temposu hiç düşmeyen edebi bir dille anlatırken, ince ince değindiği konularla da kitabını hem güncel hem çağdaş hem de evrensel bir seviyeye taşıyor. 

Yazma serüvenine geçmeden önce hangi yazarlarla haşır neşir olduğunla başlamak isterim. Kimler vardı hayatında? Neler okuyordun ve okuyorsun? 

Edebiyatı sevmekte ailenin etkisi büyük olur. Çocukken Jules Verne’in kitaplarını, Peter Pan ve Oliver Twist gibi bir okurun zihninde hemen yer edip bir daha da çıkmayan kitapları okuyarak büyüdüm. Üniversitede Almanca Öğretmenliği ve İngiliz Dili ve Edebiyatı okudum ve birçok yazarı bilimsel bir çerçevede inceleme fırsatı buldum. Shakespeare’in şaşırtıcı şiirsel üslubunun yanında, şüphe ve karışıklıklarla örülü trajik olayları ve derinlikli kahramanlarını, Joyce’un alışılmadık kurgu tekniklerini, Goethe’nin estetik ama temkinli ve kuşkulu yaklaşımını, Brecht’in gerçekle kurguyu bir bıçakla ayırır gibi ayıran toplumsal eleştiri yüklü ekspresyonist oyunlarını, Schiller’in yöneticileri açık sözlülükle eleştiren, coşkulu ama estetik dilini okumak önemli bir deneyimdi. Şu sıralar Stendhal, Flaubert, Calvino, Camus gibi klasik ve çağdaş edebiyatın önde gelen yazarlarının eserlerinin yanında ağırlıklı olarak Latin Amerika edebiyatı okuyorum. Llosa’nın Latin Amerika halkının geçmişten günümüze diktatörlüğe karşı verdiği mücadeleleri kendine özgü gerçeküstü bir dille anlatışını, Borges’un toplumun farklı kesimlerini objektif bir bakış açısıyla okura sunarak edebiyatın alışılmış sınırlarını aşmasını, Neruda’nın imgelerle dolu sofistike ve melankolik dizelerini ve büyülü gerçekliği gerçek bir büyücülükle anlatan Marquez’in masalsı hikayelerini tekrar tekrar okurken yalnızca edebiyat anlamında bir şeyler öğrenmiş olmuyorum aynı zamanda mutlu da oluyorum.  

Yazma merakın nasıl başladı? 

Yazarlığı aklıma üniversitenin ilk senesinde koydum. Edebiyatı çocukken tanıdım, o beni 30 yıl sonra yazar olunca tanıyacaktı. Okurluktan yazarlığa geçmek hem fikren hem de eylemsel olarak zordur. Kendimi ikna etmek, kendi tarzımı oluşturmak, farklı ve anlatmaya değer hikayeler bulabilmek için çok uğraştım. Bunlar bir yazar için olmazsa olmaz şeylerdir. Yazmak deneyimler sonucu oluşan yıpratıcı bir birikimdir. Bu süre boyunca bol bol okudum ve yazacağım şeyleri kafamda kurgulayıp unutmamak için notlar aldım. Bazen anlatacak iyi bir hikâye bulduğum bazen de okuyacak iyi bir hikâye bulamadığım için yazdım. Sanki yazı kendini emir kipinde aklıma yazmıştı. 

Yazcan Yazıoğlu kitabı nasıl ortaya çıktı? Kitabı kafanda kurgularken Yazcan Yazıoğlu’yla kitabın konusunu paralel olarak mı oluşturmuştun?

Romanımda bir yazarın hikayesi ile yazının hikayesi iç içe geçiyor. Harf ve rakamların yönetilmesi özelliğinin şu ana kadar bulunmamış bir özellik olduğunu düşünüyorum. İlk kez ben kullandım. Aynı zamanda Yazcan Yazıoğlu ismi yazıya birçok açıdan göndermeler yapıyor. Böylelikle evrensel bir bütünlük yakalamaya da çalıştım. Romanıma ne tam olarak fantastik roman ne de büyülü gerçeklik diyebiliriz. Harf ve rakamları yönetmek olağanüstü bir durum gibi gözükse de aslında farkında olmadan hepimizin yaptığı çok gerçekçi bir olgu. Bu açıdan kitabımın birçok okumaya açık olduğunu söyleyebilirim. Türk romanında hatta dünya romanında bile bir kahraman eksikliği hep vardır. Yazcan da bir bakımda Werther’dir, Gregor Samsa’dır, Anna Karanina’dır.

Kitap uzun bir süredir hem Türkiye’de hem de dünyada yaşananları çok farklı bir biçimde ele alıyor. Güncel bir roman tanımlaması yapsak yanlış olmaz diye düşünüyorum. Katılır mısın bu görüşüme? 

Evet katılırım. Çağdaş dünya edebiyatı olarak tanımlayabiliriz. Evrensel ve yerel sorunların, insanı insan yapan özelliklerin bir arada işlendiği bir roman. Roman edebiyatın ağır abisidir. Bir yazarın iyi bir gözlemci olmasının yanında iyi bir kaşif de olması gerekir. Çünkü edebiyat bir bilimdir ve keşif ister. Kurgusal, dilbilimsel ve yazınsal anlamda edebiyata yeni kavramlar katarak nitelikli edebiyatın sınırlarını geliştirdiğimi düşünüyorum. Harf ve rakamları kontrolü altına alabilme özelliğine sahip olan edebiyatın bu özgün kahramanının umarım okuru bol, şaşırtıcılığı ve ilhamı uzun olur.  

Yazcan Yazıoğlu, evet, kitabın kahramanı. Bütün mevzu onun etrafında dönüyor. Ama bir yandan da yukarıdaki soruda değindiğim ‘güncel’ hatta ‘politik’ diyebileceğimiz bir konuya sahip kitap. Bu biraz bıçak sırtı bir durum. İkisinden birinin diğerinin önüne geçme ihtimali var. Bu dengeyi nasıl kurdun? 

Her söylem biraz politiktir ancak içerisinde politik öğeler olsa da romanım tamamen politik bir roman değil. Anlatım bir yazarın silahıdır. Estetik bir yapı ve çok katmanlı anlamlara ulaşabilmeniz için kelimeleri ince hesaplarla ölçmeniz gerekir. Romanım bize ait kahramanları, güncel durum ve olayları barındırsa da mekan ve zaman olarak evrensellik de içeriyor. Yazcan Yazıoğlu’nda insana yazının, yazıya da insanın ne demek olduğunu gösterdim.

Ben kitabı Serdar Eren karakterinin söyledikleriyle özetleyebilirim bir okur olarak. Olay olarak anlatmak istediğin sanırım Serdar Eren’in cümlelerinde saklı. Sen ne düşünüyorsun?   

Bazen hepimize olur. Yaptığımız şey en doğru şeymiş gibi hissetmemize rağmen aslında o şey yanlışın ta kendisidir. Roman kahramanlarımdan Serdar Eren bütün hayatı boyunca doğru olarak bildiği, bütün hayatını adadığı şeyin aslında büyük bir hata olduğunu anlar ve büyük bir pişmanlık yaşayıp gerçek bir dönüşüm geçirerek yaptığı hatayı düzeltmek için çabalar. Artık yeni hayatında bambaşka bir kişidir ve o hayatın gerektirdiği şeyleri yapmak için bir an bile tereddüt etmez. Temel olarak Yazcan Yazıoğlu yazının ve insan olmanın mücadelesinin öyküsü.

Son olarak Yazcan Yazıoğlu karakterinin devam serisi gelir mi? Buna yatkınlığı var kitabın…

Şuan için değil ama ileride olabilir. Şu sıralar yeni romanım üzerinde çalışıyorum. Konusu sürpriz olsun. Bir de şiir yazıyorum. Bir yazar için bir kahraman ortaya koymak önemlidir. İsteyen okur o kahramanı farklı maceralara sürükler. Ya da o kahraman okurun aklını alıp yeni serüvenlere çıkarır. Yazcan’ın okurların aklında yeni maceralar yazacağına eminim.

edebiyathaber.net (9 Haziran 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r