Masthead header

Bu kadarı da olmaz: “Fareler ve İnsanlar”a sansür talebi!

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu, John Steinbeck‘in –M.E.B’nin belirlediği 100 Temel Eser arasında bulunan- “Fareler ve İnsanlar” romanındaki bazı bölümlerin “gayri ahlaki” olduğu gerekçesiyle sansürlenmesini istedi. 

Birgün gazetesinden Gülsen Candemir’in haberine göre İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu, “ahlaki olmayan bölümler içerdiği” gerekçesiyle, Milli Eğitim Bakanlığı’nın liselerde okutulması için önerdiği 100 Temel Eser arasında yer alan John Steinbeck’in “Fareler ve İnsanlar” adlı kitabının bazı bölümlerini sakıncalı buldu.

Aynı haberde, Eğitim-Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı rehber öğretmen Abdullah Tunalı karara ilişkinyaptığı açıklamada, “Çocukluktan çıkmış, yetişkinleşme sürecine girmiş lise öğrencilerinin bu kitabı
okumasında pedagojik olarak hiç bir sakınca görmediğini
” belirtti.

Kitap, kısa süre önce Sel Yayıncılık tarafından -Türkiye hakları alınarak- yeniden basılmıştı.

Gelişmeye, yazar ve yayıncı örgütlerinin vereceği tepki merakla bekleniyor.

Yayınevinin konuyla ilgili basın açıklaması:

“Enis Batur’un Elma’sı kapağındaki Courbet tablosundan dolayı yargılanmaya başladığında şaşırmıştık, Metin Üstündağ’ın haftalık Penguen’de yıllardır çizdiği Pazar Sevişgenleri albümleri yargılanınca gülmüş, “dünya kültür mirası” listesindeki Fransız şair Guillaume Apollinaire’nin CinSel Kitaplar serisinden yayınlanan kitabı Genç Bir Don Juan’ın Maceraları cinsellikle suçlanınca kızmıştık. William Burroughs’un yerleşik edebiyat kalıplarını zorlayarak yazdığı üstelik tam da bunun için yaptığını beyan ettiği “Yumuşak Makine “konu ve anlam bütünlüğüne aykırılık” gerekçesiyle yargılandığında ise artık bu mantığı anladığımızı zannediyorduk. Ta ki edebiyat öğretmenlerinin John Steinbeck’i de “gayri ahlaki” bulduklarını okuyana kadar.

Steinbeck’in dünya edebiyatındaki yerinden, Fareler ve İnsanlar’ın edebiyat ve hatta sinema tarihindeki öneminden bahsedecek değiliz. Asıl tartışılması gereken sanırız, işleri zaten önlerine gelen kitapları bir gerekçe bularak, kendilerini komik duruma düşürmek pahasına, başlarına iş açmamak adına anlamsız bir rapor yazıp mahkemeye göndermekle yükümlü, bunun için maaş alan ve olumsuz  prensibiyle çalışan TC Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu yerine, bir şehirde, İzmir’de, lise edebiyat öğretmenlerinin oturup, bir kitabın iki sayfasını raporlandırarak yasaklanmasını, sansürlenmesini devletten talep etmeleridir. Üstelik telifli bir kitabın tek bir yayıncısının olabileceğini gibi temel bir okur bilgisinden bile yoksunlukla, kitabın eski baskılarından da sayfa numaraları örneklendirerek, gerekçelerini sağlamlaştırmaya çalışıyorlar, takdir edilesi bir çaba.

Bu artık her eserin, kitabın, filmin klasikleşmiş, evrensel bir referans haline gelmiş, insanların zihinlerinde yer etmiş denmesine bakmadan herhangi birilerinin o tanımsız ve son derece öznel “ahlak” kriterlerine uygunsuzluk nedeniyle yargılanabileceği, sansürlenebileceği ya da yasaklanabileceğinin son göstergesidir.

Fazla söze gerek yok”

edebiyathaber.net (2 Ocak 2013)

  • Bir Admin - 08/01/2013 - 13:22

    Bu durumu kınıyorum. Yasakla nereye kadar gidebiliriz ki? Elimizde naif duygularla beslediğimiz bir o kalmıştı onu da yasaklıyorlar haydi buyurun bakalım. Fazla söze gerek yok ama çok daha fazla söze gerek var belki de sağ duyuya:( Eğer hala okumaya karşı yabanıl duygular besliyorsanız size şu linki öneriyorum. http://okulahayir.net/kitap-bilgisi-on-derste-kolay-kitapcevaplakapat

  • nazmiye - 22/01/2013 - 18:53

    şu bilmecenin cevabını veriniz
    Evin en müstesna, mutena, dikkate şayan yerine itinayla yerleştirilen, içindeki saçmalıkların oynamaya başlandığı anda sükunetin ihtimamla muhafaza edildiğine şahit olan kimi zaman da aile efradını hengamenin eşiğine getirip kendi dizisini izleyebilmek gayretini cansiperane gösteren , YAYINLARINDA HİÇBİR AHLAKI VASFI GÖZETMEDİĞİ HALDE GÖZÜ DÖNMÜŞ SEYİRCİ KİTLESİ TARAFINDAN ŞİDDETLE ŞEVKLE ARZULANAN, BU Vesileyle yeni yayın dönemine müstehcenlikte terakki etmiş bir vaziyette giren ve bunun için hicap duyması gerekirken savaşta yararlılık göstermiş bir gazi gibi onur duyan zaten adam kesmeye meyyal gençleri külhanbeyi, mafya dizileriyle daha da tahrik eden kutsal ekranımız dururken fareler ve insanlara sansür getirmek de neyin nesi.cevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r