“Bir Mahallenin Anatomisi” | Mehmet Özçataloğlu

Şubat 6, 2026

“Bir Mahallenin Anatomisi” | Mehmet Özçataloğlu

Edebiyatımızda semt kitaplarına çok sayıda örnek verilebilir. Yazarlarının yaşanmışlıklarını anlattıkları kitaplardır bunlar genel olarak. Ya da incelikli bir araştırmayla tarihsel bir anlatı olarak da çıkar karşımıza. Hemen hepsi de özneldir bu kitapların. Yazarın baktığı pencereden okuruz, anlarız. Peki, bu semt kitaplarına nesnel ya da daha derinlemesine bir ifadeyle bilimsel olanlarına kaç örnek verilebilir? Mutlaka vardır fakat onlar da bilim diliyle yazılmış, edebiyat dışı kitaplardır. Sözünü edeceğim kitap da edebi bir metin değil aslında fakat gündelik bir dille yazıldığı için arada bir yerde kalıyor.

Limontepe’de Yaşamak, Büyümek, Beklemek. Leyla Bektaş Ata’nın 2019 İlhan Tekeli Doktora Tez Ödülü sahibi de olan kitabı. Bir doktora tezinin genişletilerek ve gündelik bir dille anlatılarak yeniden kaleme alınmış hali. Bir mahalle anlatısı…

Leyla Bektaş Ata kent, toplumsal cinsiyet, yoksulluk üzerine anlatı ve (oto)etnografinin imkânlarıyla araştırmalar yürüten bir isim. Kitabın danışmanı ise Simten Coşar. Uzun ölçekli sunuş yazısında şöyle diyor Coşar: “Elinizdeki kitap, akademide görmeye alıştığımız doktora tezlerinden farklı bir çalışmayı sunuyor. Hem salt teorik tartışmalara odaklanan hem teorik tartışmaları model olarak kullanarak belirli bir alanı açıklamaya çalışan doktora tezlerinden farklı. Zira teoriden vazgeçmeden gündeliğin akışını anlatıyor; gündeliğin akışından, gündelikte insanlar arasındaki iletişimden, günlüğe yazılan sözlerden, günlüğe okunan metinlerden vazgeçmeden teoriyi aktarıyor. Teoriyi metodolojinin içinden aktarıyor, teori değilmişçesine. Salt bu nedenle riskli bir doktora tezi, tam da bu nedenle kütüphanelerde uzun yıllar duracak bir başvuru kaynağı.”

İzmir’de yaşayıp da Limontepe’yi bilmeyen insan sayısı milyonlarla ifade edilebilir. İki yıl öncesine kadar ben de hemen her gün geçtiğim cadde üzerinde isim tabelasını görsem de mahalle hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Şimdilerdeyse haftanın altı günü bu mahallenin havasını soluyorum, insanıyla diyalog kuruyorum, çocuklarına yol açmaya çalışıyorum.

2017 yılında hazırlanmış bu tezin satırlarında ilerlerken gördüm ki bugün bir adım bile ilerleme yok mahallede, sınırlar içerisinde açılan marketler dışında. Bir de eğitim. Demiş ki Leyla Hoca kitapta: “Mahallede ilk ve ortaokulu, civarda lise olsa da eğitim kalitesinin yetersizliği ve okul dışında vakit geçirebilecek sosyal imkânların kısıtlılığı dönem çocuklarının ihtiyaçlarına yanıt vermiyor.” Bugün gelinen noktada eğitimin niteliği ve kalitesi o günlerle kıyaslanamayacak kadar ileri bir seviyede. Bugünün çocukları okullarında her türlü sosyal, kültürel ve sportif ihtiyaçlarına karşılık buluyorlar.

Kitapta okuduğumuz mahalle hikâyesinin büyük oranda kadınların anlatılarıyla şekillendiğini görüyoruz. Nedeninin ise hemen hepsinin eşinin (erkeğin) formel çalışma hayatına dahil olmasına ve kadınların mahalle içinde kalarak evlerini kurmaya çalışmaları olduğunu söylüyor Bektaş Ata. Kitapta en çok etkilendiğim konulardan biri de evlerdeki çocukların, özellikle kız çocuklarının kendilerine ait bir özel alanlarının olmayışı. Bildiğim bir şey olmasına rağmen kitapla birlikte ilk kez öğreniyormuşçasına şaşırdım. Belki de anlatımdaki dram bana bunu hissettirdi.

Kitaba konu olan Limontepe Mahallesi aynı zamanda bir kentsel dönüşüm alanı. Uzun yıllardır bu proje var ama henüz gerçekleşen bir durum yok. Yakın ya da uzak bir zamanda dönüşüm gerçekleştiğinde bu kitap bir anı kitabı olarak da anılacak. Mahallenin geçmiş dönemine ayna tutan bir belgesel metin olarak literatürde yerini alacak. Zaten alt başlık, “Kentsel Dönüşüm Öncesi Bir Mahalle Anlatısı.” Bu yanıyla da değerli bir çalışma. Bir gecekondu mahallesinde yaşamın nasıl olduğunu merak edenler buyursunlar kitaba. Tamamen gerçek bir anlatı.

Son sözü yazara bırakıyorum. Diyor ki yazar kitabın da son sözü olarak; “Bu kitap neoliberal kapitalizmin kentleşme politikaları mahalleyi ve ortak geçmişimizi yerle bir etmeden önce kentin tarihine bir çentik atmaya amaçlıyor.”

Yorum yapın