
Giovanni Scognamillo ile Beyoğlu’nu birbirinden ayırmak mümkün değildir. Her zaman biri diğerini anımsatır. Çünkü o en eski İstanbullulardandır. İtalyan Levanten bir ailenin çocuğu. Aile köklerinin Bizans’tan bile önce İstanbul’da yaşayan Cenevizliler’e uzandığı söylenir. 25 Nisan 1929’da sanıldığının aksine Beyoğlu’nda değil Şişli’de doğmuş. Babası Elhamra Sineması’nın müdürüymüş. Eniştesi önce Kadıköy’deki Süreyya sonra da Atlas sinemasını yönetmiş. Aile dostları olan Fernando Franco Saray Sineması’nı, İpekçi Kardeşler Melek ve İpek Sinemaları’nı, Çangopulos ailesi ise Lüks Sineması’nı idare ediyormuş. Bu sayede çocukluğu sinemalarda geçmiş. İstanbul’daki İtalyan okullarında eğitim görmüş ve İtalyan Lisesi’nin edebiyat bölümünden mezun olmuş.
İtalyan Kitabevi’nde kısa süre yöneticilik yaptıktan sonra Banco di Roma’nın Beyoğlu şubesinde on dört yıl çalışmış. Türk filmlerinde oyuncu olarak rol almış, reklamcılık, dekoratörlük gibi işler yapmış. Bir yandan da başta İtalyan, Fransız olmak üzere Avrupa basınında yazıları yayımlanmış. 1961’den itibaren Türk basınında, özellikle Akşam gazetesinde sinema eleştirileri yazmış. Yön, Sinema 65, Ulusal Sinema, Yedinci Sanat, Yeni Sinema, Ses, Hayat, Bravo, Video-Sinema, Beyaz Perde, TV’de Yedi Gün gibi gazete ve dergilerde yazıları çıkmış.

1965’te ilk kitaplarını sinema eleştirmeni dostu Agâh Özgüç ile birlikte kaleme almışlar. Bunlardan en önemlisi “Türk Sinemasında Kadın ve Seks”. Türk sinema literatürüne “Türk Sinemasında 6 Yönetmen”, “Türk Sinema Tarihi”, “Yeşilçam’dan Önce, Yeşilçam’dan Sonra”, “Fantastik Türk Sineması” gibi önemli eserlerle büyük katkıda bulunmuş. 40’tan fazla kitap yazmış ve birçok kitabı Türkçeye çevirmiş. Bahçeşehir Üniversitesi’nde Türk sineması dersleri vermiş. Türk sinema yazarlığını gazete eleştirisinden akademik araştırmaya taşıyan kuşağın önemli bir temsilcisi olarak kabul ediliyor.
Fantastik, korku, bilimkurgu ve okültizm alanlarında ciddi araştırmalar yapmış. 1997–1999 arasında Nostromo bilimkurgu dergisinin editörlüğünü yapmış. 8 Ekim 2016’da İstanbul’da 87 yaşında ölmüş.
Scognamillo’nun kişiliği yalnızca yazarlığıyla sınırlı değildi. Beyoğlu kültürünün, Levanten İstanbul’un, çokdilli ve çokkültürlü Pera yaşamının son temsilcilerinden biriydi. Scognamillo’nun yazılarında İstanbul çok önemli bir yer tutar. Özellikle Beyoğlu, Pera ve eski İstanbul hakkında yazdı. 20. yüzyıl İstanbul kültürünün tanıklarından biri olarak değerlendirilir ve İstanbul’u fantastik bir şehir olarak anlatan ilk kültür tarihçilerinden biri sayılır.
Giovanni Scognamillo, Türkiye’de uzun süre “hafif” ya da “popüler” görülen fantastik, korku ve bilimkurgu türlerinin tarihsel, kültürel ve estetik bir alan olarak ciddiye alınmasını sağlayan isim. Bu türlerin günümüzdeki temsilcileri, genç kuşak yazarlar onu önemsiyor, sahipleniyor.

Fantastik, bilimkurgu ve korku alanlarında ürün veren sanatçılar ve bu sanatların gelişimine katkıda bulunan editör, yayıncı, yapımcı gibi profesyonellerin bir araya gelmesiyle 2011’de kurulan Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği FABİSAD, 2013’ten beri Giovanni Scognamillo’nun adını ve mirasını yaşatmak amacıyla GİO Ödülleri’ni veriyor. FABİSAD’ın “Pera’da Bir Şövalye: Giovanni Scognamillo sergisi” ile büyük ustanın yaşamı ve eserleri daha da görünür hale gelmiş. Sergi Scognamillo’nun şanına uygun olarak en eski İstanbul’da, Galata’nın derinliklerinde, tarihi bir binada gerçekleştiriliyor. Ölümünden sonra özenle korunduğu anlaşılan kişisel arşivi, el yazmaları, notları, mektupları, kitap taslakları, sinema üzerine yazdığı araştırmalar, film afişleri ve arşiv belgeleri, fantastik sinema koleksiyonuna ait parçalar, çalışma masası, kitaplar, fotoğraflar, biriktirdiği fantastik figürler sergide yer alıyor. Sergiyi gezerken gerçekten de Scognamillo’nun dünyasına girmiş gibi hissediyorsunuz kendinizi. FABİSAD, söyleşiler ve atölyelerden oluşan bir etkinlik programı ile sergiyi desteklemiş. Sergi 22 Mart’a kadar Ceneviz Sanat’ta devam ediyor, Adres; Arap Camii Mah. Galata Mahkemesi sok. 15-A, Galata. Gitmişken İstanbul’un bu en eski mahallesini de keşfedin ve galerinin karşısındaki muhteşem bir mimari eser olan Arap Camisini de ziyaret etmeyi ihmal etmeyin. (GİO Sergisi Etkinlikleri 22 Mart’a kadar devam ediyor | Edebiyat Haber ).

















