Sevilen tiyatrocu, dizi ve sinema oyuncusu; Berkay Ateş, Everest Yayınları’ndan çıkan ve binlerce okura oluşan Sessizliği Vurun adlı eserini, geride bıraktığımız sezonda da binlerce tiyatro izleyicisi ile buluşturdu. Beş oyun ve bir öyküden oluşan kitap, yazarımızın 2024 yılı itibarıyla Tiyatro D22 tarafından sahneye konan Uykusuz Bir Rüya, Salim oyununu da içeriyor. Türkiye’nin birçok büyükşehiri ve Anadolu illerinde sahnelenirken yoğun ilgiye mazhar olan; Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyun, 2024 yılında çok sayıda ödüle layık görüldü.


25 şehirde 105 kez sahnelenen ve 26 bin 500 izleyiciye ulaşan oyunun kazandığı ödüller:
Direklerarası Tiyatro Ödülleri: “Tek Kişilik Performans”
İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri: “Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu”
Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri: “Ferhan Şensoy En İyi Erkek Oyuncu Ödülü”
Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri: “Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu”
Güçlü kalem ve güçlü oyunculuk, Salim’in edebiyat ve tiyatroyu buluşturmasına vesile oldu
Berkay Ateş‘in benzer dönemlerde okurla ve tiyatro sahnesiyle buluşturduğu kitap ve oyun, organik bir bağa sahip. Güncel tiyatro ve edebiyat dünyamızda yazar-oyuncu geleneğinin sürmesinin temsili olan bu bağ, sanatseverlere de aynı anlatıyı farklı biçimlerde gözlemleme ve anlamlandırma fırsatı sunuyor. Kitap, ismini Salim‘in “Sessizliği vurun. Bana gerçekliğimi verin” isyanından alırken hakikatın önemini otorite ve bireyler ilişkisi üzerinden felsefi bir yaklaşımla ele alıyor.
Uykusuz Bir Rüya, Salim metni, Berkay Ateş‘in ilk düşüncede roman olarak tasarladığı, süreç içinde ise tek kişilik bir tiyatro oyununa dönüştürdüğü bir eser. Metnin bu şekilde kurgulanması, onun edebi yönünü ve olgunluğunu da kuvvetli hale getiriyor. Salim’in amcasının kebapçı dükkanında başlayan hikâyesi tiyatro sahnesinde daha somut bir görünüme kavuşarak yoksulluk, hakikat, hafıza, geçmiş ve isyan gibi temalar üzerine düşünmemize vesile oluyor.
Berkay Ateş‘in yazar-oyuncu geleneğinin çağdaş bir temsilcisi olarak tiyatroya verdiği emek, akıllara Haldun Taner ve Ferhan Şensoy gibi usta isimleri getirirken günümüz tiyatroseverler ve okurlar için de değerli bir nokta olarak öne çıkıyor. Kitabın gördüğü ilgi ve oyunun elde ettiği başarılar da bu olguyu kanıtlıyor.
“Deli dediğin gerçeği çalınandır”
Oyuncu-yazar Berkay Ateş’in ilgiyle karşılanan beş oyununu ve bir öyküsünü bir araya getiren Sessizliği Vurun, karanlık masallara hapsolmuş insanları, hüznün hem düşmanı hem âşığı olan yazgıları sahneye taşıyor: Kent sokaklarında, dağ başlarında ya da belki bir rüyada gerçeğin izini sürenler, dili dolaşanlar, derdini anlatsa da ciddiye alınmayanlar, sessizliğe ya da deliliğe mahkûm edilenler… “Hakikat, Elbet Bir Gün” ile 25. Cevdet Kudret Edebiyat Ödülleri’nde, Direklerarası Tiyatro Ödülleri’nde, Yeni Tiyatro Dergisi ve Ekin Yazın Dostları Ödülleri’nde en iyi yazar; Direklerarası Tiyatro Ödülleri’nde en iyi oyuncu ödülünü alan; “Yirmi Beş” ile Savaş Dinçel Ödülleri’nde (2014) yine en iyi yazar ödülüne layık görülen Ateş, sahneye ve beyazperdeye yansıyan yetkinliğini kalemiyle perçinliyor. Her şeyi unuttuğumu biliyorum, ancak hatırladıklarım da az değil! Gerçeğimi verin bana. İşte, sesim çıkıyor. İhtimallerimi elimden almayın! Yaşamadığım ihtimallerim var, bana beni geri verin! Ölmekte olan bir sessizliğim var, bana sessizliğimi geri verin… Elim, kolum, dilim bal…

















