Masthead header

Anna Freud’u tanımak için iyi bir başlangıç | Serkan Parlak

Şehnaz Tuna, 1972 doğumlu, klinik psikolog. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası ilişkiler bölümünde lisans ve aynı üniversitenin Klinik Psikoloji bölümünde yüksek lisansını tamamladı.  Sanat ve edebiyat dergisi Psikeart’ta düzenli olarak yazmayı sürdürüyor.

Tuna’yı psikoloji ve edebiyatı harmanladığı “Çapraz Hayatlar Düz Cevaplar” adlı ilk öykü kitabıyla tanımıştık. Yazarın Anna Freud’un hayatını ele aldığı biyografi kitabı “Anna Freud, Bakire Ölen Bir Anne” yılın ilk günlerinde Destek Yayınları biyografi dizisi aracılığıyla okurla buluştu.  Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un en küçük kızı Anna Freud, çocuk psikanalizinin ilk ve önde gelen uygulayıcılarından biri olmasına karşılık hakkında yazılmış kapsamlı sadece bir yapıt var. Şehnaz Tuna, psikanalize olan bilimsel katkılarıyla sınırlı bilgiler doğrultusunda tanıdığı Anna Freud hakkında her anlamda emek ürünü, nitelikli bir biyografi kitabı hazırlamış, meraklıları için de kitabın sonuna özlü bir kaynakça eklenmiş.

Tuna, “Anna Freud, Bakire Ölen Bir Anne” biyografi kitabı aracılığıyla okurla buluşmanın hazzını şöyle anlatıyor: “Araştırmaya başladıkça hazin ama coşkulu, hırslı ama mütevazı, gölgede ama odakta son derece farklı bir hayatı olduğunu öğrendiğim Anna, çalıştığım aylar boyunca yaşantımın ayrılmaz bir parçası oldu. Öyle ki artık yakınlarım bana ulaşamadıklarında direkt olarak ‘Anna mı?’ diye sormaya başlamışlardı. Bu çalışma dışarıdan bakıldığında bir proje olarak gözükse de Anna Freud benim için çok daha fazlası oldu. Onu tanıdıkça hakkında daha da çok şey öğrenmek istedim. Öğrendikçe daha çok yazmak istedim. İlk biyografi deneyimimde bir insan hayatını sınırlı sayfalara sığdırmanın ne kadar zor olduğunu gördüm ama diğer yandan araştırmalarım sonucu öğrendiğim her detaydan inanılmaz keyif aldım. Herkesin uyuduğu geç saatlerde yaptığım okumalarımda özellikle Anna ve babasının birbirlerine olan sevgilerinin ortak tutkuları olan psikanalize nasıl yansıdığını görebilmek, teori ve kuramların doğuşuna birebir seyirci olmak eşsiz bir deneyimdi. Aylar sonra kitabımın son cümlesine koyduğum o son nokta Anna’dan ayrılışımın bir simgesi olsa da şimdi artık onu herkesle buluşturabilmenin heyecanını yaşıyorum.” (Sözcü Kitap, 19 Şubat, 2021 Cuma, s.15)

Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un altı çocuğunu en küçüğü olan Anna Freud babasıyla süreç boyunca çalışması sonucu kendisine psikanalizde güçlü bir yer açtı ve ondan devraldığı üretimlerin hakkını sonuna kadar verdi. Hayatını onun öğretisini geliştirmeye adadı, çocuk psikanalizi ve benlik psikolojisi dallarının kurucusu oldu. Şehnaz Tuna’nın nitelikli bir kaynak taramasıyla hayata geçirdiği biyografi kitabını okurken dünyaya geldiğinden beri başkalarının sevgisini kazanmak için uğraşan, babasına âşık, çocuklar ve hayvanlardan hiç vazgeçmeyen, psikiyatri alanına paha biçilmez katkıları olmasına rağmen hep gölgede kalmayı tercih eden, şöhreti reddeden, hayat arkadaşı Doroty ile kurucusu olduğu okul ve enstitüler aracılığıyla sayısız çocuğa ev veren, onları koruyan ve her birine annelik yapan, erkeklerden uzak yaşamış bir bilim kadınının derinlikli hikâyesini okuyoruz.  

Viyana günleri, babasıyla klinik çalışmaları, Londra, II. Dünya Savaşı günleri, kurucusu olduğu okullar ve enstitüler… Anna Freud, Bakire Ölen Bir Anne; yalın, özlü dil ve anlatımı,  çizgisel kronoloji üzerinden oluşturulmuş kurgusu, psikanalizin ortaya çıkışı ve gelişimine dair incelikli notlarıyla her anlamda nitelikli ve yeni okumalar konusunda merak uyandıran etkileyici bir biyografi çalışması… Şehnaz Tuna’nın okurları olarak bu alanla ilgili yeni üretimlerini merakla bekleyeceğiz, özellikle de psikanaliz-edebiyat ilişkisi üzerine…

Kaynak: Anna Freud, Bakire Ölen Bir Anne, Şehnaz Tuna, Destek Yayınları, Ocak 2021, 175 s.

Serkan Parlak – edebiyathaber.net (20 Nisan 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r