Masthead header

Ankara Kitap Fuarı’na ilgi düşük

8-ankara-kitap-fuariBu yıl 8.’si düzenlenen Ankara Kitap Fuarı Başkentlilerden beklenen ilgiyi görmüyor. İlk beş günde sadece 30 bin kişinin ziyaret ettiği fuara katılan yayıncılar umduklarını bulamamaktan şikâyetçi. Ankara, Türkiye’nin en büyük ikinci şehri ve Başkent olmasına rağmen Kocaeli, Bursa, Çanakkale’de açılan kitap fuarlarının yanından bile geçemiyor. Yayıncılara göre Ankara’da bir ‘fuar kültürü’ oluşmuş değil bu yüzden ilgi gösterilmiyor. Fuara ilgisizliğin bir diğer sebebi olarak da belediye, valilik, üniversiteler ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinin olmaması gösteriliyor.

Ankara’da 7 yıl Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) açıldıktan sonra bu yıl Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da açılan Ankara Kitap Fuarı ilk hafta beklenen ilgiyi görmedi. En yoğun olması beklenen pazar günü 12 bin kişi fuar alanına giriş yaptı ancak hafta içi bu rakam 3-4 bine kadar düştü. Fuarı düzenleyen Eylül Fuarcılık tarafından şehrin belirli noktalarından ücretsiz araç kaldırılmasına rağmen ziyaretçi sayısı beklentileri karşılamadı.

Fuara katılan yayınevi ve kitapevleri yöneticileri, fuara ilgisizliğin nedenini şöyle şu sebeplere bağlıyor: Önceki yıllarda AKM’de yapılan fuarın ATO’ya taşınmış olması, Başkentli okurun fuarın önemini yeterince kavrayamaması, önceki yıllarda Mart ayında yapılan fuarın bu yıl yılbaşının hemen ertesinde yapılması ve dolayısıyla insanların henüz ‘tatil’ psikolojisinden kurtulamamış olması, Belediye-Valilik-Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinin bir türlü gerçekleştirilememesi. Türkiye’nin en yaygın kitap satış zinciri olan NT Mağazaları ile Can Yayınları, İletişim Yayınları gibi önemli yayınevleri Ankara’ya gelmeyi tercih etmedi.

Turan Avyüzen (Yapı Kredi Yayınları): Ankara’da fuardan çok bir kitabevi kültürünün yerleşmiş olması fuara olan ilgiyi azaltan sebeplerden biri. Diğer şehirlere baktığımız zaman çok farklı. Bursa’da Kocaeli’de, Çanakkale’de kökleşmiş bir fuar zihniyeti var ve inanılmaz bir ilgi oluyor. Bir de okullardan çok az öğrenci geliyor. Bir okuldan bir sınıf ya geliyor ya gelmiyor. Üstelik öğrencileri kitap konusunda haberdar etmeden toplayıp getiriyorlar. Çocuklar bir iki gezip geri gidiyorlar. Zamanla oturur elbette ama şimdi bakınca işler hiç iyi değil.

Selma Sancı (Sel Yayıncılık): Bizim kitap yayıncısı olarak fuarlardan başka doğrudan okuyucuyla temas edebileceğimiz bir olanağımız yok. Fuarları bu yüzden önemsiyoruz. Aylar öncesinden hazırlanıp bin bir emek vererek yollara düşüyoruz. Ankara’ya da böyle geldik ama ne yazık ki beklediğimiz gibi gitmiyor. Bunda tarih tercihi de etkili oldu bence. Yedi yıl martta yapıp birden ocakın başına alınınca kitap okuyucusu da şaşırdı. Üniversite öğrencileri kitap fuarlarının en önemli alıcısıdır ama burada neredeyse hiç üniversiteli görmedik. Ancak çok meraklı, kitabın peşinde koşan öğrenciler geldi. Bir üniversite şehri Ankara, her taraftan insanların burayı akmasını bekliyorsunuz ama öyle olmuyor. İşler çok vasat. Pazar günü bile sönük geçti diyebiliriz.

Hakan Şehirli (Cumhuriyet Kitap Ankara Sorumlusu): Bugüne kadar Ankara’da düzenlenen tüm kitap fuarlara katıldık, çoğuna sponsor da olduk. Ancak beklediğimiz gibi değil işler. Destek sağlanmadığı için oluyor bence bu. Özellikle belediyenin ve Valiliğin konuda daha öncü rol üstlenmesi lazım. Şehrin tamamının fuardan haberdar edilmesi, onların ulaşımının sağlanması, üniversitelerin, okulların bir program çerçevesinde sürece dahil edilmesi lazım. AKM’deyken orası ulaşım açısından daha kolay olduğu için daha fazla tercih ediliyordu.

Cem Vargün (Pinus Kitap Yöneticisi): Maalesef Ankaralılar kitaba, kitapçılara ve en önemlisi fuara ilgi göstermiyor. ‘Ankaralılar kitap okumuyor’ demek biraz ağır olsa da gördüğüm kadarıyla bir yanıyla gerçek bu. Türkiye’nin en büyük ikinci şehri ve başkentinin rakipleri Çanakkale, Kocaeli, İstanbul, Bursa gibi iller değil Kütahya, Niğde, Isparta gibi iller maalesef. Bir fuar kültürü yok. Valilik, belediye fuara sahip çıkmıyor. İşler kaç gündür berbat durumda.

Cihan – edebiyathaber.net (9 Ocak 2014)

  • Şener Öztop - 09/01/2014 - 11:50

    Kitap fuarlarını, okurla/kitabın/yazarın buluşmasını,
    kitapseverlerin de birbiriyle tanışması/buluşması,kitaplar üzerine konuşması ve bilgi aktarımı yapılan toplumsal mekânlar olarak tanımlıyorum. Dolayısıyla okuma oranı istenilen düzeyde olmayan toplumumuzda bu tür girişimler desteklenmelidir. Yayıncı Selma Sancı’nın da belirtiği gibi,”Kitabın okunması,alınması, değerlendirilmesi için maddi fedakârlıklarla yollara düşüyoruz.Ama gereken ilginin olmaması ve fuarın sönük geçtiğinden…” yakınıyor.Doğru bir tespit…
    Geçen yıl Ankara’da AKM’de yapılan kitap fuarında da Belediye’nin bu önemli etkinlikte fonksiyonel görev almadığını gözlemledim. İletişim/ulaşım/mekânın ışıklandırılması/düzenlenmesini yetersiz gördüm. Bir kez mekanın yukarıdan ışıklanmaması, sadece stantların ışıklarıyla mekan; sanki loş bir labirenttin içinde yolunu bulmaya çalışan bir okursunuz.. Ne İstanbul, ne de İzmir Kitap Fuarlarının coşkusunu/heyecanını bulamıyorsunuz.
    Mart ayında öğrencinin Başkent’e döndüğü zamanda fuarın açılması ve Üniversiteler arası Rektörlük düzeyinde gençlere bilgi akışı sunulması ve teşviki yapılmalıdır. Orta Öğretim düzeyinde de MEB, Valilik/Milli Eğitim Müdürlüğü, tüm okulların yöneticilerine üst yazı göndererek öğrencilerin fuar(lar)a gitmesini, kitapla/yazarla, şairle,
    sanatçıyla buluşmasını/konuşmasını sağlamalıdır. Her şeyden önce,Yerel Yönetimin, duyuru/afişleme/ulaşım gibi olmazsa olmazları da yerine getirmesi gerekiyor. Dahası, “sahaf” kitapçılar da özendirilerek stantların “ücretsiz” tahsis edilmesini de bir kitapsever olarak öneririm.
    Kitap Fuarları’nı,okur/kitap/yazarın buluşmasını sağlayan; kültür/eğitim alışverişi yapılan toplumsal mekânlar olarak görüyor ve önemsiyorum.cevaplakapat

  • cüneyt tüzel - 09/01/2014 - 14:46

    Ankara memur şehri ve üniversiteleri olan bir yer. Ankara sakinlerini ayıplıyorum. Eğitim durumu böylesine yüksek bir bölgede kitap fuarına ilginin düşük olması kabul edilemez. Ulaşım ve yer sorunu bahane edilemez. İstanbul’da tüyap neredeyse il sınırında. Fakat kitapseverler bütün zahmetleri göze alarak geliyor.cevaplakapat

  • B A - 09/01/2014 - 16:20

    Yıllarca 5 tl giriş ücreti alıp köhne yerlerde fuar yapıp insanları küstürdüler. Hemen hemen fuardan önce hiç duyurulmamış, kendine ait bir internet sitesi bile olmayan fuarı TÜYAP’la kıyaslayıp Ankaralıları eleştirmek haksızlık. Az önce bir arkadaşım gideyim mi dedi ben de fuarı vasat bulduğum için boş ver dedim. Bu iş böyle…cevaplakapat

  • CA - 09/01/2014 - 18:08

    Fuarın hitap ettiği hedef kitle daha çok öğrenci olmasına rağmen tarihlerin final sınavlarına denk gelmesi de ziyaretçi sayısını düşürebilir. Diyeceksiniz 1-2 saatten bir şey olmaz ama öğrenci psikolojisi işte..cevaplakapat

  • - 09/01/2014 - 19:56

    Üniversitelerde dönem sonu sınavlarına denk geldiği için bir çok üniversitelinin katılımı söz konusu olamıyor.cevaplakapat

  • Gülçin Akın - 09/01/2014 - 21:03

    Organizasyon firmasının düzgün bir internet sitesi bile yok. Fuarla ilgili bilgileri sitelerine fuarın 3., 4. gününde ancak ekleyebildiler. Köklü yayınevlerinin birçoğu Ankara’ya gelmeye tenezzül etmemiş.
    Bizde de TÜYAP gibi bütün camianın ilgi gösterdiği, bangır bangır reklamları yapılan fuarlar olsa keşke. Bu kötü organizasyon ve yanlış tarih seçimiyle Ankaralıları suçlamayın.cevaplakapat

  • Orçun Çelik - 10/01/2014 - 09:45

    Fuar kültürü oluşması için, fuar ziyaretçisi olarak görülen kitlenin teşvik edilmesi gerekir. Fakat Ankara’da nedense ziyaretçilerin yayınevlerini teşvik etmesi bekleniyor. Nedense yıllardır Ankaralılar kendini yayınevlerine kanıtlamak zorunda, ki bir sonra ki sene de gelsinler. Diğer şehirlerde düzenlenen kitap fuarları o kadar görkemli olurken, gazetelerde ve eklerde aylar öncesinden duyurulmaya başlanıp, tam donanımlı bir fuar ziyaretçisi oluşturulurken; Ankara’da bir hafta önce bilboardlara asılmış renksiz, basit duyurularla insanların fuarlara koşması bekleniyor.
    Hatanın çoğu organizasyon firmasında tabii ki, fakat yayınevlerinin de üzerlerine düşeni tam olarak yerine getirdiğini düşünmüyorum. En azından sosyal medyada sıkça duyurabilirlerdi, fakat birkaç tanesi dışında bunu yapan olmadı. Bu da ister istemez okuyucuya önemsenmediği düşündürüyor.cevaplakapat

  • Yasemin Aslan - 10/01/2014 - 09:52

    En belli başlı sorun katılımcılar. Eğer bir kitap fuarına yayınevleri odaklı değil de dağıtımcı yani pazarcı mantığı ile yaklaşırsanız büyük yayınevlerinin katılımını engellersiniz.
    Ankara okuru iyi okurdur. Bilinçli okurdur. Alacağı kitabı önceden belirler ve kitapçısından alır. Sizin bu okuru fuara çekmeniz için gündemdeki yayınevlerini, kitapları fuara sokmak için çaba sarfetmeniz gerekir. Fuarı doldurayım, standları önüme gelene satayım, mantığı ile fuarcılık yapılmaz. Yani Ankara’da yıllardır yaşanan sorunun temeli organizasyon firmasının bilinçsiz yaklaşımıdır.cevaplakapat

  • Yavuz Akengin - 13/01/2014 - 17:32

    Cihan Haber Ajansı’ndan geçilen haberi yazan kişi olarak fuardaki ilgisizliği, yayıncıların şikayetlerini yerinde dinleme, görme imkanı buldum. Hemen hemen hepsi de ilgisizlikten şikayetçiydi, ve şikayetlerin çoğu aynı noktalarda birleşiyordu: eksik tanıtım, valilik belediye ilgisizliği, yer seçimi, tarih seçimi vs.

    Fuar bitti ve 100 bin rakamına bile ulaşılamadı. Böyle devam ederse önümüzdeki yıllar, bu yıl gelen büyük yayınevleri de gelmemeye başlar. Sadece kitabevleriyle nereye kadar gider bilemiyorum. Ankara’da bir kitap fuarı örneğin Çanakkale’yle değil de mesela bir Niğde’yle karşılaştırılıyorsa (Niğde’yi küçümsediğim anlamına gelmesin lütfen) bu ilin ülkenin en büyük ikinci ili olduğu, en okumuş ve yetişmiş insanların yaşadığı yer olduğu gibi önermeler sadece birer efsane olabilir.

    Şahsen Fuarın sönük geçmesine üzüldüm. Bunu Sel’den Selma Cansı hanımefendiye de söyledim. Umarım bu yılki görüntüden asıl rahatsız olması gerekenler de olmuştur da gelecek yıllara bu “kötü” miras bırakılmaz…cevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r