Alman İmparatorluğu’nun 50 yılı “Kan ve Demir”

Mayıs 22, 2024

Alman İmparatorluğu’nun 50 yılı “Kan ve Demir”

Katja Hoyer’in Kan ve Demir adlı kitabı VakıfBank Kültür Yayınları tarafından Sinan Çakır çevirisiyle yayımlandı.

Tanıtım bülteninden:

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Kan ve Demir” isimli kitabı okurlarıyla buluşturuyor. Yazar Katja Hoyer, modern tarihin akışını değiştirecek elli yıllık bir macerayı “Kan ve Demir”de ele alıyor. Bismarck’ın Realpolitik’inden II. Wilhelm’in Weltpolitik’ine Alman İmparatorluğu’nun kan ve demirle geçen bir devrini akıcı bir şekilde okura sunan bu kitap 20. yüzyılın insanlık felaketlerini anlamak için bir rehber olma özelliği taşıyor.

VBKY’nin tarih kitaplığı, Katja Hoyer’in kaleme aldığı, Sinan Çakır’ın dilimize aktardığı Kan ve Demir kitabıyla genişlemeye devam ediyor. 1871’den önce Almanya henüz bir ulus değil, sadece bir fikirdi. Otto von Bismarck’ın önünde zorlu bir görev vardı. Otuz dokuz ayrı devlet tek bir Kayser’in hükmü altına nasıl girebilirdi? Birleşebilse bu genç Avrupa ulusu Britanya ve Fransa imparatorluklarına rakip olacak güce sahip olabilir miydi? Yoksa böyle bir gaye bu ulusun sonunu mu getirecekti? Katja Hoyer, modern tarihin akışını değiştirecek elli yıllık bir macerayı kitabına konu ediyor. Bismarck’ın Realpolitik’inden II. Wilhelm’in Weltpolitik’ine Alman İmparatorluğu’nun kan ve demirle geçen bir devrini akıcı bir şekilde okura sunan bu çalışma 20. yüzyılın insanlık felaketlerini anlamak için bir rehber.

Kitaptan:

 “Yasalar sosis gibidir; en iyisi onların nasıl yapıldığını görmemektir.”

 Otto von Bismarck

“Bir realpolitikçi olarak Bismarck’ın, yasalarını geçirmek için ne gerekiyorsa yapma konusunda hiçbir ahlaki çekincesi yoktu. Sık sık ona atfedilen ünlü ‘yasalar sosis gibidir’ benzetmesi çok isabetli bir tanımlamaydı. Zira İkinci Reich’ta yasa yapma süreci gerçekten de karmaşık ve tatsızdı. Bismarck’ın parlamenterlere ve krala zorbalık yapmak, onları kandırmak ve onlara boyun eğdirmek için kullanacağı geniş bir yöntem repertuvarı vardı. Hiçbir şey yasak değildi. İnce ayarlanmış retoriği işe yaramadığında Bismarck, korkutucu öfke nöbetleri geçirebilir, rakiplerini herkesin önünde küçük düşürebilir, gözyaşlarına boğulabilir veya – çok hak eden durumlarda – istifa tehdidinde bulunabilirdi. 5 Wilhelm’in, Prusyalı ruhu için tamamen lanetlenmiş bir Alman İmparatorluğu’nu yönetmeye bırakılabileceği düşüncesi, yaşlanan kralı o kadar korkutmuştu ki, onun yanında kaldığı sürece Bismarck’a neredeyse her şeyi vaat edecekti.”

Yazar Hakkında;

1985’te Doğu Almanya’da doğan Katja Hoyer, Jena’daki Friedrich Schiller Üniversitesi’nde tarih okudu. İngiliz-Alman tarihçisi olan Hoyer aynı zamanda Kraliyet Tarih Topluluğu Üyesi ve King’s College London’da Misafir Araştırma Görevlisidir. Makaleleri History Today ve BBC History Extra’da yer aldı ve aynı zamanda Spectator, Washington Post, UnHerd, Die Welt ve diğer gazetelerde Almanya ve Avrupa’daki güncel olaylar hakkında yazmaktadır. Kan ve Demir ise onun ilk kitabıdır.

edebiyathaber.net (22 Mayıs 2024)

Yorum yapın