Masthead header

Ahmet Güntan’dan iki eser: Esrârîler. ve Olanlık

Şair, yazar ve denemeci Ahmet Güntan’ın ilk romanı Olanlık ve deneme kitabı Esrârîler. isimli eserleri Can Yayınları’ndan yayımlandı.

Tanıtım bülteninden:

Olanlık.
“… en çok kalbim soğuyacak diye endişe duyarım ben.”

Şair, yazar ve denemeci Ahmet Güntan’ın ilk romanı Olanlık., tamamı diyaloglardan oluşan bir metin;  yazarının deyişiyle bir RDAO: “Roman Demek Âdet Olmuş”. Bir çorba salonunda kendiliğinden gelişen sohbeti anlatıyor aslında. Ancak hayatın akışı gibi sonlanmayan, sürüp giden bu sohbet bir zeytin misali dallanıp budaklanarak coşup zenginleşiyor; aidiyet, özgürlük, yalnızlık, iyilik, aşk hüznü, sevme sevilme, tamlığa erişme arzusu, inanç gibi günümüz dünyasında asla cesaretle irdelenmeyen, tecrübe edilmeyen meseleleri ele alıyor. Böylece defalarca yenildiğimiz, tökezlediğimiz ama yine de ayağa kalkıp devam ettiğimiz hayat kargaşasına bir anlam vermeye girişiyor.

… Ben bazen öyle severim ki, bazen iyilik boğazımdan yukarı öyle hızla yükselir ki, yaşlar öyle dökülür ki gözlerimden, sen buna kendini aldatma diyorsun, ben korkuya direnme diyorum, en çok o boğazımdan hızla yükselen şey kaybolacak, kalbim soğuyacak diye endişe duyarım ben.

Esrârîler.

… düzyazıdan çok şiire daha yatkın bir topluluk bu Esrârîler, düzyazıya zor alışıyorlar. Düşündükleri ile yazdıklarının arasındaki uzaklığı kapatmak Esrârîliğin eski bir geleneği, talim gerektiriyor; ne demişler, her şey imkânla mümkün. Tuhaf bir imkân barındıran yazılar bunlar, isyanı tam açık seçik belirirken birden geri çekilmeyi tercih eden yazılar. Geri çekilebildiği için imkân sağlıyor.

İlk baskısı 2003 yılında yapılan Esrârîler., Ahmet Güntan’ın yüzyıl dönümündeki dünya haline Esrârîlerin gözünden baktığı benzersiz bir metin. Felsefi ve şiirsel fragmanlardan oluşan, saflıktan şiirin hareketine, günlük siyasetten vicdanın sesine, yoksulluktan ideal ahlaka, küresel sorunlardan mukadderata, oldukça geniş bir alana yayılan meseleleri ele alan Esrârîler., “sonrasızlığın ürkünçlüğüne göğüs gerebilmiş, sessizce yaşayıp sessizce gitme cesareti gösterebilmiş” olanlarla dünyamıza ışık tutuyor.

“Güntan’ın şiirsel ve büyüleyici bir yazını var, neredeyse haiku gibi manalı, oldukça da geniş kapsamlı, uluslararası siyasetten İstanbul’un bir köşesine dair gözlemlere kadar. Proust’tan hadislere, muazzam bir birikimi var, felsefi düşüncesiyse tekinsiz bir özgünlüğe sahip. 21. yüzyılın maneviyatıdır bu.” – Edmund White

AHMET GÜNTAN, 21 Mayıs 1955’te İzmir’de doğdu. İlköğrenimini İzmir Güzelyalı Müdafa-i Hukuk İlkokulu’nda, ortaöğrenimini İzmir Bornova Maarif Koleji’nde tamamladı, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nü bitirdi. Şiirleri ilk olarak Kasım 1977’de Birikim dergisinde yayımlandı. Aynı yıllarda Yeni İnsan dergisinde müzik yazıları yazdı. Haldun Bayrı’nın İki Şahit ve Diğerleri (1997) kitabında bir okuma notu yer aldı. Roza Hakmen’in çevirdiği Don Quijote ve Kayıp Zamanın İzinde kitaplarındaki şiirleri çevirdi. Bob Dylan’ın “Mr. Tambourine Man” şarkısına Müslüm Gürses için “Hayat Berbat” adıyla Türkçe söz yazdı (2006). Yeni bir şiir ihtiyacını dile getirdiği “Parçalı Ham Manifesto” kitap-lık dergisinde, “Parçalı Ham.” şiirleri ise 2006’dan sonra dergilerde yayımlandı. 2006’da Efe Murat Balıkçıoğlu ile şiir fanzini Cehd‘i, 2008’de Ömer Şişman ile haftalık şiir dergisi Mahfil‘i çıkardı. Mustafa Irgat’ın yayımlanmamış şiirlerini Sonu Zor (2011) isimli kitapta bir araya getirdi. 2011- 2014 arasında kişisel bir blog (ahmetguntan.blogspot.com) tuttu. Burak Fidan, Ali Özgür Özkarcı, Ömer Şişman ile beraber 2011’de Edebi Şeyler Yayınevi’ni kurdu. 2012’de yayın hayatına başlayan Raskol’un Baltası anlatı dizisinin editörlüğünü Burak Fidan ile beraber yaptı. 2017’de Esrârîler. kitabının İngilizce çevirisi The Tribe of Esraris. yayımlandı. 160. Kilometre’de editörlük yapmaktadır. “Çene.” adını verdiği notlarını düzenli olarak 160. Kilometre web sitesinde yayınlamaktadır.

edebiyathaber.net (22 Haziran 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r