Sözün Ardı/Önü: 135 Yayıncılık Üzerine Notlar: 2 Bir Yayın Projesi Tasarımı (1) | Feridun Andaç

Bir yayınevine ilk adımın 1970’li yılların başında Cağaloğlu’nda başladı. Erzurum’da “Emre Kitabevi”ni açan Uğur Karabulut, İstanbul’a gideceğimi öğrenince Habora, Tel, Köz yayınevlerine uğramamı, siparişlerini iletmemi istemişti benden. Masis Kürkçügil’le (Köz), Bülent Habora’ya (Habora) ulaşmış isteğini yerine getirmiştim. Yayın dünyasının kalbi Cağaloğlu’na ilk adımımın ardı gelmişti sonra. Oğuz Akkan’ın Cem Yayınevi’nin müdavimi olmuş, bir süre sonra … Read more

Bir Yazar Adayına Mektuplar: 24 Adanmış Yolcu  | Feridun Andaç

“Ben öykü ve romanları aynı adanmışlık ve                                                                                 aynı coşkuyla yazıyor ve okuyorum.”                                                                                 Julio Cortãzar Okurluğumun her daim belirleyici olduğu yazıdaki yolculuğumu açıklayıp anlatacak değilim. Dile getireceklerimi de bir “reçete” gibi sunmayacağıma göre; imlediğim “adanmış yolcu”nun yol notları olarak almanızı isterim bunları. Kuşkusuz biri olmadan diğeri olmaz demiyorum. İyi bir okur olmanız için yazmanız … Read more

Bir Yazar Adayına Mektuplar: 23 Bugünü Yazmak, ama hatırlayarak | Feridun Andaç

Sıklıkla unutarak yaşar, hatırlayarak yazarız derim. Hele ki; bugündeki geçmişten söz ediyorsak ister istemez bugünü de (nasıl) okuduğumuz önem kazanır. İçinden geçilen zaman, zamanın ruhu, olup bitenler yazdığımızın rengini belirler. Okurken hatırladıklarımız kadar, yaşarken de görüp eylediklerimiz yazımızın aurasını kaçınılmaz biçimde belirler. Bazen bir sözcük, cümle; bazen de bir renk, koku, olay, olgu veya bir … Read more

Bir Yazar Adayına Mektuplar: 22 Anlatıda Bakan/Gören Göz | Feridun Andaç                 

Robert Musil’in “Üç Kadın” kitabındaki “Grigia” öyküsünü okuyorum. Anlatı ilk iki cümlesiyle sizi durdurup, âdeta “Beni yavaş, sindire sindire okuyun,” diye fısıldıyor: “Yaşamda bir dönem vardır ki, devam etmekte tereddüt ediyormuş gibi, dikkat çekecek ölçüde yavaşlar yaşam. Böyle bir dönemde insanın başına bir felaket daha kolay gelir.” O sese uyuyorum. Bir oda müziğini dinlercesine ilerliyor … Read more

Yayıncılık Üzerine Notlar: 1 Yayın yönetmeni olmak ya da ol(a)mamak! | Feridun Andaç

Yayın dünyamızda iki türlü yayın yönetmeni vardır: yayınevini kuran sermaye sahibinin kendini “yayın yönetmeni” ilan etmesi, diğeri de bu sermaye sahibi tarafından “atanan” yayın yönetmeni. Böyle bir kesin ayrım/tanımla neden başladım derseniz, anlatayım. 1970’lerdan beri birçok yayın yönetmeni tanıdım. Yayınevleriyle iş yaptım. Redaktör, düzeltmen, editörlük, dizi editörlüğü, yayın danışmanlığı, yayın yönetmenliği. Bir bakıma yayıncılığın mutfağından … Read more

Bir Yazar Adayına Mektuplar: 21 Yazarınız Kim? | Feridun Andaç

Ölüme Gidenleri Seyretmek ya da Bohumil Hrabal Edebiyata, hayata, yazıya, kitaba; özcesi sanata dair her şeyi okumayı severim. Bir yanım edebiyat/yazıysa; öte yanım resimdir, müziktir, sinemadır. Sonuncusu hariç, diğerlerini (hobi olarak) yapmaya çalışırım. Bunların yanı sıra, asal uğraşımın “okumak” olduğunu düşünürüm. Hayatı okuma biçimi de buna dahil. Yasemin Çongar’ın edebiyata/yazara dair “Ex Libris: Dünya Bunları … Read more

Bir Yazar Adayına Mektuplar: 20 Yazarak Gitmek, Dönüşerek Yazmak | Feridun Andaç

Bazı yazarlar size her yerde karşılar. Okurken, yazarken, hatta düşünürken. Yol arkadaşınızdırlar. Yazdıkları kadar yaşamlarıyla da yolunuzu aydınlattıklarını söyleyebilirim. Öyle ki, bazı kitaplara yüzünüzü döndüğünüzde bunu derinden hissedersiniz. İşte orada yazarın neyi/nasıl yaşayıp ettiği, nasıl yazdığına dair de ipuçlarını yakalarsınız. Eduardo Galeano, benim için bu soy yazarlardandır. Sizin de onu keşfetmenizi isterim.  Galeano’ya Dönüş Aşkın … Read more

Bir Yazar Adayına Mektuplar: 19 Değişken Duruş, Ayrıksı Yolculuk | Feridun Andaç

Bir Dil Yaratmak Bir dil yaratmak yolculuğundaysanız eğer, yeni sözcükler gerekir size.Bakışımlı bir yolculuktur yazmak. Bunun için de birçok yaşamınız olmalı.Düşe ve yalnızlık atlasına sarılmaktan başka, öylesi de kaçınılmaz.Günlerdir üst üste/ardı ardına izlediğim Antonioni, Saura, Truffaut, Pasolini, Almodóvar filmlerinden bana yansıyanların düş ve düşüncelerindeyim.Ki bu, iyicil geliyor bana.Sinemanın yanına resmi koyuyorum öncelikle, sonra müzik ve … Read more

Bir Yazar Adayına Mektuplar: 18 Okumanın Belleği | Feridun Andaç

|Alberto Manguel’in 3 Kasım 2001’de Yapı Kredi Kültür’deki söyleşisini dinlerken notlar almıştım. Yazıyla yolculuğumun vazgeçilmezlerindendir yazdıklarına ilgi duyduğum bir yazarı her yönüyle okumak, izlemek…Manguel de öyle biri benim için. Size de önerim, yaşadığınız anlarda karşınıza çıkan böylesi buluşma zamanlarını değerlendirin. Dinleyin, not alın, hatta hazırlıklı giderek sorular sorun, diyalog kurun. Iyi bir okurluğun yolu yordamlarındandır … Read more

Sözün Ardı/Önü: 133 Zamansız Denemeler: XXVIII Senin Issız Çölünde | Feridun Andaç

1./ Sır Bir sır belki aramızdaki sözler. Sana gelen, senin olan. Dönüşsüz zamanın dilini anlatan. 2./ Yüzün Senin Işıltılar çağı geçti sanmıştım. Gül yaprağın dökünce, zaman eskir denmişti. Ay buluta girince, yıldızları seçemez olurduk. Ama bu bahar, bu bahar var ya; hani cemresiyle gelen, tomurcuklarıyla açan, kokularıyla başdöndüren, yağmurlarıyla sırsıklam eden… İşte böyle geldin bana; … Read more

Bir Yazar Adayına Mektuplar: 17 Yazının Çağrısı | Feridun Andaç

“İçinde yaşadığımız dünyanın durumunu görmeyenin, o dünya üzerine yazacak hemen hiçbir şeyi yoktur.” “Yazarın Uğraşı”                                                                      Elias Canetti “Yazmak, varlığın bütünlüğü için pek gerekli olduğunuzu  kabul ettirebilmek üzere başkasının bilincine başvurmaktır.”                               “Niçin Yazıyoruz”                                                                                     Jean-Paul Sartre 1./ Yazmak Yolculuğuna Başlangıç Şunu biliriz ki, okuyarak bir yere varırız. Anlatının gücünü ve etkisini de okuduklarımızdan çıkarırız. Biz, … Read more

Bir Yazar Adayına Mektuplar: 16 Davranışların Anlattığı | Feridun Andaç

Bir grup Rus yolcunun davranışlarına dikkat kesildim… 20’li otuzlu yaşlar… Giyim kuşamlarının, konuşma ve davranışlarının anlattıklarında bir soğukluk vardı. Çözülmeye gelen, birden bire oluşan bir olgu olduğunu sanmıyorum… Sistem kendi içinde virüsünü hazırlamış. Belirli bir kesim o kıyıya gelmişti sanırım. Buradan bakınca o yansıyanların izlerini görebiliyorsunuz. Manzaralar, Renkler, Sesler  “Manzaraları ve renkleri”Proust’tan iyi dile getiren … Read more