Masthead header

Arama sonuçları: feridun andaç

Virginia Woolf romanlarında nasıl bir dünya sunar bize?        Bunun ipucu olabilecek özellikleri içeren iki kitabı var: Kendine Ait Bir Oda ve Bir Yazarın Güncesi. Kendine Ait Bir Oda’da kadının yazar olarak varoluşunu, aidiyetini, yazma güdüsünü ve bu alandaki güçlüklerini, karşılaştıklarının bu yönde yarattığı açmazları ve kadınlık bilincini anlatır. Bir o kadar da yazıda kendini nasıl […]

devamını oku »

Çocukluk kentim, “yitik cennetim” dediğim Erzurum’dan kopuşumda 19 yaşındaydım. Küsmüş, bir daha hiç dönmemeye karar vermiştim. Bunun öyküsünü anlatmışımdır başka denemelerimde, kitaplarımda. Kentime yıllar sonra ilk dönüşüm yazarak başlamıştı. Sonunda yazdıklarım beni bir gün çekeleyip Doğu Ekspresi’ne bindirmiş, kentime doğru, on beş yıl sonra yolculuğa çıkarmıştı. Hatırlarım… Kompartımanda okuduğum kitaplar arasında Puşkin, Gogol, Turgenyev, Çehov, […]

devamını oku »

Kemal Bilbaşar benim yazarlarımdandır. Bunu başta söyleyeyim. Bizim tatlı su aydınları hemen burun kıvıracaklardır, eminim! Çünkü çoğunun okumadığını az  çok bilirim. Onun Yeşil Gölge romanıyla Sarıkamış İlçe Halk Kütüphanesi’nin raflarında karşılaşmıştım. Kemal Tahir’i, Orhan Kemal’i, Yaşar Kemal’i okuyan o ilkgençlik çağının delifişeği, bu romanı da çekip almıştı raftan, ve kasabanın orta yerindeki çay bahçesine geçip […]

devamını oku »

Söz barınaklarından çıkan yolcu gibiyim. Gitmenin heyecanı, varabilmenin belirsizliği var bakışlarımda. Dur duraksız yolcu olmanın telaşı demeli buna. Rüyalardan geçip gelen duygu selintisi zamanın burcu gibi yanı başımda. Okurken de karşıma çıkan biraz o imge. Başkalaşma… Her ân, her durumda bunu derinden hissediyorsunuz. Şimdi, burada, Bursa’da, Tayyare Kültür Merkezi’ne  yakın yerde, Setbaşı’ndaki şu kahvede Bener […]

devamını oku »

Feridun Andaç ile “Yaratıcı Yazarlık Atölyesi – Karşı Okumalar” 10 Mayıs-5 Temmuz tarihleri arasında Butik Global Online tarafından düzenleniyor. Etkinlik bülteninden BİR DUYGUDA, BİR DÜŞÜNCEDE, BİR ZAMANDA YOLCULUK “Bir problemin araştırılmasında, sanat-hayat ayrımı  yerinde olmayan bir ayırmadır. Sanatçının yaptığı şey, durumları belli sınırlar içinde göstermek; sayısız olaylar, ya da olabilecek olaylar arasından en önemlilerini çekip çıkararak, […]

devamını oku »

Edebiyatın dili kentte kurulsa da, insanın ruhunu, toplumun anatomisini asıl yansıtanın taşra olduğunu düşünürüm. Bu bağlamda, Türkçenin yazı dili olmasının en temel özelliği anlam/anlatım birliğinin sağlanmasında bu ikilemin birbirini sürekli beslediğinden de söz edebiliriz. Konuşma dili ile yazı dilinin arasındaki uçurumu kapatan temel olgunun, insanın/toplumun yaşama kültürünün/duyuş-seziş bilgisinin yazıya yansımasıyla başladığını da belirtmek isterim. Toplumunu, […]

devamını oku »

Feridun Andaç ile “Film Okuma Atölyesi – Öncü Yönetmenler” 24 Nisan-22 Mayıs tarihleri arasında Butik Global Online tarafından düzenleniyor. Etkinlik bülteninden Film/ler izlendikten sonra sinema üzerine düşünmeye başlarız.  Orada büyülü olanı, gösterileni ve anlatılan hikâyeleri, kurgulanan hayatları düşleriz. Yepyeni bir dünyanın seyrine çıkarır bizi sinema.. bize o büyüyü ilkten hissettiren kuşkusuz sinema salonunun karartısı, açılan […]

devamını oku »

Tanınmak, neredeyse günün modasına dönüştü. Ad ve ün üstüne geliştirilen söylemler bugün, daha çok, yazılı ve görsel medyanın malzemesi olma gerçeğinden kaynaklanıyor. Görünmek, durmak eylemleri yetiyor bir yerde adınızdan söz edilmeye. Yaşadığımız toplumda salgına dönüşen, ‘televole’ zihniyeti, ister istemez ‘öteki’ni göstermekle bir ‘iş’ yaptığını varsayarak; ad ve ün üstüne bir takım şeyleri ‘bildirmek’le kendini görevlendirecektir. […]

devamını oku »

Cortazar dindirerek okuduğum yazarlardandır. Yazma bilinci kadar, hayata bakışı, tasarım düşüncesiyle de beni kendine çeken biri.  Andrés Fava’nın Güncesi (*) onun dünyasına kapı aralayan bir anlatı. Cortazar’ın yazı yolculuğuna, yazının anlamına oradan bakmak usta anlatıcıya daha da yakınlaştırıyor size. Onun sürgün yaşamı 1951’de Paris’ta başlar (doğ.:1914-ölm.:1984). Bu kitabın 1950’de yazar. 1986’da da Buenos Aires’te basılır. […]

devamını oku »

Türkiye değişiyor! Bunu toplumsal reflekslerimize bakarak söylemiyorum. Daha çok toplumsal-siyasal konumlanışlarımızı gözlemleyerek çıkarsayabileceklerimiz nasıl bir değişime yöneldiğimizi konusunda birçok ipucu verebilir bize. Ben de, nicedir, bunlar üzerinde düşünüp yazadurmaktayım. Geçenlerde bir televizyon programında konuşmacılardan biri, Türkiye’nin siyasal anlamda doğurganlığından söz etmişti. Bizde , siyaset kitlesel olarak yapılanıp ortak bilinçle kurulmadığı için; yan yana gelen birtakım […]

devamını oku »

Edebiyatın dönüştürücü rolü gene kendi kuralları içinde varlığını biçimler. Bu dönüştürme eylemi, yansıtıcı bilincin neleri içerdiği, yazarın algısıyla ilgilidir çoğunlukla. Duruş yeri, hayata bakışı/kavrayışı, donanımı, onu anlatma kıyısına getirenler bu belirleyicilikte başattır. Edebiyatın nesnesi hayat, öznesi insan olduğuna göre; türsel metinlerin bizleri çıkardığı yolculuklar gösterilenlerin anlamlarını kavramaya dair görme/bilme/anlama yolculuğudur çoğunlukla.   Yazarın oradan yansıttığı ışık […]

devamını oku »

Roman, insanlığın belleğidir. Ortaya çıkışı, gelişme seyri, bugüne ulaşan birikimi bunu anlatmaktadır. 19. yüzyıla gelindiğinde romanı başat bir anlatı türü yapan da bu özellikleridir.. Yani insana/topluma dair anlatılanların bir tanıklığı içermesi, gerçeği farklı boyutlarda yeniden tasarlayarak sunması romancıyı önemselmiş, romanı da başat bir tür kılmıştır. Romanın yapısal zenginliği, getirdiği yeni anlatım olanakları insanlığın ortak bilincini […]

devamını oku »

Elem… Belki de Vesikalı Yârim (*) filmini en iyi tanımlayan sözcük. Bunu bize anlatan elbette filmin hikâyesinin yalın, bir o kadar da buruklukla anlatımıdır. İnsan/mekân ekseninde dönenen öykünün bir yerin/kentin kıyısından çıkıp gelmesi, böylesi çok “sıradan” denilebilecek bir durumun sinemada göstergelerle kendine yer açması kayda değer bir olgudur. Bunda da “yönetmen sineması” denen kavramın Lütfi […]

devamını oku »

Feridun Andaç ile “Yaratıcı Yazarlık – Karşı Okumalar” atölyesi, 13 Mart-1 Mayıs tarihleri arasında Butik Global Online tarafından düzenleniyor. Etkinlik bülteninden Yaşama sevinciyle yaşamsal telâşları bir arada yaşarız. Eğer ki, size eşlik eden bir anlatı/yazar/yapıt ve düşünce yanınızda hep varsa; bunlarla baş edebilmeyi öğrenirsiniz. “Bazı girişimler vardır ki, bunlar özenli bir karmaşa gerektirir.” (H. Melville) Sizi […]

devamını oku »

Perulu yazar Mario Vargas Llosa, Latin Amerika’da yazarın durumunu dile getirdiği denemesinde, yaşanılan güçlükler, baskı altında yaşamanın getirdiği açmazlardan söz eder. ABD ve Avrupa’daki yazarların konumuyla bir karşılaştırma yapar karşılaştırma yapar. Buralarda yazar olmanın anlamını şöyle belirtir: “Genellikle her şeyden önce (ve çoğunlukla yalnızca) kişisel bir sorumluluk üstlenmek demektir. Başka bir deyişle, sanatsal nitelikleri ve […]

devamını oku »

Söyleşi: Demet Enç Kitap Cumhuriyeti yazarları ile söyleşi dizimizin bu haftaki konuğu, “İzdüşümler & Yanılsamalar” adlı anlatı kitabı Kitap Cumhuriyeti tarafından yayımlanan, edebiyatımızın usta ismi Feridun Andaç. Öncelikle dijital kitaplar hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Dijital dünyayı bizi ele geçiren bir çağın simgesi olarak adlandırmak isterim. Buna da “dijitalizm” diyorum. Kaçınılmaz olana bağlanmanın ötesinde bir gereklilik […]

devamını oku »

Yaşar Kemal’le konuşmalarımızın birinde kendisine anılarını neden yazmadığını sormuştum.  “Bir romancı anılarını yazmaz, yazmamalıdır da; onun hayatı romanlarındadır,” gibisinden bir yanıt vermişti bana. Zaman zaman bunun üzerine düşünmüşümdür. Sıklıkla yinelediğimiz bir düşünce vardır: Bir yazar yapıtlarındadır, oraya aittir… Attilâ İlhan’ı yitirdiğimiz günlerde, onunla kanbağı olan yazarlardan Jorge Semprún’un dilimizde yeni yayımlanan “Federico Sanchez’den Selâmlar” (*) […]

devamını oku »

Bir yazarın dünyasına yönelirken, ister istemez yazdıklarının öyküsü de ilginizi çeker. Yapıtları kadar, başka alanlarda yazıp söyledikleri de bir o kadar önem kazanır. Bunlara tümüyle yapıtlarının birer açıklaması/tanımı gibi bakmasak da, açıklayıcı bir yanı olduğunu düşünürüm.  Virginia Woolf, romanları kadar, ardında bıraktığı güncesiyle de yaratıcı dünyasının gizlerini bize aralayan biridir. 1941’de, ölümünden bir süre önce […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r