Masthead header

Arama sonuçları: ışıl bayraktar

A Pale View of the Hills – Uzak Tepeler  Kazuo Ishiguro’nun  1982’de yazdığı ilk kitap. Ishiguro yazınının evrenselliğini ve yerelliğini yazdığı ilk eseri gözden geçirerek anlamak mümkün. Uzak Tepeler, anlatıcısı yaslı Japon kadını Etsuko’nun büyük kızı Keiko’nun intihar etmesi üzerine, küçük kızı Niki’nin kendisini ziyarete gelmesi  ve bu ziyaretle birlikte Etsuko’nun anılarına gömülerek, Nagasaki’de ilk […]

devamını oku »

Işıl Bayraktar’ın öykü kitabı “Çürük Atlar Çöplüğü” Notabene Yayınları tarafından yayımlandı. Tanıtım bülteninden Işıl Bayraktar’ın içe ve dışa dair yazdığı öykü-metinleri…  “Şimdi çürük atlar çöplüğünden sesleniyorum size. Burası yol dışı, burası kaybedenlerin, ama aslında burası yoldan çekilebilenlerin yeri. Yanımdaki yaralı atlara bakıyorum. Hepsi benim gibi, mutlu. Tribünlere zaman zaman atılan o mektuplar var ya, işte […]

devamını oku »

Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami’nin Ali Volkan Erdemir tarafından Türkçe’ye çevrilen ve Doğan Kitap tarafından yayınlanan son kitabı. Japonya’dan başlayan bir yolculuğun, Yunan adalarına uzanışının, yollarda kayboluşların, kuralsız aşkların, yol arkadaşlıklarının ve birbirine çıkan yolların, yollarda yalnız kalışların ve aslında yolları hep yalnızlığa çıkan iç içe aşkların romanı. Edebiyata tutkuyla bağlı, yazarlık düşleriyle yanıp kavrulan, üniversiteye […]

devamını oku »

10 yılımı geçirdiğim kentim, Ankara. Kyoto’ya gelmeden önceki zamanlarımın kenti. Kentlerle ne zaman bir bağ oluşturduğunuzu asla bilemiyormuşsunuz meğer, bunu anlamak için ülke dışına çıkmanız gerekiyormuş. Ancak çıkınca anlıyormuşsunuz ki ülke dışına çıkmak mesele değilmiş, çünkü ülkenizi sırtınızda, ruhunuzda, içinizde, gülümsemenizde ve hüznünüzde taşıyormuşsunuz.   Japonya’nın eski başkenti Kyoto, bir masal kent. Bir düş kent. […]

devamını oku »

Yazarlar ne zaman yazarlar sorusunu kendime sorarım zaman zaman. Hem kendi yazın sürecimi incelerken, hem de yazma sürecinin inşasının yazarların hayatlarında kendine özgü hikayeler barındırdığını ve bunun yazma sürecinin temel taşlarından biri olduğunu düşündüğüm için. Yazarın asıl işi midir yazma eylemi?  Asıl iş denilen şeyle yazma arasında nasıl bir ilişki vardır? Yazarlık bir meslek halini […]

devamını oku »

Bu ay Türk Gezi Edebiyatı tarihinde bir ilk kitap raflarda yerini aldı. Editörlüğünü deneyimli gezginler Orhan Kural ve Timur Özkan’ın yaptığı Unutulmaz Gezi Anıları, Türkiye Gezginler Kulübü Derneği tarafından yayına hazırlandı ve Beril Yayınları tarafından basıldı. 88 gezgin yazarın, 101 gezi anısından oluşan kitapta, dünyanın pek çok bölgesinden gezi anıları yer alıyor. A.Rüştü Hatipoğlu’yla Everest […]

devamını oku »

Stefan Zweig’in yazdığı Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Nisan 2015’te Doğu Batı Yayınları’ndan Gülperi Sert’in çevirisiyle yeniden basıldı. Sert, kitabın yeni basımı için hazırladığı önsözüyle Zweig ve yazını, düşünceleri, yaşam biçimi hakkında verdiği bilgilerle okuru Zweig’in dünyasına hazırlıyor: Yirmili ve otuzlu yıllarda Alman dilinin en çok okunan yazarları arasında olan Zweig’in, şiirler, sanat ve kültür yazıları, […]

devamını oku »

Stefan Zweig’in İş Bankası Kültür Yayınları’ndan Mart 2015’te çıkan Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat adlı kitabı, altmış yedi yaşındaki bir kadının hayatında kimseye anlatamadığı ve unutamadığı 24 saatinin, ertelenmiş bir itirafın ve insana ait tutkuların ve saplantıların hikayesidir. Bir yandan, bir kadın hikayesinde dile gelen ahlak ve suç algısının, arzunun iyi ve kötüyle ilişkisinin […]

devamını oku »

Bireyin bedeninin acılarıyla, bedeninin arzuları ne zaman çelişir, ne zaman çakışır? Yaşlılıkta cinsel arzular ne kadar açığa çıkar ve ne kadar görmezden gelinir? Cinselliğin çekiciliği ve yaşlılığa yönelik hisler arasındaki ilişki nasıl dengelenir? Eserlerinde yaşlı cinselliğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyan Tanizaki’nin kitabı Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi’nde dile gelen 77 yaşındaki emekli Utsugi’nin gelinine yönelik hisleri, […]

devamını oku »

Hangi anahtar bir ilişkideki bütün dinamiklerin kapısını açar? Defterlerimizde biriktirdiğimiz kelimelerimiz cinsel dürtülerimizi, duygularımızı, bastırmışlıklarımızı, ortaya çıkarmak istediklerimizi bütün çıplaklığıyla yansıtabilir mi? Anahtar, cinsel arzuları, fantezileri, düşleri ve hezeyanları defterlere sakladıkları kelimelerle, birbirlerinden saklı tuttukları günlükleri üzerinden dillendiren evli bir kadınla bir erkeğin öyküsü. Ikuko geleneklerine bağlılıkla ünlü Kyoto’da büyümüş, eski değerlerden kopmamışlığını ilişkisine yansıtan […]

devamını oku »

Japonya’daki uykusuz gecelerimin ortasında Murakami’nin Uyku isimli öyküsünün Türkçe’ye çevrildiği haberlerini  okumamla, İstanbul’a ayak bastıktan sonra Uyku’yu başka bir uykusuz gecede bir solukta bitirmem arasında oldukça kısa bir zaman var. Uyku, dilimize Hüseyin Can Erkin tarafından kazandırılan, Doğan Kitap tarafından basılan Haruki Murakami’nin son kitabı. Murakami, uyuyamama halinin bilinçaltı izdüşümlerini okura yansıtırken, bir yandan da uyuyamama […]

devamını oku »

Kenzaburo Oe’nun 1994’te Nobel ödülünü aldığı, dilimize Hüseyin Can Erkin’in 2010’da çevirdiği Kişisel Bir Sorun adlı eserinin, yayınları arasında ayrı bir yeri var. Sebebi de kitabın yazarın yaşam öyküsünden esinlenmeler taşıması. Kitaptaki ana kahramanımız Bird’in, engelli bir çocuk sahibi olacağını öğrendiği anla, engelli çocuğunun doğumuna ve doğum sonrasına ilişkin düşüncelerine, yaşamsal ve düşünsel gel-gitlerine dayandırdığı […]

devamını oku »

Geçenlerde kardeşlerim, yeğenler filan toplandık, evde oturuyoruz. Bir ara baktım bizim sıpalar kafa kafaya vermişler sohbet ediyorlar. Ama ne sohbet… Kahkahaların biri bitiyor diğeri başlıyor. Biraz meraktan biraz da mevzuya dâhil olalım diye bir kulak kabartayım, dedim. Hangovur mengovur bir şey diyorlar. İlk başta anlamadım. Dinlemeye devam ederken ablamın küçük sıpasıyla göz göze geldik. Küçük […]

devamını oku »

* Güncel yaşantının seyrini belirleyen her gerçeklik, teknolojik gelişmenin bütün boyutlarını içerecek düzeydedir bugün. Üstüne üstlük Karl Marx’ın sözünü ettiği “yabancılaşma” olgusu böyle bir zamanda tarihsel ile yerel arasında bir köprü olarak kendini gösterir. Yani koşulların bağımlılığı da/gücü de diyebiliriz buna. Gene Marx’ın deyimiyle, “olmazsa olmaz, zorunlu.” Bu yalnızca üretim/tüketim ilişkisinde değil, inançlar/düşünceler bağlamında da […]

devamını oku »

Sosyal bilimler ve kültür alanında yayın yapan Komplike Dergi’nin “Gelecek” temalı 2. sayısı yayımlandı. Yayının kuruculuğu ve genel yayın yönetmenliğini Güney Güneyan üstleniyor. Yayın koordinatörü koltuğunda Selcen Özgen, yazı işleri müdürü koltuğunda ise Devrim Ekinci görülüyor. Görsel yönetmen Şengül Altınok’un minimalist bir çizgi ile tamamladığı yayının editoryal süreçlerinde ise Aysel Cigerlioğlu ve Özgün Muti görev […]

devamını oku »

Komplike Dergi, artık yalnızca dijital formatta değil, matbu olarak da yayında olacak. Basın Bülteninden:  “Bilgileri ayrıştırarak sorunu oluşturan ögeleri göz önüne alma” fikri ile geride bıraktığımızTemmuz ayında dijital yayın formatında yazınsal yolculuğuna başlayan Komplike Dergi, 2018 yılının ikinci çeyreği için planlanan matbu yayın için yaptığı çalışmaları noktaladı. Sosyal bilimler ve sanat çatısı altında analitik çalışmalar […]

devamını oku »

Işıl Bayraktar duygulu/duyarlı, içtenlikli bir anlatıcı. İçtekini dışa vurmayı, dıştakilerin içe yansılarını göstermeyi bu ilk kitabı “Çürük Atlar Çöplüğü”ndeki öykülerinin odağında tutuyor. Onun anlatıcı tutumu bana şunları düşündürttü: Giderek kaotik bir dünyaya sürüklenen birey, kendi açmazlarından kurtulmaya çalışayım derken; yaşanan düzenin (elbette ki küresel kapitalizmin) salgınına yakalanırken neden/nasıl başkalaşıma uğruyor… Öyle ki; insanlık giderek “kıyamet” […]

devamını oku »

Türkiye’de öykünün güçlü bir tarihi var… Ömer Seyfettin’den Sait Faik’e, toplumcu edebiyattan ’50 kuşağına, öykü yazarlarımızın gücü, üretimi, yaratıcılığı hiç eksilmedi, Tahsin Yücel’in de dediği gibi, Sait Faik, Orhan Kemal gibi yazarların sayısı dünyada da çok fazla değildir… Öykü Gazetesi, edebiyatımızın bu kanalıyla beslenip günümüzde de olanca verimliliğiyle akan öykü ırmağını, iyi öyküyü ve sadece […]

devamını oku »

Yayın hayatındaki 16’ncı yılını dolduran LACİVERT Öykü ve Şiir Dergisi, 2021 yılında da yeni dosya konusu, öykü, şiirleriyle okurlarıyla buluştu. 97’inci sayıya ulaşan LACİVERT’in dosya konusu;  “Psikanaliz, Freud ve Edebiyat”. Dosya konusu yazarları; Cafer Şen, Ertuğrul Aydın,  İsmet Emre,  Pınar Üretmen, Talat Parman, Deniz Aktan Küçük, Bayram Sarı, M. Gül Uluğtekın Fulya Bayraktar ve Tümay […]

devamını oku »

Bir düşe, bir söze bağlanmalı mı? Elbette. Ama bir yere/kültüre bağlanmadan bunu gerçekleştirmek güç olmasa da, anlamsız gelir bana. Çocukluğumun Doğu’da geçen zamanları karşıma iki okul çıkarmıştır: edebiyat ve sinema. Ders zamanı her gün yollarını aşındırdığım okullardan, oradaki derslerden daha anlamlı/verimli/değerli gelirdi bana bu iki okulun gösterip öğrettikleri. Yeryüzünün keşfiyle insana doğru yolculukların sırrını ben […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r