Elif Şafak, Guardian’a konuştu “Kaos çağında hikâye anlatmanın bir değeri var mı?”

Ekim 20, 2026

Elif Şafak, Guardian’a konuştu “Kaos çağında hikâye anlatmanın bir değeri var mı?”

Yazar Elif Şafak, The Guardian’a verdiği söyleşide yeni romanını, yazarlık sürecinde yaşadığı yaratıcı krizi ve edebiyatın kriz dönemlerindeki işlevini anlattı. Şafak’a göre edebiyat, insanların birbirini dinleyebildiği son demokratik alanlardan biri.

Elif Şafak, 17 Ekim’de The Guardian’da yayımlanan söyleşisinde, savaşların, şiddetin, iklim krizinin ve teknolojik belirsizliklerin gölgesinde hikâye anlatmanın anlamını sorguladı. Yazar, yeni romanı In One Brief Moment All Eternity’nin (Bir Kısa Anda Bütün Sonsuzluk) çıkış noktasının da bu sorgulama olduğunu belirtti.

Şafak, depresyon ve kaygıyla mücadele ettiği bir dönemde, dünyanın bu kadar büyük krizlerden geçtiği bir zamanda bir öykü, şiir ya da roman yazmanın ne anlam taşıdığını kendisine sorduğunu anlattı. İçinde bulunduğumuz dönemi “kaygı, öfke ve yapay zekâ çağı” olarak tanımlayan yazar, kişisel yaratıcı krizini edebiyatın işlevine ilişkin daha geniş bir tartışmaya dönüştürdü.

Flaubert’in hayatından edebiyatın anlamına

Elif Şafak’ın yeni romanı, Fransız yazar Gustave Flaubert’in hayatını kurmaca aracılığıyla yeniden ele alıyor. Yaşamının önemli bir bölümünü edebiyata adamasına rağmen çevresince başarısızlıkla ilişkilendirilen Flaubert’in hikâyesi, Şafak’ın yanlış anlaşılma ve dışlanma deneyimlerine odaklanmasını sağlıyor.

Yazar, romanda Flaubert’in hikâyesini çevresindeki kadınların farklı sesleri üzerinden anlatıyor. Avrupa roman geleneğiyle Orta Doğu’nun sözlü hikâye anlatıcılığı geleneğini buluşturmayı amaçlayan Elif Şafak, iç içe geçen anlatılar ve çok sesli bir yapı kuruyor.

Edebiyat, ortak insanlığın alanı

Elif Şafak’a göre yazarlık, deneyim kazandıkça kolaylaşan bir uğraş değil. Her yeni kitapta kuşku, kaygı ve başarısızlık korkusuyla karşılaşmanın yaratıcı sürecin bir parçası olduğunu belirten yazar, bir kitabı tamamladığında duyduğu baskın hissin gururdan çok, yarattığı karakterlerden ayrılmanın hüznü olduğunu söyledi. Türkiye’deki kitapları nedeniyle yargı süreçleriyle karşılaşmasını ve ifade özgürlüğüne duyduğu ihtiyacı da değerlendiren Şafak, yazarın hayal gücünü özgürce kullanabilmesinin önemini vurguladı. Yazar için edebiyat, hızla tüketilen bilgilerin ötesine geçerek insanların birbirini dinlemesine imkân tanıyan demokratik alanlardan biri. Hikâye anlatıcılığının herhangi bir etnik kökene, bölgeye ya da dine ait olmadığını belirten yazar, edebiyatın temelinde ortak insanlık deneyiminin bulunduğunu ifade etti.

Yorum yapın