Didem Bayındır’ın hazırlayıp sunduğu ve Apaçık Radyo’da yayımlanan Dünyayı Çevirenler’in yeni konuğu Tolga Esmer.

Bültenden:
Carlo Rovelli, fiziği evrenin nasıl işlediğini sorusunun ötesine taşıyan, gerçeklik dediğimiz şeyin ne olduğunu sorgulayan fizikçilerden biri. Araştırmalarının merkezinde kuantum mekaniği ile Einstein’ın genel göreliliğini aynı çerçevede düşünebilme arayışı, özellikle de döngü kuantum kütleçekimi ve ilişkisel kuantum mekaniği bulunuyor. Fakat Rovelli’yi özel kılan, bu son derece karmaşık fiziksel problemlerin arkasındaki temel soruları görünür kılması: Zaman gerçekten var mı? Uzay nedir? Bir şeyin “gerçek” olması ne anlama gelir? Onun düşüncesinde dünya, değişmeyen nesnelerden çok ilişkiler, olaylar ve süreçlerden oluşan dinamik bir yapı olarak beliriyor. Bu nedenle “zaman yoktur” düşüncesi onda basit bir paradoksa değil, zamanın bizim deneyimlediğimiz biçimiyle temel fiziksel gerçeklik arasında nasıl bir fark bulunduğu sorusuna dönüşüyor.
Rovelli’nin okurları, onun fiziği doğal sınırlarının ötesine taşıyarak felsefeyle, edebiyatla, tarihle ve gündelik hayatla konuşturduğunu bilirler. Kuantumu dünyaya bakışımızı değiştirecek bir düşünce deneyimi olarak ele aldını da… Bach’a duyduğu tutku da bu bakışın güzel bir uzantısı bana kalırsa çünkü Rovelli için bilim, evrenin derin yapısını anlamaya yönelik salt matematiksel bir hesaplama değil, insanın dünyayla kurduğu merak ve heyecan ilişkisinin bir biçimi.
Dünyayı Çevirenler’in bugün ve önümüzdeki hafta yayınlanacak programında Rovelli’nin eserlerini Türkçeye kazandıran, aynı zamanda Apaçık Radyo’da “Akdeniz Güneşi” adlı caz programını hazırlayıp sunan Tolga Esmer’le dünyanın sınırlarını aşıyor ve evrene uzanıyoruz! Rovelli’nin fiziği ile felsefe arasındaki geçişleri, zaman ve ilişkisellik üzerine düşüncelerini, kuantum kütleçekimi araştırmalarını ve Bach’tan edebiyata uzanan entelektüel dünyasını konuştuğumuz bu programda Rovelli’nin kitaplarının bize hatırlattığı belki de (bence yani) en önemli noktayı da tekrar vurguluyoruz: Evreni anlamaya çalışmak, aynı zamanda kendimizi ve içinde yaşadığımız gerçekliği yeniden düşünmektir… ola ki. 15.30’da Apaçık Radyo’da buluşalım![]()


















