“Kimsin Sen?” | Mehmet Özçataloğlu

Eylül 21, 2026

“Kimsin Sen?” | Mehmet Özçataloğlu

Güneşli yaz günlerinin yavaş yavaş çekildiği zamanlara geldik. Çok yakında sarısı yoğun hüzün dolu fotoğraf paylaşma mevsimi de başlayacak. Çocukların genel durumu da bunu gösteriyor olabilir bize. Sonuç itibarıyla uzun sabah uykuları, geç saatte uyanmalar son buldu. Okuluna ve arkadaşlarına kavuşmanın mutluluğunu yaşayanlar da az değildir tabii. Bunlar varsayım değil sadece, gözlem aynı zamanda.

Yayınevleri için de harekete geçme zamanı bu zamanlar. Yeni yazarlar, yeni kitaplar… Adı fuar olan buluşmalar da başladı yeniden. Yaz mevsiminin bitişi herkes için bir yeniden uyanış da denilebilir belki. Çocuk merkeze alındığında, etrafında paydaşı çok olan bir sektöre dönüşüyor.

Biz yine kitaplar kısmıyla ilgilenelim. Önümüzde bizi bekleyen uzun geceler ve okunması gereken sınırsız sayıda kitap var çünkü.

Ülkemizde “Çözüm Bakanlığı” ile tanınan, bilinen ve de sevilen Hollandalı yazar Sanne Rosseboom’un “Mot ve Metal Balıkçıları”ndan söz edeceğim bugün. Can Çocuk tarafından yayımlanan ve Hasan Türksel tarafından dilimize çevrilen kitaptan. Yaklaşık bir yıl önce yayımlanmış bu kitap fakat benim için yeni bir kitap oldu.

Mot, kitaptaki kahramanımız. Gerçek adı Vlinder. Kelebek anlamına geliyor. Fakat sadece annesi ona bu şekilde sesleniyor. “Vlinder doğduğunda annesi bebeğine mükemmel bir isim verdiğinden emindi. Kızı tatlı, hareketli ve renkli bir çocuk olacaktı. Küçük odasının eski ahşap kirişleri arasındaki beyaz duvar boşluklarına harika kelebekler çizip boyamıştı. Ona pastel renkli elbiseler almış, onun için arpların eşlik ettiği yumuşak müzikler çalmıştı çünkü bebekler bunu severdi, dolayısıyla kelebekler de severdi. Bir süre her şey yolunda gitse de Vlinder büyüyordu ve büyürken de kendi zevki ve görüşleri de oluşmaya başlıyordu. Annesi her geçen gün onun tercihlerinin kendisininkiyle uyuşmadığını fark ediyordu…”

Mot’un asi akrobatlarla tanıştığı, güçlü bir milyarderle kapıştığı ve annesini daha yakından tanıma şansı bulduğu büyük macera işte böyle başlar.

Bireyin kendini ifade etme yollarını gösteren, kim olduğuna odaklanan bir kitap Mot ve Metal Balıkçılar.

Böylesi çatışmaları yaşamayan yoktur sanırım. Bizim çocukluğumuzda ebeveynlerle aramızda bir miktar farklılıklar vardı. Bir şekilde ortak nokta bulunabiliyordu. Günümüz ebeveynleri ile çocukları arasında ise makas çok açıldı. Bugünün çocukları bambaşka bir çağı yaşıyorlar, farklı zamanlara doğuyorlar. Ebeveynler ise bu zamanın epey dışında ve uzağında. Bu kitap biraz bunları düşünmemi de sağladı. Bu yüzden sadece11 yaş üzeri çocuklar değil, ebeveynleri de okuyabilir, okumalı.

Kitapta yer alan şu satırlar, kitabın en kısa özeti olabilir: “Annesi Vlinder ismine bayılıyordu. Bir keresinde mutlu bebeğinin çiçek bahçesinde oyun oynarken fotoğraflarını çektirmişti. Onlara bakmayı çok seviyordu. Öyle ki her birini büyütüp oturma odasının duvarına asmıştı. Evin hiçbir yerinde Mot’un resmi bulunmuyordu. Vlinder annesiyle uyumlu pırıl pırıl bir çocuktu. Mot ise donuktu. Renkleri sevmezdi. Ufak tefek, ince yapılı annesini dehşete düşürecek kadar tombuldu.”

Mot ve Metal Balıkçılar, şehrin yaşaması zor semtlerinde büyümek ve kendin olmakla ilgili etkileyici bir roman. Sophie Pluim’in resimleriyle…

Yorum yapın