Aylık edebiyat dergisi Muhit’in eylül sayısı yayımlandı.

Bültenden:
Şair ve yazar İbrahim Tenekeci yönetiminde yayımlanan Muhit dergisi, edebiyat yürüyüşüne devam ediyor. Önceki sayısında Adap ve Edep dosyasıyla okurla buluşan dergi, Eylül sayısında Sibel Eraslan ve İbrahim Paşalı’yı kapağına taşıyor.
Daima Şiir
Usta çizer Hasan Aycın’ın çizgisiyle açılan dergi, her kuşaktan pek çok kıymetli ismin şiirlerine yer veriyor. İbrahim Tenekeci’nin “Ahir Ömrümde” isimli şiirini Rıdvan Kadir Yeşil’in “Seni Düşününce Ben” isimli şiiri takip ediyor. Ali Emre, Esra Elönü, Seyyid Ensar, Orhan Özekinci, Fatih Şahin, Nurettin Durman, Ayşegül Baytut, Süleyman Unutmaz, Yunus Karadağ ve Muhammed Said Çimen bu sayının diğer şairleri.
“Ben Buralarda Ansızın” isimli şiiriyle Nurullah Genç, bu sayının arka kapağını süslüyor: “Ben buralarda günün sonunda / Yaşlıların ellerinden tutarak / Yürüyebilsem hatıralara / Çocukların gözleriyle uyusam.”
Öykü, Deneme
Bu sayının öykü sayfalarını “Samyeli” isimli öyküsüyle Sibel Eraslan ve “Fazlasıyla Geç Kalmış Bir Teşekkür” isimli öyküsüyle Yasemin Abayhan zenginleştiriyor.
İbrahim Paşalı, “Çamaşırların Kurumadığı Yerde” başlıklı yazısında Karadeniz’in sisli köyünden süzülen yokluğu ve insanın yalnızlığını anlatırken Dursun Çiçek, ağaçlar yazı dizisine bir yenisini ekliyor. Erol Göka, “Yıllar Önce ‘Ezik’ Diye Horladıklarımız” başlıklı yazısında dijitalleşen dünyada genç erkeklerin yaşadığı kimlik, sorumluluk ve sosyal beceri kaybına değinirken Kemal Sayar, “Hikem’den İlhamla” başlıklı yazısında günah, tamah ve vehim karşısında içsel olgunluğun yollarını arıyor. Mehmet Dinç, “Ölümü Hayatımızdan Çıkardığımızda” başlıklı yazısında ölüm farkındalığıyla yaşamayı ele alırken Hasan Kaçan, “Pisikletçi Cevat” başlıklı yazısında İstanbul’un nostaljik mahalle portresini sunmaya devam ediyor.
Zeynep Merdan, “Yapay Zekâ Çağı ve Kendilik Işıltısı” başlıklı yazısında entelektüel hırsızlık ve sentetik üretimleri sorgularken Senai Demirci, “Varlığın Dört Arayüzü” başlıklı yazısında namazdaki teşehhüt kelimelerini -tahiyye, mübarekât, salavat, tayyibat- ontolojik bir perspektifle yeniden okuyor. Abdullah Harmancı, “Geri Sayım” başlıklı yazısında zamanın tükenişini, yabancılaşmayı ve çağdaş insanın duygusal çöküşünü anlatıyor. Kâmil Yeşil, “Allah Razı Olsun” başlıklı yazısında teslimiyeti ve hakiki kulluk bilincini hatırlatırken Yağız Gönüler, “Kendinden Memnun, Kaderinden Razı” başlıklı yazısında bencillikten arınan olgunluk ve başkalarının kaderine saygı duyma bilincini yazıyor.
Muhammet Enes Kala, “Aklın Çilesi” başlıklı yazısında retorik kurnazlıklar karşısında zihni korumanın, iddiayı şahıstan ayırmanın önemini vurgularken Murat Erol, “Affın Mahiyeti” başlıklı yazısında af kavramını hukuk, felsefe ve insan ilişkileri bağlamında inceliyor. Gökhan Ergür, “Sana, Son” başlıklı mektubunda söyleyemediği cümlelerin içinde yaşlanan bir insanın yalnızlığını, dünyadan çekilişini ve kendisiyle yüzleşmesini kaleme alırken Harun Yakarer, “Sahicilik Kerameti” başlıklı yazısında insanın acziyetini kabul eden ve samimiyeti merkeze alan “sahici” duruşun kıymetini vurguluyor. İbrahim Tenekeci, “Harflerin Gölgesinden” başlıklı yazısında edebiyat dünyasının insani zaaflarla imtihanını, benlik tuzağını ve hakiki dostluğun ölçülerini sorgularken Âdem İnce, “Senin Yerinde Olsaydım” başlıklı yazısında başkalarının hayatındaki bilinmeyen boşlukları yargılarla doldurmamanın, sessizce eşlik edebilmenin güzelliğini anlatıyor.
Hasan Mert Kaya, “Endülüsleşen Anadolu” başlıklı yazısında bir medeniyetin asıl kaybının binalardan önce zihinlerde başladığını vurgularken Halil İbrahim İzgi, “Saraybosna’nın Tüm Sabahları” başlıklı yazısında hüzün ile neşenin, yaşam ile ölümün iç içe geçtiği Saraybosna’nın zengin hikâye evrenini kaleme alıyor. Turan Kışlakçı, “Ruhun Söyleşisi” başlıklı yazısında Ümmü Gülsüm’ün seslendirdiği Muhammed İkbal şiiri üzerinden okurunu, modern gürültüyü aşmaya ve medeniyetin kaybolan ruhunu kendi içinde yeniden diriltmeye çağırırken Mustafa Özçelik, “Mehmet Akif İnan’ın Bağlanma Şiiri Üzerinden Yorum Denemesi” başlıklı yazısında şairin, ruhi sancılardan teslimiyete uzanan dönüşümünü ve bu yolculuğun şiirine yansımalarını inceliyor.
Gökhan Gökçek, “Milletin Sadrazamı” başlıklı yazısında Talat Paşa’nın zorluklarla geçen ömrünü, İttihat ve Terakki liderliğini, Anadolu’yu koruyan Tehcir kararlarını ve gurbetteki mütevazı şehadetini anlatıyor. Arif Ay, Tayfun Doğan ve Mustafa Uçurum denemeleriyle; Mahmut Bıyıklı, Ahmet Edip Başaran ve Necdet Subaşı kitap inceleme ve değerlendirme yazılarıyla bu sayıya katkı sunan diğer isimler oluyor.

















