Murat Gülsoy’un Uygulamalı Yaratıcı Yazarlık Eğitimi’nin güz dönemi 22 ve 23 Eylül’de başlıyor

Ağustos 29, 2026

Murat Gülsoy’un Uygulamalı Yaratıcı Yazarlık Eğitimi’nin güz dönemi 22 ve 23 Eylül’de başlıyor

Murat Gülsoy’un Uygulamalı Yaratıcı Yazarlık Eğitimi’nin güz dönemi 22 ve 23 Eylül’de başlıyor.

Bültenden

Yirmi yılı aşkın süredir devam eden program, anlatım tekniklerinin yanı sıra kişinin kendi yaratıcı süreçlerini tanımasına, yazmayla kurduğu ilişkiye dair içgörü geliştirmesine ve yazma eylemini hayatının kalıcı bir parçasına dönüştürmesine odaklanıyor.

Murat Gülsoy’un yazarlık deneyimini edebiyat, anlatı kuramı ve psikoloji alanındaki birikimiyle buluşturan yaklaşımında ilham, esin ve yaratıcılık yalnızca sezgisel kavramlar olarak ele alınmıyor; yaratıcı süreçlere ilişkin bilimsel bulgulardan da yararlanılıyor. Katılımcının hangi koşullarda üretebildiğini, nerelerde tıkandığını ve bir düşüncenin, yaşantının ya da çağrışımın nasıl yazıya dönüşebildiğini fark etmesi; giderek kendi yaratıcı işleyişini tanıması amaçlanıyor.

Murat Gülsoy’un Boğaziçi Üniversitesi başta olmak üzere çeşitli kurumlarda verdiği eğitimlerden bugüne kadar binlerce katılımcı geçti. Bu süreçte çok sayıda katılımcı öykü ve romanlarını yayımladı, edebiyat ödüllerine değer görüldü. Ancak eğitimin asıl hedefi yazmanın, okumanın ve metinler üzerine konuşmanın birlikte sürdürülebildiği uzun soluklu bir atölye ortamı oluşturmak.

Çevrimiçi yürütülen program, atölye ortamının anlık etkileşimini koruyor: dersler canlı olarak yapılıyor, sorular ve tartışmalar eşzamanlı ilerliyor, metinler grup içinde birlikte değerlendiriliyor. Derslerin video kayıtlarının sonradan izlenebilmesi ise katılımcılara konuşulan konulara ve metin tartışmalarına yeniden dönme, gözden kaçırdıkları noktaları tekrar değerlendirme imkânı veriyor.

Atölyede yazmak kadar, yazdığını başkalarıyla tartışabilmek de öğreniliyor. Tüm yazılanların birlikte okunması bu nedenle programın temel unsurlarından biri. Buradaki amaç metne dışarıdan “doğru” ya da “yanlış” hükmü vermek değil; yazarın yaratmak istediği etkinin metinde oluşup oluşmadığını görebilmek, başka okurların deneyimini dinleyebilmek ve eleştiriyi savunulması gereken bir saldırı olarak değil, metni geliştiren bir bilgi kaynağı olarak kullanabilmek.

Bu süreç aynı zamanda kişinin kendi metnine mesafe almasını sağlıyor. Yazdığını paylaşmak, başkalarının metinlerini dikkatle okumak ve eleştiriyi işleyebilir hale gelmek, zaman içinde yazarlık pratiğinin doğal bir parçasına dönüşüyor.

Anlatıcı, bakış açısı, karakter, zaman, kurgu, dil ve sahne kurma gibi teknik konular elbette programın içinde yer alıyor; ancak bunlar başlı başına formüller olarak değil, yazılan ve okunan metinlerde ortaya çıkan sorunları anlamanın araçları olarak ele alınıyor. Türk ve dünya edebiyatından örnekler de aynı amaçla okunuyor.

Bu nedenle eğitim yalnızca öykü ya da roman yazmak isteyenlere yönelik değil. Otobiyografi, anı, deneme, günlük, biyografik anlatı, aile hikâyeleri, kişisel deneyimlerden yola çıkan metinler ve kurmaca ile yaşanmış malzemenin iç içe geçtiği anlatılar üzerinde çalışanlar için de güçlü bir altyapı sunuyor. Üstelik yazmayı düşünmeyen ama edebiyatı daha derinden okumak isteyenler açısından da bu eğitim önemli bir imkân sağlıyor: Bir metnin nasıl kurulmuş olduğunu içeriden görmek, okurun dikkatini ve edebiyatla kurduğu ilişkiyi değiştiriyor.

Gülsoy’un seminerlerde yıllar içinde geliştirdiği yaklaşımın düşünsel kaynakları arasında, ilk kez 2004’te yayımlanan Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık ile 2009’da yayımlanan 602. Gece: Kendini Fark Eden Hikâye de yer alıyor.

Güz 2026 dönemi

22 Eylül Salı veya 23 Eylül Çarşamba başlangıçlı iki sınıf

10 hafta / toplam 25 saat

19.30–22.00

Çevrimiçi

Program ve kayıt: https://www.muratgulsoyatolye.com/atolyeler/yaratici-yazarlik-semineri/

İletişim:

[email protected]

MuratGulsoy-Atölye

Yorum yapın