
Orhan Pamuk, bireyin yaşamını, sınıfını anlatan müzeleri daha çok sevdiğini söylemişti “Kelimeler ve Resimler” adı kitabında. Bana da doğru geldi bu yaklaşım. M.Ö. yaşamış uygarlıkların kültürünü tanımak, bilmek güzel ama kim onlar sorusunun yanıtı yok. Karakteristik özelikler, sevinçler, üzüntüler… Bilinen bir oyuncu, yazar, ressam gibi kimliği açık olan birinin yaşamına tanıklık etmek daha keyifli geliyor bana da. Sadece müze de değil böyle bir durumda keyfi yaşatacak olan. Film de olur kitap da. Ama en çok da kitap… Bu kitaplardan biri de “Güneşin Etrafında Dönen Kadın/ Nüzhet Gökdoğan” oldu. Nacide Berber’in yazdığı, İrem Çağırgan’ın resimlediği ve Final Kültür Sanat Yayınları tarafından yayımlanan kitap bu toprakların önemli bir değerini tanıtıyor bize. İtiraf edeyim ki; bu kitabı okuyana kadar Nüzhet Gökdoğan adının, Türkiye’nin ilk kadın astronomu, ilk kadın dekanı unvanıyla eşleştiğini bilmiyordum.
*Olağanüstü bir duygudur kâinatı gözlemek. Çok büyük bir şeydir o.
Yıl 1910. Ağustos’un 14’ü. İstanbul Fındıklı’da bir kız çocuğu dünyaya açıyor gözlerini. Adı Nüzhet Gökdoğan. Fındıklı’daki konağın kulesinde başlayan merak, Paris’ten İstanbul’a getirdiği bir filtre, kendi diplomasını imzalayan ilk dekan oluşu… Hayatı boyunca peşinden gelen kadınlara açtığı yol… Hatta bu kitaptan alınacak ilhamla bugün de…
Nüzhet Gökdoğan, Cumhuriyet’in ilk kuşağında yetişen, Fransa’da matematik ve fizik eğitimi alan ve Türkiye’ye dönen, yokluk içindeki bir astronomi bölümünü dünya çapında bir bilim merkezine dönüştüren gerçek bir bilim insanı. Türkiye’de yetişip de şu anda yurtdışında çalışan bilim insanlarını düşününce Fransa’daki eğitimden sonra tekrar ülkemize dönmesi de ayrıca kıymetli.
Nüzhet Gökdoğan’ın ağzından aktarılan şu satırlar da yeni yetişen kuşak için örnek teşkil edebilir diye düşünüyorum: “Biz Atatürk gençliğiydik. Bizim bu millete yapacak hizmetlerimiz olduğunu biliyorduk. O hizmet için gittik biz. Fransızlara şunu söyledim: ‘Ben altı senedir buradayım, altı senedir devlet beni okutuyor ve bekliyor. Siz altı senelik saati geri çalıştırabilir misiniz?’ (…) ‘Bu devlet beni yurt dışına göndermişti, okutmuştu. Ben ülkeme borçluydum. Benden sonraki nesillere borçluydum. Bildiklerimi onlara aktarmam gerekiyordu. Bunu da en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Hiçbir zaman keşke yurtdışında kalsaydım diye düşünmedim.’”
Gökdoğan’ın yaşam öyküsüyle birlikte ilerlerken aynı zamanda dünyanın başka yerlerinde yine cesur kadınların neler yaptığı da anekdot halinde okura sunuluyor.
Daha önceki yıllarda Halet Çambel, Halide Edip Adıvar, Füreya Koral’ın yaşam öykülerini de yazan Nacide Berber cesur kadınların yaşamöykülerinde bu defa Nüzhet Gökdoğan’ı bizimle buluşturdu. Güneşin etrafında dönen kadın ilham verici bir kitap.

















