
Zeynep Kesler Özdoğan’ın ikinci romanı “Anemonlar”, okuru geçmişin travmaları, aşk, kişisel hafıza ve tesadüflerle dolu bir yolculuğa çıkarıyor.
Zeynep Kesler Özdoğan, 1975 yılında İstanbul’da doğmuş. İstanbul Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra eğitimine yurt dışında devam eden Özdoğan, Amerika’da İşletme eğitimi almış ve İngiltere’deki Oxford Brookes Üniversitesi’nde Uluslararası Yöneticilik üzerine yüksek lisans yapmış. İş dünyasında önemli pozisyonlarda üst düzey görevler üstlenen Zeynep Kesler Özdoğan, 2014 yılında vizyona giren ve 51. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü ile Dr. Avni Tolunay Ödülü’ne layık görülen “O.H.A: Oflu Hoca’yı Aramak” filminin yapımcıları arasında yer almış, senaryoya ve içerik sürecine katkı sağlamış.
2023 yılında yayımlanan ilk romanı “Beyaz Atlı Prenses” ile edebiyat dünyasına giriş yapan Zeynep Kesler Özdoğan’ın ikinci romanı “Anemonlar” da Ceres Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. Zamanın, mekânların ve karakterlerin başka başka süreçleri arasında okuru katmanlı bir kurguyla buluşturan “Anemonlar”, geçmişin bireyin üzerine yığdığı yükleri şimdinin suretinde bir araya getirerek çocukluk travmaları, aile içi mahremiyetin getirdiği sessizlik ve birbiri ardını izleyen korkularla yaşamın köşeli yerlerinde dolaşarak buralara gölgelerini bırakan karakterlerin hem kendileriyle hem de hayatlarındaki kişilerle yüzleşmelerini konu ediyor.
Kendi halinde bir sahil kasabasına, en yakın arkadaşı Alp’i ziyarete giden ve burada tatilini geçirirken diğer yandan Alp’in babasına teknesinde yardımcı olan Engin’in, yanlarındaki tekneden gelen huzursuzluğun nedenini öğrenmek istemesiyle açılışını yapan “Anemonlar”, buradan sonra yaşamına doktor olarak devam eden büyümüş Engin’in ilerleyen yaşlardaki hayatına tuttuğu spot ışıklarıyla kurgusunu yavaş yavaş örmeye başlıyor. Mutsuz bir evliliği, bütün iç sıkıntısı, hayatın getirdiği tesadüflere kayıtsız kalamayışla oradan oraya savrulan Engin, çareyi kendini uyuşturmakta, başka kadınların kollarında aramaktadır. Bu arada bir banka müdürü olan Serap’la da kaderin cilvesiyle terapistinin muayenehanesinde karşılaşan ve sonrasında aralarında garip bir çekim başlayan Engin ve Serap, bir kez daha tesadüf eseri karşı karşıya gelince, ikisinin arasında adı konulmamış bir ilişki ortaya çıkar. Yine bir tesadüf eseri aynı apartmanda oturan, feleğin çemberini birkaç kez turlamış Jale’nin de önce Serap’la, Serap aracılığıyla da Engin’e denk gelmesi geçmişin bütün kartlarını ortaya dökerek herkesin tüm elleri görerek artırdığı bir oyunun nasıl başladığını su yüzüne çıkarır.
Zeynep Kesler Özdoğan, geçmişin bugünlere getirdiği travmaları, hafızanın kör noktalarındaki şaşmazlığıyla, önyargılar, kadın erkek ilişkileri, sesini çıkaramayanların öyküsünü çarpıcı bir dille anlatıyor “Anemonlar”da…

















