Edebiyatçıların yaşamlarını, yazdıkları mekânları, son zamanlarda okuduğu kitapları bu defa yakınlarının gözünden mercek altına almaya çalıştık.Yazar İlgi Erpelit’i, oğlu Arca Erpelit ile konuştuk.

1)Yazılarını nerede yazar? Yazarken denk geldiğinizde o an yaşadığınız ilginç bir anınız oldu mu?
Romanı Bize Ait Bir Yer’i evde olduğu zamanlarda balkonda yazdı. Masasını balkona taşıdı, kitapla ilgili bütün işlerini orada yaptı. Daha fazla sessizlik istediğinde kütüphaneye gitti. Sakin bir kafe bulduğunda orada çalıştığını da biliyorum. Romanın son bölümlerini tek başına gittiği Marmaris’te yazdı. Şu anki yazma şekli ise romandan farklı. Evde yazıyorsa ağırlıklı olarak yine balkonda çalışıyor ama doğrudan bilgisayara değil önce deftere yazıp sonra bilgisayara geçiriyor. Bu yüzden her odada defterleri var. Bulunduğu yerde aniden deftere bir şeyler yazmaya başlayabiliyor. Mutfakta bile yazarken gördüm. Henüz kütüphaneye veya kafeye gitmedi. Romanını yazarken yaşadığımız en ilginç şey balkonda sürekli aynı çocuk şarkısını dinlemesiydi. Eminem Eminem Köyümün Güzeli’ni dışarıya bakarak üst üste dinlediğini gördüğümde çok garip gelmişti. Yayımlandıktan sonra romanın ilk sayfasını okuyunca nedenini anladım.
2) Annenizle yazı/okuma üzerine neler paylaşırsınız?
Ben daha çok çizgi roman okuyorum. Sevdiklerimi annemle paylaşır ve okumasını isterim. Gün Gezgini’ni benim önerimle okudu ve çok beğendi. Kitabın anlattıklarıyla ilgili konuştuk. Sırada V For Vendetta’nın çizgi romanı var. Bir gün kriminal bir şey yazmak istediğini biliyorum, oradaki dedektif Finch karakterinin işlenişinin ilgisini çekeceğini düşünüyorum, sinema filminden daha detaylı ve daha derinlikliydi. Okuyunca fikrini öğreneceğim. Annem de bana kitaplar önerir. Çavdar Tarlasında Çocuklar mutlaka okumamı önerdiği bir kitaptı. Sineklerin Tanrısı, Çatal Dil, Amerikan Tanrıları, Kıyamet Gösterisi, Otostopçunun Galaksi Rehberi, Dönüşüm, Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek ise annemin kitaplığından kendi zevkime göre seçtiklerimdi. Dizi ve filmler hakkında da çok konuşur, birbirimize önerilerde bulunuruz.
3)Yazdıklarıyla ilgili sizden ne tür fikir/ öneri alır?
Romanı yayımlanmadan önce hiç okutmadı. Fikir veya öneri de almadı. Öykü yazmaya geçtiğinde yazdıkları hakkında konuşmaya başladık. Konusu baya değişik bir öykü yazıyordu geçen yaz. O sırada Didim’de olduğundan öyküyle ilgili çok uzun bir telefon konuşması yaptık. Ama yazdığı her şeyi okutup fikir istemez. Yine de neyi yazmak istediğini ya da neyin yazılabileceğini; insanlar, olaylar falan gibi konuşuruz bazen.
4)Yazı yazarken vazgeçemediği ritüelleri nelerdir?
Kahve içmesi gerekiyor. Kahvenin olmadığı bir yerde annem de olamaz. Ritüelden çok ortam önemli onun için. Açık hava da kahve kadar gerekli bildiğim kadarıyla. Sonra da sessizlik ve yalnızlık.
5)Son olarak, elinde en son gördüğünüz kitapları öğrenebilir miyiz?
Galiba evin her yerinde başka kitaplar okuyor. Balkondaki masasında Kitapla Hayal Etmek ve Anneler. Babalar. Erkekler. Sınıf Savaşları var. Salondaki koltuğunda Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar ve V For Vendetta var. Yatağının baş ucunda üst üste duranların hangilerini okuyor bilmiyorum.

















