Varlık’ın şubat sayısı yayımlandı

Ocak 29, 2026

Varlık’ın şubat sayısı yayımlandı

Varlık’ın şubat sayısı yayımlandı.

Tanıtım bülteninden:

Dosya: “İç Mekân ve Değişen Kimlikler” – Deniz Hasırcı, Deniz Avcı, Zeynep Tuna Ultav

Yazı: Tiyatro Sanatı: “Maskeliler” (Mehmet Konuk) – Dede Korkut Bursa Yazması Üzerine (Güney Özkılınç) – “Gelgit”in İçinde Kök Salmak ve Kumul Kumaşlar Evreni (Hıdır Eligüzel) – Kopmak mı, Tasfiye mi? Hafızanın Kırılma Anları Üzerine (Cihan Ülsen) – Ömer Erdem’in “Dolayımlar”ında Baş Geyik Metaforuyla Bir Gezinti (Engin Fırat) – Fransız Dili ve Edebiyatı Nasıl Anlatılır: Nur Melek Demir ile Söyleşi (Mine Bican) – Aynılık Cehennemi: “Pluribus” ve Kovan Zihni (Tuba Pırlant Yılmaz) – “Sincan İstasyonu”: Bir Dergi Serüveni (Abdülkadir Budak) – Bir Açıklama ve Muzaffer İlhan Erdost (Yücel Kayıran) – Hayatı İdrak Teşebbüsleri: Yaralar ve Yamalar (25) (Murat Batmankaya) – Türkçe Günlükleri (Feyza Hepçilingirler) – Rüzgâr Odası (Yavuz Özdem) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

Şiir: Metin Cengiz, Şükrü Erbaş, Altay Öktem, Levent Karataş, Hülya Deniz Ünal, Ayça Erdura, Anıl Cihan, Esra Türker Özkurt, Naci Bahtiyar

Öykü: Hüseyin Peker, İrem Üstük

Desen: Melike Kılıç

Kitaplar Arasında: “Gönülde Kitap” – Necati Tosuner (Zeynep Eşin) –  “Zürafanın Bildiği” – Gamze Güller (Ayşe Nilay Özkan) – Tahir Musa Ceylan ile “Günümüzde Benliğin ve Kişiliğin Oluşumunda Farklılaşmalar” Üzerine Söyleşi (Hande Balkız) – “İçimde Kırık Zaman” – N. Ahmet Erözenci (Selma Hangül) – “Mitler ve Arketipler / Psikomitolojiye Giriş” – Göktuğ Halis (Ayşegül Kopdagel) – Babak Zamani ile “Buluttan Sonra” Üzerine Söyleşi (Rabia Çelik Çadırcı) Edebiyattan resme, felsefeden sanat tarihine, fotoğraftan sinemaya geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık bu ay da Çağdaş Sanat, Tiyatro Sanatı, Müzik Sanatı, Nasıl Anlatılır, Türkçe Günlükleri, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında köşeleri ve yeni kitapların tanıtıldığı Kitaplar Arasında bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Editörden

Varlık’ın Şubat sayısının dosya konusu, “Dönüşen İç Mekânlar ve Kimlikler”. Dosyamıza katkıda bulunan isimler ise Deniz Hasırcı, Deniz Avcı ve Zeynep Tuna Ultav.

Deniz Hasırcı, “Modernleşmenin İzinde Kaybolan İç Mekân: Yazınsal Hafızada Boşluklar” başlıklı yazısında iç mekânı benliğin sanayileşme ve değişen toplumsal rollerle tartışıldığı bir “felsefi kabuk” olarak tanımlıyor. Poe’dan Proust’a, Woolf’tan Fitzgerald’a uzanan geniş bir edebiyat kanonunda iç mekân bileşenlerinin nasıl birer anlam haritasına dönüştüğünü gösteriyor. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Peyami Safa, Elif Şafak ve Hakan Bıçakçı gibi isimlerin metinlerindeki “sessizliklere” ve “boşluklara” odaklanıyor. Edebiyatın sunduğu mekânsal fragmanlar aracılığıyla, modern iç mekânın bir konfor alanı olmaktan çıkıp, kimliğin parçalanmışlığını ve geçmişle şimdi arasındaki çözülmemiş gerilimleri barındıran huzursuz bir manzaraya dönüştüğünü ileri sürüyor. Hasırcı’ya göre edebî betimlemelerdeki boşluklar, Türkiye’deki modernleşme sürecinin tanımındaki belirsizlikleri, kültürel tedirginlikleri ve özellikle kadınların iç mekân kurgusundaki görünmez kılınan emeğini açığa çıkaran sessizlikler olarak okunmalı.

Deniz Avcı, “İç Mekânın Hafızası: Kimlik ve Gündelik Yaşam” başlıklı yazısında Vittorio De Sica’nın Una Breve Vacanza (Kısa Bir Tatil) filmi üzerinden sanatoryum mimarisini ve iç mekânın hastalık deneyimini nasıl şekillendirdiğini inceliyor. Filmin kahramanı Clara’nın Milano’daki karanlık ve sıkışık evsel mekânı ile Sondalo Sanatoryumu’nun aydınlık ve steril odaları arasındaki kontrastı sınıfsal ve mediko-sosyal bir perspektifle ele alıyor. Filmin isminde de yankılanan “küçük tatil” vaadinin aslında tedavi protokolleri ve mimari düzenlemelerle örülü katı bir disiplin rejimine dönüştüğü o ironik eşiğe dikkat çekiyor. Mekânın sosyal olarak üretildiğini ve hastalığın bu mekânsallık içinde yeniden yorumlandığını vurgulayan Avcı’ya göre sanatoryumlar sadece birer sağlık kurumu değil, Modern Hareket’in işlevsel tasarım prensiplerinin somutlaştığı, hastanın sosyal ve psikolojik dönüşümünü tetikleyen mekânsal kurgular.

Zeynep Tuna Ultav, “Modern İç Mekân Hikâyelerinin Katmanları: Kadın İçmimarlar ve Sessizliğin Direnişi” başlıklı yazısında modern iç mekân tarihinin adları görünmeyen kurucularına, kadın tasarımcılara odaklanıyor. DATUMM (Dokümantasyon ve Arşivleme Türkiye’de Modern Mobilya) grubunun yürüttüğü sözlü tarih çalışmalarından hareketle Bedia Çolak, Bediz Koz, Gözen Küçükerman ve Nilgün Çarkacı’nın profesyonel serüvenlerini aktarıyor. Kadın içmimarların modernliği bir manifesto olarak değil, gündelik yaşam bilgisini etik bir özen ve alçakgönüllülükle dönüştürerek kurduklarını belirtiyor. Tasarımın sadece nesnelerle değil, deneyimlenen mekânlar ve kurulan ilişkilerle örüldüğünü hatırlatırken bu ‘sessiz’ üretimin modern Türk içmimarlığının görünmez kılınan o en hakiki damarını oluşturduğunu savunuyor. Ultav’a göre kadın öncülerin hikâyeleri, tarihyazımındaki eril anlatıya karşı bir bellek direnişi oluştururken iç mekânın duygusal, pedagojik ve toplumsal boyutunu yeniden tanımlıyor.

Mart sayımızda buluşmak üzere.

Yorum yapın