Sahi Biz Kimiz?(!) | Aynur Kulak

Eylül 26, 2025

Sahi Biz Kimiz?(!) | Aynur Kulak

Yasemin Akçam Ateşman’ın Düş Sözcükleri Yayınları tarafından yayımlanan hikayeleri Sahi Siz Kimdiniz? yakın tarihimize bireysel, toplumsal, politik ve kültürel taraflarıyla farklı bir perspektiften bakan anlatısı ile bizimle buluşuyor. Yaşanan gerçeklikler söz konusu olduğunda çok da konuşulmayan, yaşanan gerçeklerin yarattığı duygu yoğunluğunun doğru olarak ifadesini bulamadığı toplumlarda “Siz kimsiniz?” ya da “Kimsin sen?” sorularının sıkça karşımıza çıktığını düşünürsek,  Sahi Siz Kimdiniz? başlığı zaten doğrudan bir sorgulama, kimlik ve hatırlama meselesine işaret etmesi adına önem kazanıyor. Bu bağlamda kitaba giren hikayelerin tamamı bireysel ve toplumsal belleğin kesiştiği noktaları, insan ilişkilerinin inceliklerini ve geçmişle şimdi arasındaki gerilimleri inceleyen metinler olarak okunabilir.

Yasemin Akçam Ateşman’ın kitaba adını veren sorusu Sahi Siz Kimdiniz?  çoğu yerde hem nüanslı hem de sorgulayıcı yapısıyla önemli bir yer ediniyor.  Soruyla başlayan bu önemli inşa, okuyucuyu doğrudan muhatap alıyor ve “soru soran” bir söylem benimsendiği için kitapta okuduğumuz tüm hikayeler hem tek tek hem de bir bütün olarak anlamlı kılınmış oluyor. Böylece belli bir mesafeden metinler okuyan okur değil, hikayelerin içine girerek hatırlayan, geriye doğru giderek yaşanan tüm bireysel ve toplumsal meseleleri yeniden inşa ederek sorgulayan kişilere dönüşüyoruz. Bu durum  Sahi Siz Kimdiniz? içindeki hikayelerin yazılma sebeplerini, Yasemin Akçam Ateşman’ın masasının başına neden hafızamızı -ve ayrıca duygularımızı- harekete geçirmek için oturduğunu açıklıyor. “Sahi biz kimiz!” bunu net olarak görebiliyoruz kesinlikle. 

Sahi Siz Kimdiniz? kitabı sadece yakın tarihimizin sorgulandığı hikayeler bütünü değil. Hikayeleri okudukça 70’ler, 80’ler, 90’lar ve 2000’lerin ilk çeyreği olmak üzere geniş zamansal bir perspektif ile karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Karakterlerin özelde ve kamusal alanlarda başlarına gelen her ayrıntıda siyasi yapılanmanın etkisini görüyoruz. Yaşama uğraşı, toplumsal ve siyasal normlarla mücadeleleri o dönemin şartlarına göre okurken, ne kadar zorlu aşamalardan geçtiğimizi görüyoruz. Şimdiki zamanın içindeyken içerden bir bakışla geçmişteki hikayeleri okumak mantalitelerin neredeyse değişmemiş olduğunu görmemiz adına çarpıcı.   Yasemin Akçam Ateşman hikayeler boyunca bu önemli nüans üzerinden yapılandırıyor hikayelerini.

Bu noktada karakterlerin hikayelerin içerisindeki varlıklarına değinmek gerekiyor.  Kitap karakterleri genellikle zengin iç dünyalara sahip, tam anlamıyla “tamamlanmış” figürlerden ziyade kırılgan, hatırlayan ve yanılan insanlar. Karakter ilişkilerinin küçük ayrıntılar üzerinden kurulması, insanların birbirlerini nasıl yanlış anladıklarını veya eksik gördüklerini etkileyici biçimde gösteriyor. Antagonist/kahraman ayrımı belli kalıplara sokulmamış; çoğu karakter hem zaafları hem erdemleriyle varlar. Bu karakterlerde kendimizi görmemiz imkansız, çünkü hepimiz gibiler. Karakterler üzerinden hikayelerde kullanılan bu aynalama -veya yansıtma yöntemi- ile hikayelerin içinde yer alan tüm tematik unsurlarla yüzleşmemiz sağlanıyor.    

Kitabın kurgusu doğrusal kalıplara sıkı sıkıya bağlı değil: anlık izdüşümler, geri dönüşler ve küçük odak değişimleri üzerine kurulmuş bir akış var. Hikayeler birbirini tamamlayan mozaikler şeklinde çalışıyor; kısa bölümler, anekdotlar veya iç monologlar aracılığıyla büyük resmi kademeli olarak açığa çıkarılıyor. Bu yapı, metnin tematik yoğunluğunu korurken tempo ve merak unsurlarını da canlı tutuyor. Bu canlılık “siz” ve “ben” arasındaki sınırları, kimliklerin nasıl kurulduğunu ve dış etkenlerle nasıl değiştiğini irdeliyor aynı zamanda. Kimlik hem toplumsal bir etiket hem de içsel bir serüven olarak işleniyor çünkü. Yanı sıra hatıra, yanlış hatırlama, unutma/gömme gibi motifler hikayelerde sıkça tekrar ediyor. Geçmişin gölgesi bugünü nasıl biçimlendiriyor sorusunun metnin merkezinde yer alması tesadüf olmaktan çıkıp önemli bir çekirdek unsur oluyor böylece. 

Sahi Siz Kimdiniz? kitabı üzerine bahsetmeden geçemeyeceğim unsurların başında Yasemin Akçam Ateşman’ın üslubu yer alıyor. İnce, dikkatli bir gözlemcilikle örülmüş bir üslubu var Ateşman’ın.  Özellikle betimlemeler yer yer şiirsel bir yoğunluğa yaklaşırken ve şiirler direkt hikayelerin içinde yer alırken anlatı çoğunlukla yalın ve doğrudan kalmayı başarıyor. İç monologlar ile diyaloglar arasında iyi bir denge var; diyaloglar metnin gerçekçiliğini güçlendirirken iç monologlar ise psikolojik derinlik katıyor. Bahsetmeden geçmek istemediğim bir diğer unsur ise müzik ve kullanıla müziklerin, parçaların hikayelerin ritmine olan katkıları. Hikayelerin koyulaştığı anlarda bu müziklerin vasıtasıyla sağlanan ritim hikayeler arası akışı durağan olmaktan çıkarıyor. 

Sahi Siz Kimdiniz? başlığıyla sözünü cesurca söyleyen, kimlik ve bellek meselelerini hem içten hem de eleştirel bir dil ile ele alan bir hikayeler bütünü. Üslup, duygu ve düşünceyi dengeli kullanarak okuyucuyu düşündüren, sorgulatan ve tekrar okumaya davet eden bir kitap. Tüm zorluklara rağmen umudun, neşenin, mücadelenin ve direnişin sesini taşıyan Sahi Siz Kimdiniz? sorusunun sizdeki yanıtını öğrenmek isterseniz hikayeleri gözden kaçırmamanızı dilerim.

Yorum yapın