Masthead header

2021’de Türk Edebiyatı’nın ilk 11’i | Metin Celâl

Covid salgınına eklenen ekonomik krize rağmen bu yıl da yayıncılarımız çok çalıştı, çok kitap üretti. 2019’da 68 bin 554 yeni kitap yayınlanmış, 2020’de yeni kitap çeşiti 78 bin 500’ü bulmuştu. 2021’de de bu rakama ulaşılacağını öngörebiliriz. 2020’de toplam kitap üretimi 617.413.632 adet olmuştu. Yayfed’in aylık raporlarına bakarsak bu yıl da bu rakamları yakalayacak yayıncılık sektörü. Yeni yayınlanan kitap çeşidinde ise küçük bir düşme olabilir. Zira yılı Dünya çapında sürekli artan kâğıt fiyatlarıyla geçirdik. TL’nin değer kaybı da eklenince yayıncılarımız zor günler geçirdi. Özellikle aralık ayında yaşanan döviz bunalımı yayıncıları çok kötü etkiledi. Küçük yayınevlerinden üretimi durdukları ya da kapandıkları haberleri geliyor. Umarım bu yaygınlaşmaz. Ama gelecek yıl daha az çeviri kitap üretileceğini öngörebiliriz. Kitap fiyatlarındaki büyük artış da kitap alımlarını olumsuz etkileyecek.  

2021’in çok satanları yine klasikler oldu. Orhan Pamuk’un Veba Geceleri, Ahmet Ümit’in Kayıp Tanrılar Ülkesi, Ayşe Kulin’in Hazan, Zülfü Livaneli’nin Balıkçı ve Oğlu, Madeline Miller’ın Ben Kirke, Amin Maalouf’un Empedokles’in Dostları, Matt Haig’in Geceyarısı Kütüphanesi çok satan listelerinden aklımda kalan kitaplar.      

İlk 11’e gelirsek, her zaman belirttiğim gibi bu liste benim okumalarım ile sınırlı. 80 bin çeşide yakın yeni kitap yayınlanan, bunların %20’sinin edebiyat eseri olduğu bir yayıncılık ortamında kuşkusuz benim okuyabildiklerim çok küçük bir sayı. 2021’de okuduğum 171 kitap arasından bir seçim yapıyorum. Okuma yoğunluğumda romanlar ağır bassa da bu yıl daha çok inceleme -araştırma okumuşum. Özellikle biyografiler ve mektup derlemeleri ilgimi çekmiş. 

“Türk Edebiyatı’nın ilk 11’i” derken bir sıralama yapmıyorum. Zaten bir romanla öykünün, şiirle inceleme kitabının karşılaştırılamayacağı bir gerçek. “İlk 11” bir futbol takımının sahaya çıkan ilk on biri gibi. Hepsi birbirinden değerli.     

2021’de okuduğum telif eserlerden seçtiğim ilk 11 şöyle;

  1. Tamaşa-yi Dünya ve Cefakâr U Cefakeş, Evangelinos Misailidis, Yapı Kredi Yayınları

Türkçenin ilk romanlarından, Karamanlı Türkçesinin en büyük eserlerinden. 1872 yılında yayınlanmış. İlk yayınlanışından 149 yıl sonra Latin Alfabesiyle tam olarak okuyoruz. Bir seyahat ve macera romanı. Türünün ilk örneği sanıyorum. Renkli üslubuyla eşsiz bir dil hazinesi olmanın yanı sıra, geçtiği ülkelerin o devirdeki halleri, türlü türlü âdetleri, bazıları hâlâ yaşayan önyargıları ve boş inançları hakkında birbirinden ilginç bilgiler içeren son derece değerli bir kaynak. 

  1. Talan Şiirleri, Hilmi Yavuz, Everest yay. 

Türk Şiirinin yaşayan büyük ustalarından Hilmi Yavuz 85. yaşını yeni bir kitapla kutladı. Büyük bir emekle, ince ince işlenmiş bir şiirler toplamı. Vural Bahadır Bayrıl, “Talan Şiirleri kültür tarihiyle birlikte kendi tarihini de talan eden bir şairin bütün şiirlerine yazdığı bir sonsöz gibidir,” diye yazmış.  

  1. İki Satır, İki Satırdır, Edip Cansever, Yapı Kredi Yayınları

Usta bir şairden büyük bir sanatçıya yazılmış mektuplar. Kitap Edip Cansever’in Alev Ebüzziya’ya 1962-76 yılları arasında 123 mektuptan oluşuyor. Karşılıksız kalmış büyük bir aşkın nasıl yaşandığını okurken, şiirimizin büyük bir ustasının iç dünyasına ve günlük yaşamına da şahit oluyorsunuz.  

  1. Düşüşten Sonra, Selim İleri- Burcu Aktaş, Everest yay. 

“Kaygılar ortasında yaşama tutunmaya çalışan bir anlatı…”  diye tanıtılmış kitap. Selim İleri geçirdiği ağır hastalık ve hastane günleri sonrasında buluştuğu yakın dostu Burcu Aktaş’a hem geçmişi hakkında düşündüklerini, anımsadıklarını anlatıyor, hem de unutamadığı edebiyat eserlerine göndermeler yapıyor. Etkileyici bir söyleşi.  

  1. Ülker Abla, Seray Şahiner, Everest yay. 

Yıllardır kocasından şiddet gören, parası ve bir mesleği, gidecek bir yeri olmadığı için buna katlanan bir kadın nihayet bir gün evi terk eder. Kocasının bulduğu anda öldürüleceğini bilerek bir hastaneye sığınır ve “fahri refakatçi” olur. Seray Şahiner, Ülker Abla’nın hayatta kalma mücadelesini anlatırken günümüz Türkiye’sinin halini tüm gerçekliğiyle yazmış. 

  1. Kitap İçin 4, Selçuk Altun, İş Bankası Kültür yay. 

Yazarlığının yanında tam bir okuma sevdalısı ve bibliyofil olan Selçuk Altun yıllardır okuma macerasını aforizma, alıntı ve kıs(s)a notlardan oluşan günlük maddeleri halinde Ot dergisinde yayınlıyor, sonra da kitaplaştırıyor. Kitap İçin 4, bu dizinin yeni kitabı. 

  1. Kardeşime Mektuplar, Attilâ İlhan, Kaynak yay.

Attilâ İlhan’ın, kardeşi Cengiz İlhan’a 1951-1953 yıllarında İstanbul ve Paris’ten yazdığı mektuplar onlarca yıl sonra bir sahafta bulunup kitaplaştı.  Attilâ İlhan’ın kendi hayatı ile ilgili aldığı kararlar, yaşamını, hedeflerini belirleme çalışmalarından oluşan mektuplar bir kardeşten çok kendi gibi edebiyat meraklısı bir dosta yazılmış gibi. Mektuplar Attilâ İlhan’ın edebi yaşamını, yazma anlayışını inceleyecekler için bizzat yazarın ağzından önemli bilgiler içeriyor. 

  1. Veba Geceleri, Orhan Pamuk, Yapı Kredi yay. 

Bir veba salgını sırasında bir Osmanlı adasında yaşananların anlatıldığı romanda Orhan Pamuk salgın, karantina, devlet ve birey konularını tartışmaya açarken Osmanlı’nın son dönemlerine de önemli atıflarda bulunuyor.  

  1. Dünbatımı Defterleri, İbrahim Yıldırım, Kırmızı Kedi yay.

İbrahim Yıldırım, Dünbatımı Defterleri’nde ilk kitabı ile edebiyat dünyasından dışlanmış, kitabı imha edilip edebiyata küsmüş bir yazarın intihar etmeden önceki son elli saatinde yaşadıklarını anlatıyor. Yıldırım’ın çok katmanlı, göndermeler, anıştırmalar, yinelemelerle gelişen ve metinlerarası, türlerarası bağlar kuran, oyunlar ve aldatmacalarla okuru metne katan anlatı anlayışının son örneği ve en üst noktası. 

  1. Sanki Her Şey Dün Gibi, Hilmi Yavuz – Oktay Akbal, Everest yay. 

İki büyük ustayı, Oktay Akbal ve Hilmi Yavuz’u, özel yaşamlarını, edebi dünyalarını tanımak açısından çok değerli bir kaynak olmasının yanında, taşıdığı edebi lezzetle de mektup türünün çok değerli örneklerinden biri. 

  1. Hasan Âli Yücel, Tanıl Bora, İletişim yay.

Hasan Âli Yücel yaşarken de, ölümünden sonra da hep kasten yanlış anlaşılmış biri. Tanıl Bora kapsamlı bir biyografi ortaya çıkarmış. Üstelik bunu Hasan Âli Yücel’le ilgili olarak sempati ya da nefretle değil empati kurmaya, doğru anlamaya çalışarak yapmış. Yücel’i tüm yönleriyle anlatan bir çalışma.  

edebiyathaber.net (29 Aralık 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r