Masthead header

Süryanileri bilir misiniz?

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

Anadolu'nun "tanımlanmayan" rengi Süryaniler, ilk kez kendi gazetelerini çıkararak "Biz de varız" diyor. "Sabro" yani umut, Süryanilerin sesini duyurmaya çalışacak.

Türkiye'de Süryanilerin ilk gazetesi "Sabro", 12 Mart'ta yayın hayatına başladı.

Türkçe ve Süryanice olan gazete, ilk etapta aylık olarak yayımlanacak.

Midyat'ta çıkacak gazetenin şimdilik 5 kişilik gönüllü bir ekibi var.

Süryanilerin umudu

Cnnturk.com'a konuşan gazetenin sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Tuma Çelik, Sabro'nun Süryanice’de "umut" anlamına geldiğini söyledi.

Çelik, "Bizim de geleceğe ilişkin umudumuz olduğu için en uygun ismin bu olacağını düşündük ve bu adı seçtik" dedi.

25 yıl önce göç ettiği İsviçre'den 1 yıl önce dönen Çelik, gazeteyi çıkarmaya nasıl karar verdiğini şu sözlerle anlattı:

"Daha önce Avrupa'da Renyo Hiro (Özgür Düşünce) ve Qenneshrin dergi/gazetelerinin her aşamasında yer aldım. İsveç'te satalit üzerinden yayın yapan Suroyo TV'nin kuruluşunda yer aldım.

Bütün bu çalışmalar esnasında Türkiye'de bir yayın çıkarma umudu sürekli vardı. Ancak somut olarak yaklaşık 6 ay önce Sabro'nun kuruluşu konusunda çevremdeki arkadaşlarla tartışmaya başladık. 3 ay önce de karar verdik ve çalışmalara başladık."

"Zorlukları aşmakta kararlıyız"

Şimdilik ayda bir çıkacak gazetenin, önümüzdeki süreçte önce 15 günlük daha sonra da haftalık olarak yayınlanmasını hedeflediklerini belirten Çelik, bu konuda henüz somut bir takvim belirlemediklerini, bu takvimi belirleyecek olanların da okuyucular olacağını ifade etti.

Çelik, şöyle devam etti:

"Temel olarak Türkçe ve Süryanice çıkacağız. Buna Arapça da eklemek gibi bir düşüncemiz var. Gazetemizin içeriğinde halkımızın durumu, talepleri ve umutlarımızın yanı sıra çevremizdeki yaşam da yer alacak. Türkiye’deki gündemi de takip edip buna yönelik düşüncelerimizi ortaya koyacağız. Haber de olacak ama şimdilik aylık olduğumuz için bu nokta biraz zayıf kalabilir. Ama özel haberler sürekli olacak."

Süryanice yazımında zorluk çektiklerini vurgulayan Çelik, dağıtım konusunda yaşadıkları sıkıntıları giderebilmek için de farklı metotlar kullanacaklarını söyledi.

Çelik, "Türkiye’nin değişik yerlerinde (İstanbul, Ankara, İzmir, Antakya, Diyarbakır, Mardin vb.) bulunan gönüllü arkadaşlarımız, dost kurumlar ve kitapçılar aracılığıyla insanlara ulaşmaya çalışacağız. Abonelik sistemini elimizden geldiğince geliştirmeye çalışacağız. Bize bir şekilde adresini (elden, telefon ve e-mail yoluyla) ulaştıran insanlara gazeteyi postayla göndereceğiz" dedi.

Ayrıca ekonomik olarak da yaşadıkları zorluklar olduğunun altını çizen Çelik, “Ama biz bütün bu zorlukları aşma konusunda kararlıyız. İlk olduğumuz için de değişik yerlerden yardım alabileceğimize inanıyoruz” diye konuştu.

"Süryani göçü bilinçli bir şekilde devreye sokuldu"

1980'lerde başlayan "savaş"a da değinen Çelik, bu "savaş"ta Süryanilerin taraf olmamalarına rağmen en fazla zararı gördüklerini belirtti.

Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"1985-95 yılları arasında yaşanan ‘faili meçhul’ler ırasında 50’ye yakın Süryani öldürüldü. Din adamları kaçırılıp, serbest kalmaları için fidye ödendi. Bu olaylar sonucunda da çok büyük bir Süryani kitlesi yurtdışına kaçmak zorunda kaldı.

Böylece Türkiye’deki Süryani nüfusu yok olma aşamasına geldi. O dönemde yaşanan olayların hiçbiri açıklığa kavuşturulmadı. Bu durum bizde, 'Süryani göçü'nün bazı güçler tarafında bilinçli bir şekilde devreye sokulduğu izlenimini yarattı."

"Taleplerimiz…"

"Bizler 90 yıllık Türkiye tarihi içerisinde en ufak bir olumsuzluğa neden olmamamıza rağmen sürekli baskı gördük" diyen Çelik, Lozan Antlaşması’ndaki hükümlere rağmen azınlık haklarından yararlanmalarına izin verilmediğine işaret etti.

Çelik, "Dilimiz, kültürümüz ve bir bütün olarak halkımız yok olma aşamasına getirildi. Son dönemde ise yapılan kadastro çalışmalarında yaşadığımız topraklar ellerimizden alındı. Türkiye’nin değişime yönelik adımlar atmasıyla birlikte başlayan geri dönüşler ortamın belirsizliğinden dolayı durma aşamasına geldi. İşte bizim taleplerimiz bütün bu sorunların giderilmesine imkân sunacak yasal düzenlemelerin yapılması ve fiili olarak bu düzenlemelerin hayata indirgenmesidir" dedi.

"Süryaniler dönmek istiyor ama…"

2000’li yıllarda yüzeysel de olsa başlayan Türkiye'deki olumlu ortamın Süryanilerin yeniden umutlanmasına ve ülkelerine dönmesine neden olduğunu ifade eden Çelik, bugün Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Süryanilerin yaklaşık yüzde 8'inin bu olumlu söylemden etkilenip geri dönenlerden oluştuğunu kaydetti.

Ancak şu an bu dönüşlerde belli bir durgunluk yaşandığını sözlerine ekleyen Çelik, "söylem" ile "realite"nin birbirine uymadığına dikkati çekti.

Süryanilerin hala sorunlarla boğuşmaya devam ettiğine vurgu yapan Çelik, dolayısıyla yurtdışında belli bir düzen kurmuş olan insanların bu kurulu düzenlerini bozup geri dönmeye çekindiklerini söyledi.

Umut var mı?

Kaygılarının başında da Süryanilerin hala herhangi bir tanıma sahip olmamalarının geldiğini dile getiren Çelik, "Kadastro çalışmalarında yaşanan olumsuzluklar, geçtiğimiz günlerde Taksim’de yapılan 'Hocalı Mitingi'nde yaşananlar, yargıda alınan bazı kararlar, dönüş konusunda yaşanan tedirginliğin hiç de boş olmadığını gösteriyor" diye konuştu.

Çelik sözlerini, "Ama 'umut' var mı derseniz, evet her şeye rağmen umudumuz var. Ve biz bu umudun sesi olmaya çalışacağız" diyerek tamamladı.

Süryaniler kimdir?

Süryaniler, en az 6 bin yıllık tarihleri olan ve Sami grubuna bağlı Ortadoğu’nun yerleşik bir halkı.

Şu anda Irak, Türkiye, Suriye ve Lübnan arasında kalan bölgede yaşamlarını kesintisiz bir şekilde devam ettirmeye çalışan Süryaniler, tarihi süreç içerisinde insanlığa hizmet eden birçok değer yarattı.

Kökenleri Akad, Babil, Asur, Keldani ve Aramiler’e dayanan Süryaniler, zaman içerisinde gördükleri katliam, baskı ve asimilasyon nedeniyle nüfusları sürekli azaldı ve çoğu ülkelerinin dışına çıkmak zorunda kaldı.

Şu anda Türkiye’de yaklaşık olarak 25 bin Süryani bulunuyor. Bunların yaklaşık 5 bini Mardin, Şırnak, Hakkari, Batman, Adıyaman ve Diyarbakır’da; geri kalanlar da İstanbul’da. Yurtdışında ise, sadece Türkiye kökenli yaklaşık 300 bin Süryani yaşıyor.

Tuma Çelik kimdir?

1964 yılında Midyat’ın Anhil (Yemişli) köyünde doğdu. 9 yaşında İstanbul’a, 1985 yılında İsviçre’ye göç etti. 1 yıl önce Türkiye’ye geri döndü.

20 yıldır aktif olarak Süryanilerle ilgili çalışmaların içinde yer alan Çelik, bu konuda birçok araştırma yaptı ve bu çalışmalarını değişik seminer ve sempozyumlarda ortaya koydu.

"Mezopotamya Uygarlığında Süryani Halkı" adlı tarih kitabının çalışmasında yer aldı. Değişik dergilerde çıkan yazıları "Mızrak Çuvala Sığmıyor" ve "Umudumuz Başka Bahara Kalmasın" adlı kitaplarda toplanıp yayınlandı.

Türkiye'de yayınlanan diğer azınlık gazeteleri

* Agos (Ermeni)

* Apoyevmatini (Rum)

* İho (Rum)

* Jamanag (Ermeni)

* Nor Marmara (Ermeni)

* Şalom (Yahudi)

Abone olmak için gazetesabro@hotmail.com adresine mail atabilirsiniz

Yazan: Emine Koç – Cnnturk.com (22 Mart 2012) 

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z