Masthead header

Nâzım’la cazı yaşamak

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

Nâzım Hikmet’in şiirlerini caz müziğine uyarlayan Defne Şahin, onun şiirlerinde en çok özgürlüğe duyular özlem, doğa ve kardeşlikten etkilendiğini söylüyor.

“Sesimin en güçlü enstrümanım olduğu kanısına oldukça erken vardım”diyen Berlinli caz şarkıcısı Defne Şahin, mayıs ayında çıkardığı ilk albümü“Yaşamak – To live with the words of Nazım Hikmet” kapsamında Türkiye turnesine çıkıyor.

Küçük yaşta piyano, perküsyon, gitar eğitimi almaya başladıysa da o kendi sesine kulak vermiş ve Berlin’deki Güzel Sanatlar Üniversitesi ve Barselona’daki Escola Superior de Música de Catalunya’da Caz Şanı okumuş.

Nâzım şiirlerini yorumladığı, Kalan Müzik’ten çıkan, on iki şarkının bulunduğu albümde iki Zülfü Livaneli bestesi dışında tüm besteler Şahin’e ait:

“Albüm çalışmalarına başlarken, etkilenmemek ve kendi fikir ve düşüncelerimi sınırlamamak için bu şiirlerin başka bestelerini dinlememeye karar verdim. Ama bu şiirlerin başka müzisyenler tarafından da bestelenmiş olduğunu biliyordum ve sonrasında da tabii ki dinledim. Galiba Nâzım’ın bazı şiirlerini caz tarzında ilk defa ben besteledim.”

Goethe Enstitüsü’nün desteklediği turne kapsamında Şahin’le birlikte sahnede olacak müzisyenler ise; New York ve Berlin’de yaşamını sürdüren Can Olgun (piyano), Simon Quinn (bas) ve Martin Krümmling (davul).

– Nâzım Hikmet şiirleriyle ne zaman tanıştınız? İlk albüm için neden Nazım şiirlerini tercih ettiniz?

Beş yaşındayken Nazım’ın “Dünyayı Verelim Çocuklara” şiirini ilk defa dinledim ve çok etkilendim. Türkçe şiirler bestelemeye karar verdiğimde ilk aklıma gelen şiir de bu şiir oldu.

Nâzım Hikmet Almanya’da Türkiye’deki kadar bilinmiyor, dolayısıyla şiirlerini daha çok Zülfü Livaneli ve Cem Karaca gibi sanatçıların şarkılarıyla tanıdım. Ancak Nâzım’ın ilk şiirini besteledikten sonra, bilinçli bir şekilde Nâzım’ın yazıları arasında besteleyebileceğim sözler arayışına girdim. Bestelemek istediğim birçok şiirinin bulunduğunu anladıktan sonra da bir albüm yapmaya karar verdim.

Nâzım’ın yazılarının beni en çok etkileyen yanı ise özgürlüğe duyulan özlem, doğa ve kardeşlikten bahsediyor olmaları.

– Hiç yayınlanmamış bir Nazım kaydı var albümde. Albümde yer vermeye nasıl karar verdiniz?

Kalan Müzik’in değerli sahibi Hasan Saltık albümümü dinledikten sonra bana Nazım’ın bu kaydını albümümde yer vermem için armağan etti. Bu, hayatımda şimdiye dek aldığım en güzel ve en önemli armağan idi. Nâzım’ın sesinin hiç yayınlanmamış bir kaydının benim sesimin yanında yer alması benim için gerçekten büyüleyici.

– Julia Hülsmann albüme giriş yazısı yazmış. Kendisi Nâzım Hikmet’i sizinle mi tanıdı?

Julia Hülsmann Almanya’nın en tanınmış caz piyanistidir ve kendisi bugüne kadar birçok şiiri bestelemiştir. Hülsmann’dan aldığım piyano ve beste dersleri sayesinde ben de şiir bestelemeye başladım ve tabii ki bu çalışmalar kapsamında da kendisi benim vasıtamla Nâzım’ın bazı şiirleriyle tanıştı.

– Bundan sonraki albüm için neler düşünüyorsunuz?

Çeşitli projeler üzerinde çalışıyorum, bunlardan bir tanesi Berlin ve İstanbul’da yaşayan bazı müzisyenleri bir araya getirerek değişik müzikal kökenlerinin sentezini sağlamayı amaçlayan berlinİStanbul projesi. Ayrıca New York’ta çalacağım besteler üzerinde çalışıyorum. İlk önce hangi projemin bir albüm kapsamında geçekleşeceği önümüzdeki aylarda netleşecek.

Kaynak: Cumhuriyet (27 Haziran 2012)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z