Masthead header

Çok satan 2. el kitap listesi

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

6. Beyoğlu Sahaf Festivali başladı, kitaplar, plaklar tezgahlarda yerini aldı. Akşam gazetesinden Emine Özcan, festivalin katılımcısı sahaflardan Bengi Berksoy’la konuştu. Çok satan 2. el kitap listesinin zirvesinde Oğuz Atay var. 

- Nereden bulaştınız sahaflık işine?

İlk kitap tezgahımı 13 yaşındayken açtım. Babamın evdeki kitaplarını alıp İdealtepe’de caminin önünde satmaya başladım. Hala içimde ukdedir. İmzalı kitapları vardı. Ve ben onları üç kuruşa sattım (gülüyor). Bunca yıl geçti. Alıp yerine koymak istedim. Birine bile rastlamadım. Daha düzenli tezgah açtığım dönem liseye gittiğim dönemdi. Kadıköy’ün alt tarafında pazar günleri kitap tezgahları açılıyordu. Görür görmez bende bir ışık yandı yine. Babamın kalan kitaplarını da kardeşimle orada sattım. Akmar’ın Akmar olduğu dönemlerdeyse  b sınıfı, seç-al kitapları satıyordum. Lise bitti. Beyoğlu’nda Aslıhan Pasajı’nda bir arkadaşımla ortak dükkan açtık. Sonra o bıraktı. Ben devam ettim. Yani 16 yaşında başladığıma göre 17 yıldır bu işi yapıyorum.

- Genelde sahaflık işi erkek mesleği gibi görülür… 

Mesleğe başladığımda birkaç kadın sahaf vardı. Ama hurdacı gezip, bekar odalarına girip kitap seçen pek kadın sahaf yok. Kitapları birkaç  şekilde temin ediyoruz. Bilenler haber veriyor. Yani evinde kitap satmak isteyenler. Bazıları da kitaplarını eskicilere, kağıt toplayıcılarına veriyor. Ben de onların mekanına gidip kitapları alıyorum. Hurdacılar genellikle şehir merkezindeki semtlerin arka muhitlerinde, bekar evlerinde kalıyorlar. Çünkü çoğu memleketindeki ailesine para göndermek için bu işi yapıyor. Çöpten topladıkları kağıtları ayrıştırıp doğanın korunmasına katkıda bulunuyorlar. Öte yandan kıymetli olan çoğu eserin bir müzede yerini almasını da sağlayabiliyorlar. Yaptıkları iş çok önemli.

- Tek kaynak müşteriler ve eskiciler mi? 

Yurtdışına çıktığımda da Türkiye’de satmak üzere kitap bakıyorum ama Osmanlı ve Türkiye ile ilgili eski kitaplara ulaşmak hem kolay olmuyor hem de fiyatlar o kadar uygun olmuyor. Yurtdışı baskıları olan 1800’lerin kitapları, gravürleri gibi daha ağır parçalar da oluyor. Piyasası var. Genelde müzayede kitapları oluyor onlar. Hollanda Utrecht’te kurulan plak fuarına katılmaya çalışıyorum. Bit pazarları yıllardır kitap toplama alanlarımdan biri.

- Kıymetli kitabın kriteri nedir?

Kıymetli kitap baskısı olmayan kitaptır. Ama her baskısı olmayan kitap kıymetlidir diye bir şey yok. Yani kıymet meselesi biraz yazarın edebiyatı ve kitlesi olmasıyla ilgili bir şey.

- Ya plaklar?

Eskiden plak çevresi çok daha dardı. Şimdi  her kesimden insan plak alışverişi yapabiliyor.  Artık insanlar evlerinde pikaptan plak dinlemeyi bir zevk olarak görüyor. Çok genç bir nesil Pink Floyd’u CD yerine plaktan dinlemeyi tercih ediyor. Yani Issız Adam’la nostaljik bir ilgi oluşmuş olabilir ama bu ilgi hala ayakta ve müzikal kaliteye yönelik. Kulağa en yakın ses plak sonuçta. Ayrıca plağa verilen para da hep değerini koyuyor. Zaten sadece Türkiye değil, dünyada da plağa dönüş var. Plak meraklılarını sınıflandırmak zor. Tam bir Türkiye manzarası. Her kesimden insanı plak alışverişi yaparken görebilirsiniz. Sadece Ferdi Tayfur’un, Zeki Müren’in, Orhan Gencebay’ın plaklarını toplayanlar da var. Bir müşterim var. Ben kendimi bildim bileli gelir, aşıkların plaklarını toplar.

10 PLAKTAN 6’SI TURİSTE

Türkçe Anadolu Rock, son dönemde dünyada da çok popüler. Bu plakların neredeyse yüzde 60’ını turistlere satıyorum. Ersen ve Dadaşlar, Cem Karaca, Barış Manço, Mavi Işıklar, Üç Hürel, komple altın mikrofon yarışmaları, Okay Temiz, Arif Sağ, Tülay German… Zamanında Gülden Karaböcek’in ya da Kamuran Akkor’un da yaptığı deneysel işler var.  Hem o dönemde Batı akımdan etkilenip hem de dışarıdaki bu müziğe ek olarak daha otantik bir yerden yapılanmüzikler. İşte bu plakları almak için yurtdışından İstanbul’a gelen çok fazla müziksever var. İnternetle gelişti belki de. Bir kısmı ’70 Anadolu Rock müziğini arşivine koyarken bir kısım da sample olarak kullanıyor. Sound peşindeler diyebiliriz. Örneğin Erkin Koray çok biliniyor yurtdışında. Bizim için ne kadar kültse yurtdışındaki müziksever için de aynı derecede güzel.

-  Siz en çok neyi bulduğunuzda heyecanlandınız? 

Edip Cansever’in imzalı Yerçekimli Karanfil kitabı. Mustafa Özkent’in plağını bulduğumda da heyecanlındım. Bir keresinde de bir parti kitap aldım hurdacıdan. İçinden Kemal Tahir’in dört kitabı da imzalı çıktı.

- Sahaf gezen ünlüler arasında kimler var? 

Murathan Mungan, Orhan Pamuk, Murat Belge, Çağan Irmak, Pelin Batu, Kanat Atkaya, Agah Özgüç, Teoman…

Tozlu raf meraklılarını seviyorum

- Yıllardır aynı kitabı arayan, çok enteresan koleksiyonların peşinde ömür çürüten obsesif karakterler var mı gerçekten?  

Zaten koleksiyoner olmak biraz da takıntılı olmayı gerektir. Sahafa gelen kitlede en geniş kesimi bir kitabın ikinci elini arayanlar oluşturuyor. Kitaplar çok pahalı çünkü. Bir de bu grubun kendi oluşturduğu bir alternatif liste var. Yayınevlerinin çok satan kitaplar listesinin bir alternatifi.

İKİNCİ EL EN ÇOK SATAN KİTAP LİSTESİ
1- 
Oğuz Atay/Tutunamayanlar
2- Yusuf Atılgan/Aylak Adam
3- Sabahattin Ali/Kürk Mantolu Madonna
4- Cemal Süreya/Sevda Sözleri
5- Ece Ayhan
6- Bertolt Brecht
7- Nilgün Marmara
8- Jerome David Salinger
9- Antoine de Saint-Exupéry/Küçük Prens
10- Jorge Luis Borges

Bir de kaynak arayanlar var. Eskiden ellerinde bir listeyle gelirlerdi. Şimdi internetten çok daha basit, hızlı ve kolay alışveriş yapıyorlar. Hatta bu sebeple pek çok sahaf da internetten satışa yöneldi. Bir diğer kitle sahafların tozlu raflarına bakan, ne var ne yok diye merak eden, alanını geniş tutup ilginç gelen bir şeyi almaya açık olan bir kitle. Benim de en sevdiğim bağımsız grup. Takıntılı dediğimiz sahaf düşkünleri arasında mesela Edip Cansever’in imzalı kitaplarını toplayanlar ya da Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları kitabının eski basımını arayanlar da var. Açıkçası ben de örneğin Sevgi Soysal’ın YK’den çıkan kitabı yerine Bilgi yayınevinden çıkan eski basımı tercih ederim.

- Sahaf festivali hakkında ne söylemek istersiniz?

Bizler için çok faydalı bir etkinlik. Beyoğlu Belediyesi’nin katkısı çok yüksek.  Kendi müşterilerimiz dışında yeni insanlarla tanışıyoruz. Yıl içinde de geri dönüşü oluyor.

Emine Özcan – Akşam (28 Eylül 2012)

edebiyathaber.net (1 Ekim 2012)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

  • Özlem - 01/10/2012 - 14:39

    edit: Sabahattin Alicevaplakapat

  • Hilmi C.Y. Sümerman - 22/03/2017 - 10:38

    Mustafa Kemal ve Corine Lütfü, Bir Dostluk Öyküsü adlı kitabı arıyorum; yaklaşık 20/30 sene önce Doğan Yayınlarından çıkmış.
    Bu kitabı nesıl edinebilirim. Yardımızı rica ediyorum.
    Teşekkürler,
    Hilmi C.Y. Sümermancevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z