Mine Sanat Galerisi’nin kurucusu Mine Gülener, 40 yıllık sanat yolculuğunu ve Karakutu sergisini Zeytin Dalı’nda Müge İplikçi’ye anlatıyor. Bu programda; Karakutu (Black Box) sergisinin hikâyesi, Türkiye’de çağdaş sanatın dönüşümü, sanatçıların mücadelesi, kadın sanatçılar, genç sanatçılar ve galericiliğin zorlukları konuşuluyor.
eytin Dalı’nda Müge İplikçi’nin konuğu Mine Gülener, 40 yıllık sanat yolculuğunu ve Karakutu sergisini anlattı.
Karakutu sergisi, 40 yıllık arşivin güncel sanatla buluştuğu özel bir proje.
Mine Gülener, Türkiye’de müzesiz yıllarda çağdaş sanatı anlatma çabasını, Bodrum’dan İstanbul’a, Caddebostan’dan Nişantaşı’na uzanan sanat serüvenini paylaşıyor.
Galerinin kuruluş süreci
Mine Sanat Galerisi de 1985’te Mine Gülener’in eşinin işlettiği Melodi Müzik Mağazası’nın içinde doğdu. Mine Gülener o dönemde Milliyet Gazetesi’nde kültür sanat muhabiriydi ve seramik eğitimi alıyordu. Adnan Çoker, Zekai Ormancı, Şenol Yorozlu, Serhat Kiraz gibi sanatçılar, Melodi Müzik’in müşterileri olarak Anadolu Yakası’nda modern bir sanat galerisi eksikliğini dile getirerek Mine Gülener’i galeri açmaya teşvik etti.
Akademi hocalarının ve öğrencilerinin desteğiyle, mağazanın üst katındaki depo alanı bir gecede sanat galerisine dönüştürüldü.
1980’lerde Türkiye’de modern sanat müzelerinin (Resim Heykel Müzesi hariç) bulunmaması nedeniyle çağdaş ve kavramsal sanat eserlerini halka tanıtmak zordu. Mine Gülener, eserlerin “üzerine başka resim mi konacak” gibi tepkiler aldıklarını ve sergileri TRT 2 programları aracılığıyla anlatmaya çalıştıklarını belirtti.
Mine Sanat Galerisi, zaman içinde Kadıköy’deki Altıyol ve Bahariye gibi farklı semtlerde faaliyet gösterdi ve 2000’li yıllarda Caddebostan’a yerleşti.
2005’te başlayan ve 17 yıl süren galerinin Bodrum serüveninde Demarin ve Yalıkavak Marina’da sergiler düzenlendi. Pandemi nedeniyle buradaki galeri kapatıldı. İzmir ve Eskişehir gibi şehirlere de açılma girişimleri oldu.
Mine Gülener, kira sorunları nedeniyle İstanbul içinde 15 kez mekan değiştirmek zorunda kaldığını, ancak bu durumun sanatı farklı yerlere taşıma fırsatı da sunduğunu ifade etti.
Gülener, Mine Sanat Galerisi’ni bir “eğitim kurumu” olarak tanımladı. Galeriye gelen sanatçıları dikkatle seçtiklerini, sanatçı olmak isteyenleri çatısı altına aldıklarını, kariyerine reklamcılık gibi farklı bir alanda devam etmek isteyenleri ise tercih etmediklerini belirtti. Ayrıca, ziyaretçilere kitap okutarak ve sohbetlerle sanatı anlatarak bir eğitim misyonu üstlendiklerini vurguladı.
Karakutu sergisi
Karakutu sergisi, başlangıçta İBB ile Kadıköy’deki Kasa’da planlandı. Mine Gülener, İmamoğlu’nun tutuklanması nedeniyle serginin iptal olduğunu söyledi. Gülener, Serhat Kiraz’ın önerisiyle “Karakutu” adıyla galeride açıldığını anlattı. Sergi, 31 Ocak’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilir.
Mengü Ertel anısına sergi
Mine Gülener, ilk kez Zeytin Dalı’nda duyurduğu bir sonraki serginin, değerli sanatçı Mengü Ertel’e adanacağını açıkladı. Sergiyi Ertel’in oğlu müzisyen Murat Ertel (Babazula grubundan) ve eşi Esma Ertel düzenliyor. Sergide, resimlerin yanında Mengü Ertel’in şiirleri de yer alacak. Açılışta Murat Ertel’in bir performansı da planlanıyor. Zeynep Oral’ın yazıları da sergide yer alacak.
















