Masthead header

Yazarın Odası: Hicran Aslan | Meltem Dağcı

Edebiyatçıların yaşamlarını, yazdıkları mekânları, son zamanlarda okuduğu kitapları bu defa yakınlarının gözünden mercek altına almaya çalıştık. Şair Hicran Aslan’ı, oğlu Mirjen Aşil ile konuştuk.

Yazılarını nerede yazar? Yazarken denk geldiğinizde o an yaşadığınız ilginç bir anınız oldu mu?

Annem genelde mutfak masasında yazar. Ama yazmadan önce yaptıkları da vardır. Mesela not defterine notlar tutar. Yolda ya da bizimle bişey izlerken konuşurken aklına gelenleri yanında kâğıt varsa oraya yazar yanında kâğıt yoksa benim whatshap hesabıma yazar. Bazen gecenin bir yarısı durmadan ileti gelir bana. Ben de bu notları okurum. Yemektedeyim ve atasözlerinden bahseder ya da kurduğumuz bir cümlenin üzerine eklemeler yaparak onu eğlenceli öykülere çevirir. Bir keresinde bir balıkçı restoranına gitmistik. Orada babamın yaşamıyla ilgili bir olayı abartarak anlatmış ve öyküleştirmişti. Demişti ki eğer ileride bir yazı yazarsanız bir olayı böyle abartarak eğlenceli ve ilgi çekici hale getirebilirsiniz. Ve geçmişinde etkilendiği hayatını değiştiren kişileri anlatır bize. Hatta küçükken onun tiyatro oyunlarının ücretsiz izlemesi için ona davetiyeler veren arkadaşı İzzet Ağbi’nin hikâyesini ben türkçe dersimizde yazmıştım.

Annenizle yazı/ okuma üzerine neler paylaşırsınız?

Ünlü yazarların şairlerin şiirlerinden okur bazen, bazen o yazarın hayatına dair bir ayrıntı anlatır. Ya da ressamlarla iilgili konuşur. Sofrayı kurarken ya da yemek yerken konuştuğumuz konuyu kurduğumuz cümledeki bir deyimi tekrar eder ve yerine bunu da kullanabilirsiniz der. Bitirdiği şiirleri yüksek sesle okur. Bir yazı yazarsam nasıl düzeltebileceğimi anlatır. Okuduğum kitaplar hakkında konuşuruz. Ben ona etkilendiğim metinleri okurum bazen. Bana nasıl kitaplar okuyabilecegim ile ilgili seçenekler sunar.

Yazdıklarıyla ilgili sizden ne tür fikir/ öneri alır?

Annem kendi yazdığı şiirleri okur ve nasıl olduğunu sorar. Bazen elindeki kitaptan bişey okur. İzledigimiz filmlerdeki beğendiği sözleri not eder. Ben öğrendiğim yeni bilgileri, ilginç bulduğum cümleleri, sözleri ona söylerim. Gündelik hayatta yaptığımız şeyleri bile şiirlerinde, yazılarında kullanır.

Yazı yazarken vazgeçemediği ritüelleri nelerdir?

Eğer okuduğu kitap üzerine bir yazı yazıyorsa yazacağı kitabın üzerinde notlar tutar, resimler çizer. Yazmadan önce kafasını boşaltmak için müzik dinler. Bazen yazmaya başlamadan önce yüksek sesle dinler. Bazen yazarken aynı şarkıyı defalarca tekrar dinler. Yazı bitinceye kadar onlarca defa aynı şarkı döner durur.

Son olarak, elinde en son gördüğünüz kitapları öğrenebilir miyiz?

Annem asla tek bir kitap okumaz. Masasının üzerinde bircok kitap vardır. Evin girişinde sıcak havalarda uzandığı bir yer var. Orada ayrı kitaplar olur. Hatta yatağının yanında şu an Gülten Akın var. Ama masa başında okuyorsa ya o kitapla ilgili bişey yazıyordur. Ya da notlar tutması gereken önemli bir kitap okuyordur. Şu anda masada;

Büyük Kapatılma: Foucault

Sera Toplumunda Çöl Olmak: Hüseyin Köse

Akıl Hastalığı ve Psikoloji: Mıcheal Foucault

Gürült, İç geçit, Ayrıca bkz.erkan karakiraz

Semra: Mazlum Vesek

Erkan Karakiraz’ın kitaplarına şiir, Mazlum Vesek’in romanına da değerlendirme yazdı. Bana yazdıklarını yüksek sesle, heyecanla okudu. Çok beğendim.

edebiyathaber.net (18 Ağustos 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r