Masthead header

Türkan İldeniz “50 yıldır suskun” muydu? | Metin Celâl

Bu soru Türkan İldeniz’in kitaplarının ve basılmayı bekleyen dosyasının özenli bir editörlükle ve güzel kapaklarla tekrar basılmasıyla çıkan haberleri, onlardaki bu yönde vurgulamaları görünce aklıma geldi.

Türkan İldeniz, 1938 doğumlu. Biyografisine göre, 1950’lilerde Attila İlhan’ın da katkılarıyla düzenlenen sanat ve edebiyat matinelerine sıklıkla katılarak şiirler okuyarak şiirlerini tanıtmış. Şiirleri Varlık, Seçilmiş Hikâyeler, Dost, Yelken, Hisar ve Anadolu gibi çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış. Biraz geç olsa da ilk kitabını 1966’da yayınlatmış. Ertesi yıl da ikinci kitap gelmiş. Kitapları çok ilgi görmesine, şiir çevrelerinden olduğu kadar okurdan da yankı bulmasına rağmen “kendisinden bir daha haber alınamamış” (!). “Şiire ya da şiir kamusuna küstüğü”, şiir yayınlatmayı bıraktığı düşünülmüş. 20.12.2020 tarihinde güncellenen Doç. Dr. Hatem Türk’ün hazırladığı biyografisinde “İldeniz, şiir yazmaya devam etmektedir. Dosya halinde bekleyen üçüncü şiir kitabını yayınlamayı planlamaktadır,” cümlesi dikkati çekiyor.  (bkz. Türkan İldeniz (yesevi.edu.tr)). 

Türkan İldeniz ilk kitabına adını veren Taşra Kızının Deliceleri ile her zaman adı anılan bir şairdir. Kitapları Taşra Kızının Deliceleri, 1966, Havva Çıkmazı, 1967’de yayınlanmış. Sanıyorum bu kitaplardan sonra yeni kitap yayımlatmaması nedeniyle “50 yıllık suskunluk” deniliyor ama biraz yakından bir incelemeyle susmadığını, yazmaya, yayınlatmaya devam ettiğini anlıyoruz. Sorun Türkan İldeniz’in yaptığı yayınların görülmemesidir. 

2 Mayıs 1968, Edebiyat Matinesi, Soldan sağa: Mahmut Makal, Muzaffer Buyrukçu, Türkân İldeniz, Ümit Yaşar Oğuzcan, Afet Muhteremoğlu

Aynı biyografide Hatem Türk “İldeniz, bir dönem sanat camiasından uzak kalmış fakat şiir yazmaktan hiç vazgeçmemiştir. 1971’de Varlık’ta yayınladığı “Kumarbaz” adlı şiiriyle edebiyat dünyasında tekrar yankı uyandırarak dikkatleri üzerine çekmiştir (İmzasız, 25 Nisan 1971: 1). 1975’te ise Bangkok’ta açılacak uluslararası kadın sergisine Kültür Bakanlığınca eserleriyle katılması için davet edilmiştir,” der. Yani kitaplarından sonra da şiir yayınlatmaya devam etmiş. 

İldeniz hakkında tek yüksek lisans tezini 2016’da Giresun Üniversite’sinde Neslihan Bodur hazırlamış. “Türkan İldeniz’in Hayatı, Sanatı ve Eserleri Üzerinde Bir İnceleme” başlıklı bu tezde İldeniz’in ilk iki kitaptan sonra nerelerde şiir yayınlattığının listesi var. Bodur, İldeniz’in yayınlanmamış üçüncü kitap dosyasını da incelemiş ve dergilerde yayınlanan hangi şiirlerin bu dosyada yer aldığını tespit etmiş, yani dosya çoktandır hazır vaziyette yayıncısını bekliyormuş. 

Bu teze göre İldeniz aslında şiir yayınlatmayı kesmemiş. 1968’de çıkan ikinci kitabından önce de, sonra da Varlık’ta sürekli yazdığı anlaşılıyor. Varlık’ın şubat, ağustos ve aralık 1969 tarihli sayılarda şiirleri var. 1970’de iki sayıda, 1971’de bir sayıda şiirleri görülüyor. Sonra 1978’de Temmuz ve Ekim sayılarında birer şiiri var. Türk Dili Dergisi’nin Ocak 1969 tarihli sayısında da şiiri yayınlanmış. Sadece 80’li yıllarda şiir yayınlatmadığı anlaşılıyor. 1994’de İnsancıl Dergisinin beş sayısında birer şiir, Ağustos 1995’de Evrensel’de, Gerçek Sanat’ta Eylül 1999’da, Güzel Yazılar’da  Ocak ve Temmuz 2000’de iki şiir, Akköy Dergisi’nde Eylül 2000’de bir şiiri yayınlanmış. Güzel Yazılar, TYS’nin dergisiydi. Üyelerinin eserlerini yayınlıyordu. Türkan Hanım’ın edebiyat camiasına küsmek bir yana birlikte olmaya, örgütlenmeye, dayanışmaya önem verdiği anlaşılıyor. Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi’ndeki  biyografisinde TYS ve PEN’e üye olduğunu da belirtmiş.    

“Savaşa Karşı Şiirle Direnmek” etkinliğinde. Soldan sağa: Fügen Kıvılcımer, Nalan Çelik, Betül Dünder, Gonca Özmen, Türkan İldeniz, Nilay Özer, Dilruba Nuray Erenler. (16.11.2019). Fotoğraf: Kadir İncesu.

Şahsen de ortadan pek kaybolmamış. Betül Dünder nasıl tanıştıklarını anlatıyor. “2019 sonbaharında Dünya Şiir Örgütü’nün eşzamanlı şiir etkinliği için TYS adına Nalan Çelik’ten bir davet almış ve Beşiktaş’ta belediye kültür merkezinde şiir okumak için buluşmuştuk. Salona girdiğimde uzun masanın sonunda İldeniz’i gördüm. Genç bir kadın (sonradan torunu Selinsu olduğunu öğrendim) ile birlikte oturuyordu. Yanına gidip kendimi tanıttım. Adımı duyunca birkaç yıl önce Varlık dergisinde editörlüğünü yaptığım bir dosyada kendisinden bahsettiğim ‘şiire ya da şiir kamusuna küstüğüne dair’ cümlelerimi hatırlattı.” (Türkân İldeniz: “Devleri yakından gördüm hepsi cüce” – K24 (t24.com.tr)). 

“Kadın şairler” denilince adını ve Taşra Kızının Deliceleri şiirini hasretle ananlar “Nerede bu Türkan İldeniz? Gerçekten şiir yazmıyor mu, yayınlatmıyor mu?” diye merak etmemiş. Normal okurdan beklemiyorum tabii ki bu ilgiyi ama şiir üzerine yazanların biraz daha dikkatli ve ilgili olması gerekmez mi? Türkan İldeniz hep varmış, hem varlık olarak, hem şair olarak. Ama nedense görmezlikten gelinmiş.  

Şair Betül Dünder’in dikkati ve editörlüğü ve Everest Yayınları sayesinde çoktandır yayınlanmayı beklediği anlaşılan dosya kitaplaşmış oldu. Yayınlanan yazılar, sosyal medyadaki olumlu yorumlar da Türkan İldeniz’in kitaplarının heyecanla beklendiğini gösteriyor. Bakalım bu heyecan satışlara yansıyacak, okurlar ve şiir çevreleri Türkan İldeniz’e 50 yıllık ilgisizliklerini terk edip şaire hak ettiği değeri verecek mi?          

 Metin Celâl – edebiyathaber.net (8 Eylül 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r