Masthead header

Tabancalı Kız-Cinai melodram | Kamuran Kaya

Hâlâ kimi zât-ı muhteremler sadece bir çizgi-roman deyip geçiyor. Fakat ehil kişiler bilirler ki esaslı bir çizgi-roman, incelikli edebiyat ile zihin tiyatrosunun muhteşem terkibidir.” “Tabancalı Kız”, John Rıdley’in bu eleştirel cümlesi ile giriş yapıyor. Henüz ülkemizde hak ettiği değeri bulamayan çizgi-romanların son dönemde biyografik figürleri ele alan örneklerini gördüğümüz gibi klasik eserlere yaslanan ya da yeni bir kurgusal çalışmanın yansıması örneklerini de görmeye başladık. Ve bunlar edebi bakımdan nitelikli eserler olmaya başladı. Murat Menteş, “OT Dergisi”nde kimi tarihsel ve edebi figürleri, iyi bir metin dili ve çizimlerin de katkısı ile okuyucularının karşısına sunmuştu. Şimdi bunu daha da ileriye taşıyarak önümüze melodramı ve polisiye unsurları harmanladığı yeni bir kurmaca eserle karşımızda: “Tabancalı Kız”  

Murat Menteş’in yazdığı, çizimlerini Hakan Karataş’ın yaptığı, Alfa Yayınları’ndan çıkan “Tabancalı Kız”, tipik bir çizgi-romanın çok ötesinde bir yapıt. Zira türün son dönem örnekleri genelde fantastik yapıda olduğu için karakterler de hayali bir figür olarak hikâyeye eklemleniyor. Aslında kitabın girişinde Murat Menteş’in de belirttiği gibi çizgi-roman geleneğinde genelde starların örnek alındığı, gerçek isimleri ile değil kurmaca adlarla yeni bir türde yer aldıkları çok sayıda yapıt bulunmakta. Mesela Ken Parker, Robert Redford; Judas, Charles Bronson; Dedektif Julia ise Audrey Hepburn olarak okuyucularının karşısına çıkmıştı. “Tabancalı Kız”da ise ana  karakter Kader aslında bizden bir star: “Türkan Şoray.” Ve bu model ile birlikte sadece 1970 yılı Yeşilçamına selam yollanmamakta, bunun yanı sıra Hollywood’un bir kısım retro film sekansları da kitabın içine eğreti durmayacak biçimde eklenmekte. Aslında bir film projesi olarak düşünülen çalışma, araya pandeminin girmesi ile raflara kaldırılmış ancak bir süre sonra tekrar raflardan indirilerek ve de çizim maratonuna girilerek kitap olarak önümüze sunuldu. Kitapta çocukluktan beri birbirlerine aşık olan Kemal ile Kader’in Yeşilçam melodramlarına benzeyen sevgileri ana tema. Ama önlerinde henüz erken yaşlarında çıkan, özellikle de ailevi o kadar çok engel var ki. Ve kimi Yeşilçam klişelerine yaslanan ileride farklı dünyaların insanları olsalar da sevginin hiç bitmemesi leit-motiv olarak karşımızda. Ve bunlar sunulurken Hollywood aksiyon sahnelerini aratmayan çizimlerle desteklenmekte. Karakterler sürekli devingen, dönüşüm içindeler ama sevgi bu devinime yenik düşmemekte. Kitabın sonunda Yalın Alpay’ın “Bir Yeşilçam Enstalasyonu: Tabancalı Kız” başlığı ile iyi bir değerlendirme yazısı da bulunmakta. Ve aslında kitabın tüm sırrı şu cümlelerde saklı: “… Aşık olduğu karakterle her karşılaşmalarında da, karşı tarafın çıkarını maksimize edebilmek adına, kendisine gelebilecek her türlü zararı büyük bir yüce gönülüllükle kabul ederler. Hatta bu gönüllülükte o kadar ileri giderler ki, bu süreç sürekli özyıkım tehdidinin çeperinde ilerler. Mutluluk bir adım ötedeymiş gibi görünürken, bu aşırı/abartılı fedakârlıklar, mutluluğun bizzat kendisini dinamitler…

“Tabancalı Kız”, 1970 yılı Türkan Şoray’ı ile birlikte başka karakterler de çıkarıyor karşımıza: “Haluk Bilginer”, “İhsan Yüce” gibi. Ve kitabın bir solukta okunmasında edebi yazım kısmı ile birlikte en büyük pay kuşkusuz Hakan Karataş’ta. Aşk ve onun potansiyelleri ile birlikte tüm o tehlikeler yer yer değişken çizimler ve renk tercihleri ile önümüze seriliyor. Çizimler görünenin ötesinde ardındakini de göstermesi bakımından izleyeni tıpkı bir sinema perdesinin önüne sokuyor. Ve güzel İstanbul bazen bize bu güzel çizimlerle gülümsüyor. Bu da kitaba Yeşilçam’ın izleyene verdiği o estetik hazzı bir başka biçimle sunuyor. Son olarak merak edilen bir hususa da değinelim. Kuralları hatta kanunları olan Türkan Şoray böyle bir çalışmaya nasıl yaklaştı? Yazar Murat Menteş ve çizer Hakan Karataş’ın ana figür olarak bambaşka bir kişi olarak önümüze serdiği “Kader” karakterinde Türkan Şoray’ın bu projeyi nasıl karşılayacağı aslında onlar için tam bir gerginlik nedeniymiş. Ancak sinemamızın Sultan’ı kitabı çok beğeniyor ve bunu kitabın arka kapağında yer alan şu satırlarla dile getiriyor: “Tabancalı Kız’ı sevdim. Kader Kardinal’in macerası yüreğime işledi.

edebiyathaber.net (11 Temmuz 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r