
Alain de Botton’un Öp ve Anlat adlı kitabı Everest Yayınları tarafından Yağmur Korat çevirisiyle yayımlandı.
Tanıtım bülteninden:
Everest Yayınları, dünya çapında günümüzün en sevilen yazarlarından olan İsviçreli yazar Alain de Botton‘un 1994’te kaleme aldığı romanı Öp ve Anlat‘ı okurlarla buluşturmaktan büyük bir gurur duyar. Yağmur Korat‘ın İngilizce aslından titizlikle çevirdiği bu eser, yazarın bütün kitaplarını Türkçeye kazandıran Everest Yayınları etiketiyle raflarda.
Öp ve Anlat, geleneksel biyografi anlayışına sarsıcı ve yenilikçi bir Kopernik devrimi getiriyor. Romanda anlatıcı; Napolyon, Freud veya Shakespeare gibi tarihe yön vermiş ünlü şahsiyetlerin hayatlarını deşmek yerine, sıradan bir hayat süren ve Londra’da bir partide tesadüfen tanıştığı Isabel Jane Rogers isimli genç bir kadının biyografisini yazmaya karar veriyor. Sıradan görünen her hayatın aslında olağanüstü detaylar barındırdığı fikrinden yola çıkan eser; Isabel‘in ilk yıllarını, ailesinin karmaşık soyağacını, yeme alışkanlıklarını, çocukluk anılarını ve ikili ilişkilerini derinlemesine mercek altına alıyor.
Çeşitli kavramları felsefi bir tarzda işleyerek gündelik yaşamla ilişkilendirme ustası olan de Botton, bu kitabında empati, hafıza ve insan psikolojisi üzerine derinlikli bir okuma sunuyor. Yazar, sıradan nesnelerin hafızamızdaki tetikleyici “Proustyen” yansımalarını, insanların çikolata tercihlerinin ya da mutfak alışkanlıklarının kişilikleri hakkında neler söylediğini ve kadın-erkek ilişkilerindeki psikolojik dinamikleri mizahi bir dille okura aktarıyor. Bu yönüyle kitap, bir başkasını gerçekten tanıyıp onun gözünden dünyayı görebilmenin mümkün olup olmadığını sorgulayan çarpıcı bir edebi deney niteliği taşıyor.
Harvard Üniversitesi’nde başladığı felsefe doktorasını yazarlık kariyeri için yarım bırakan ve Londra’da School of Life’ın kurucu üyeleri arasında yer alan Alain de Botton, insan doğasına dair gözlem yeteneğini bir kez daha kanıtlıyor. Edebiyatı hayatla harmanlayan yazarın kalemiyle Öp ve Anlat, sevdiklerimize, ikili ilişkilerimize ve çevremizdeki “sıradan” insanlara bakış açımızı derinden değiştirmeyi vaat ediyor.
Eğer geçiminizi sağlamak için kanalizasyon borusu temizliyorsanız kimse saat kaçta yatağa girdiğinizi umursamaz. Fakat Büyük Umutlar’ın yazarının on birden önce yatmayı sevmesiyle bütün dünya ilgilenir.Büyük liderlerin ve imparatorların hayatlarını anlatmaya alışkınız. Peki ya her gün yanımızdan geçen, metro kuyruğunda karşılaştığımız insanların hikâyeleri?
Öp ve Anlat, sevgilisi Isabel’in biyografisini yazmaya koyulan bir adamın, bir başkasını anlamaya çalışırken kendisiyle yüzleşmesinin hikâyesi. Bir insanın çocukluk anılarını, küçük takıntılarını ya da kıyafet tercihlerini bilmek, onu gerçekten tanımaya yeter mi? Yoksa her anlatı, biraz da anlatanın kendi bakışının izlerini mi taşır?
Alain de Botton, aşkın ve ilişkilerin içindeki küçük alışkanlıkları, yanlış anlamaları ve çelişkileri mizah ile şefkati buluşturan kendine özgü üslubuyla ele alıyor. Gündelik ayrıntıların ardındaki büyük soruların peşine düşen bu roman; aşkı, hafızayı ve bir başkasını gerçekten tanımanın imkânsızlığını incelikle sorgulayan bir anlatı.


















