Postmodern bir siyasi polisiye mi? | Metin Celâl 

Mart 11, 2026

Postmodern bir siyasi polisiye mi? | Metin Celâl 

“Kurtlukta düşeni yemek kanundur. Romanın konusu 1926 İzmir Suikastı gibi son derece buhranlı bir devrede geçiyor. Bunun için adını ‘Kurt Kanunu’ koyduk. Kişiyi sosyal çevresi ve bunalımları içinde ele alıyorum. Gerçekten büyük tehlikeler içinde kıstırılmış insanların romanı bu” demiş Kemal Tahir.

Kemal Tahir’in bütün eserlerinin yayıncısı Ketebe, Kurt Kanunu’nun eleştirel baskısını yayınladı. Bu vesileyle romanı yeniden okudum. Eleştirel baskıda romanın 1967-1968 tarihli Ulus gazetesi tefrikası, Bilgi Yayınları tarafından yapılan 1969 tarihli ilk ve 1972 tarihli ikinci baskıları karşılaştırılmış. Edisyon farklılıklarını gösteren ayrıntılı bir liste hazırlanmış. Ama bununla yetinilmemiş Kemal Tahir’in hayatını, yaşadığı dönemin edebî, tarihî-siyasi ve düşünsel bağlamını sunan bir kronoloji çalışması yapılmış, Kemal Tahir’in arşivinden yazılı ve görsel belgeler eklenmiş ve Kurt Kanunu’nu daha iyi anlamaya yardımcı olacak yazılara da yer verilmiş. Sonuçta ortaya 576 sayfalık bir kitap çıkmış. 278 sayfası roman metni, 298 sayfası metni anlayıp çözümlemeye destek olacak diğer metin ve belgeler, ki bu bölümde yer alan yazılar romanın yapısı üzerinde bir kez daha düşünmeme neden oldu.

Bilindiği gibi Kemal Tahir “tezli” romanlar yazdı. Tarih tezlerini romanlarında ele aldığı olaylar ve kahramanlarının diyaloglarıyla anlattı. Kahramanlarının büyük bir bölümü de gerçek kişiler. Belki de bu nedenle romanları genellikle ele aldığı kopnuya bakışı, getirdiği tezler açısından konuşulmuş. Çok fazla diyalog kullanılması gibi temel eleştiriler dışında biçimsel açıdan pek tartışılmamış. İsmail Coşkun, İsmail Küçükkılınç, Erol Üyepazarcı, Mehmet Güven Avcı ve Bekir Cantemir’in eleştirel baskıda yer alan yazıları romanın biçimi üzerine de konuşmak gerektiğini düşündürüyor. Tabii, bir de Nuri Sağlam’ın “Gazi Paşa’ya Suikast ve Kurt Kanunu” (Ötüken Neşriyat, Eylül 2025) çalışması var. Nuri Sağlam “Kurt Kanunu” romanında anlatılan tarihsel olayları basın üzerinden takip etmiş. Nuri Sağlam, önsözün ilk cümlesinde “Kemal Tahir’in Kurt Kanunu romanı, sadece bir “tarihsel roman” değil esasen roman formunda yazılmış bir siyasal tarih metnidir” diyor ki bu bir çok eleştirmenin paylaştığı bir görüştür.

Nuri Sağlam, “Abdülkerim ile birlikte Semra Hanım’ın Beşiktaş’taki konağına kaçıp saklanmış bulunan Kara Kemal Bey, suikast olayının iç yüzünü anlamak ve bu olayın iktidar tarafından nasıl kullanılacağını önceden kestirmek amacıyla Vakit gazetesini günü gününe takip etmekte ve ilanlara varıncaya kadar her yazıyı dikkatle gözden geçirmektedir. Bu münasebetle 13 Haziran 1926 tarihli Vakit gazetesindeki birçok yazı ve haberi tırnak içinde alıntılar” diyor ve bir dipnotta da “Kemal Tahir, karakterlerinin çeşitli hususiyetlerini betimlerken bile gerçeğe sadık kalmak konusunda son derece titiz davranmıştır” diye ekliyor. Nuri Sağlam’ınki emek verilmiş, ilginç bir çalışma, öneriyorum.

Eleştirel baskıdaki yazılara dönersek, İsmail Küçükkılınç’ın “Kurt Kanunu’nun Kaynaklarına Dair” yazısı Kemal Tahir’in ele aldığı konularla ilgili kitaplar ve hatıratlardan nasıl yararlandığını ve romanda nasıl kullandığını örnekleriyle ayrıntılı olarak anlatıyor. “Kurt Kanunu, zengin bir gazete arşivi ve birçok hatıratın kendisini gösterdiği bir eserdir” diyor ve “Kurt Kanunu romanında görüldüğü üzere Kemal Tahir, bilgi ile kurguyu mümkün mertebe meczeden biridir” diye bitiriyor araştırmasını.

Yusuf Ziya Sümbüllü, “Kemal Tahir`in tarihi romanları üzerine oluşumsal yapısalcı eleştiri bakımından inceleme” başlıklı doktora tezinde (Erzurum Atatürk Üniversitesi, 2006) Kemal Tahir’in bu yazış biçimini “montaj tekniği” diye adlandırmış. Sümbüllü, ayrıca Kemal Tahir’in kahramanlarının iç dünyasını ve düşünce yapılarını yansıtmak amacıyla bilinçakışı tekniğini de sık sık kullandığını örnekliyor.

Bunları okuyunca “Kurt Kanunu’nu postmodern bir roman olarak niteleyebilir miyiz?” diye düşündüm. Kemal Tahir’in yaptığı postmodern tarih anlatısında görülen “tarihin yeniden kurgulanması” değil midir? Kemal Tahir’in romanlarında diğer eserlerle kurduğu metinlerarası ilişkiler açısından düşünürsek Kurt Kanunu iyi bir örnek olarak görünüyor. Kemal Tahir’in kullandığı bu yöntem daha sonra postmodern romanda yaygınlaşacak olan belgesel-kurmaca karışımının erken örneklerinden biri sayılabilir, diye de düşünüyorum.

Kemal Tahir, tarihi kesin ve tek bir gerçeklik olarak değil, yorumlanabilir bir anlatı olarak ele alıyor. Resmî tarihi sorguluyor ve alternatif bir tarih yorumu getiriyor. Kemal Tahir’in romanlarında anlatının önemli bir kısmı uzun tartışma ve diyaloglara dayanıyor. Bu durum romanda farklı fikirlerin aynı anda var olmasını sağlıyor ki bu teknik, Mikhail Bakhtin’in “çokseslilik (polyphony)” kavramını anımsatıyor ve postmodern romanlarda sık görülen bir özellik.   

Postmodernizm, gerçekliği reddedip oyun ve üstkurmacaya odaklanırken, Kemal Tahir gerçekliği çözümlemeyi hedefliyor. Modernleşmeyi sorgulasa da, postmodernizmin parçalı ve üstkurmaca yapısı yerine, tutarlı olay örgüsünü tercih ediyor. Kemal Tahir, eserlerinde tarihi ve sosyal meseleleri ele alıyor, toplumsal dönüşümü toplumcu bakış açısıyla tahlil ediyor.        

Kurt Kanunu’nun polisiye nitelikleri ise eleştirel baskıda iki ayrı yazıda ele alınmış. Erol Üyepazarcı, romanın Türkiye’deki siyasi polisiyelerin en iyi örneklerinden biri olduğunu yazıp bir polisiyede olması gereken unsurların Kurt Kanunu’nda nasıl yer aldığını örnekleyerek gerekçelendiriyor. Mehmet Güven Avcı ise Mike Hammer romanlarıyla Kurt Kanunu arasındaki benzerliklere dikkati çekiyor. Bilindiği gibi Kemal Tahir Mike Hammer romanları çevirmekle kalmamış, kendisi de kaleme almıştı yani hem polisiye romanların yapısına hem de Mike Hammer’lara oldukça hakimdi.

Kurt Kanunu iyi bir roman, yeniden okunmayı, farklı açılardan ele alınmayı hak ediyor. İsmail Coşkun ve arkadaşlarının hazırladığı eleştirel baskı bu açıdan ufuk açıcı olacak ve romana farklı açılardan bakıp değerlendirmeyi sağlayacak diye umuyorum. 

* Kurt Kanunu, Eleştirel Baskı, Kemal Tahir, Ketebe yay., Aralık 2025.

Yorum yapın