Masthead header

Portekiz’den dünyaya yayılan bir ışık: “Tamera Ekoköyü’nün Daveti”

Dieter Duhm’un “Tamera Ekoköyü’nün Daveti” adlı kitabı, Hatice Zeynep Gürbener çevirisiyle Yeni İnsan Yayınevi tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Küresel adaletsizliğin direnişçilerine.

Meydan okuyanlara.

Yaşama hakkını, yazılı kanunların üstünde tutanlara.

Portekiz

Bu kitap, 40 yıl önce Portekiz’de kurulan, 40 yıldır yıkılmadan ayakta kalan ve her geçen yıl daha çok ilgi çeken Tamera Ekoköyü’nde edinilen deneyimlerin kelimelere dökülmesinin ürünüdür. Bu deneyimin belki de en kıymetli yanı, dünyanın dört bir köşesinden gelen insanlarla birlikte tartışılmış olmasıdır. Bunun anlamı, görüşlerin evrensele hitap etmesidir.               

Toplu iyileşme

Kitap, bireysel bir terapinin değil; küresel yenilenmenin önemini vurguluyor. Evrensel bir iyileşme düşüncesiyle bütün insanlığın içine düştüğü bu travmadan çıkış mümkün olabilir. Yeni bir gelecek için, bu travmanın çözülmesiyle, bireysel sorunların derinine inmek mümkün olsun. Toplu iyileşme, hayatın kendisinde yer alan olağanüstü imkânlardan biridir.     

Yok oluş 

Aklı başında olan herkes, korkunç bir yok oluş evresine girdiğimizi söylüyor. Bu insanlar, çıkış için yol yordam önerilerini sıralıyor. Ancak insanın iç dünyasını görmezden gelerek ne kadar ileri gidebiliriz? Şüphesiz ki dünyada yaşamın sürebilmesi için bir paradigma değişikliğine ihtiyacımız var. Fakat bu değişime zihniyetimiz ve düşünme biçimimizi de dâhil etmemiz gerekiyor. Tamera Ekoköyü’nün Daveti, tam olarak meselenin bu kısmına odaklanıyor.                      

İnsanın iç dünyası

Elbette geç kapitalizm, insanlığı çevresindeki bütün varlıklarla bir yıkıma sürüklüyor. Ondan kurtulmamız şart. Bunu yaparken insanın iç dünyasının meselelerini pas geçerek başarılı olamayız; insanın libidoya dayalı arzuları, cinsel kimliği, manevi gücü, umudu, korkuları, içindeki hayvan, bilmediği ve kullanmadığı içsel enerjisi onun içsel dünyasını oluşturur. Sosyal bir dönüşümün başarılı olup olmayacağı, insanın iç dünyasındaki bu değişimlere bağlı.     

Dieter Duhm       

1978’de birkaç arkadaşı ile birlikte Portekiz’deki Tamera Ekoköyü’nün kuruluşunda bulundu. Tamera, bataklık bir alandan, yıllar içinde emek ve yaratıcılıkla, göz kamaştıran, dünyanın dört bir köşesinden insanları çeken bir merkeze dönüştü. Tamera’nın önde gelen amaçlarından bir tanesi Filistin-İsrail barışını tesis etmekti. Bu yolda her yıl iki taraftan da insanları buluşturan sayısız etkinlik yaptılar. Dünyada barışın önünün açılması için, Orta Doğu’da kronikleşmiş bir meseleye dönen bu iki ülke arasındaki çatışmanın çözümünü kendilerine görev edindiler. Ek olarak kadın ile erkek arasında barış sağlanmazsa toplumsal barışın da mümkün olmadığını düşündükleri için, çiftler arasında çatışmalara neden olan olgular üzerine de çalıştılar. Dieter Duhm, Türkçeye daha önce Kapitalizmde Korku ismiyle çevrilen ilk kitabını yazdı. Bu kitaba o zamanlar Aziz Nesin ön söz yazmıştı. Kitap okurdan çok büyük beğeni topladı. Şimdi yazarın uzun yıllar sonra ve geride Tamera deneyimini bırakarak yazdığı bu ikinci kitabın da okurdan aynı ilgiyi ve beğeniyi alacağını düşünüyoruz.

edebiyathaber.net (24 Şubat 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r