Öykü: Anne ben nasılım? | Fazlı Can

Şubat 20, 2026

Öykü: Anne ben nasılım? | Fazlı Can

Benim adım C**. Asıl adımı vermedim size. Kızmayın bana. Her şeyin farkındayım. Ama sizin dünyanıza girmek istemedim.

Dünyadaki bütün insanlar mutsuz gibi. Sizin aranıza girmezsem daha mutlu olacağımı anladım. Giremezdim.

Oyunuma beş yaşındayken başladım. Şimdi bakıyorum da. Keşke daha önceden başlasaymışım. Ben dedemin sesini özledim. Onun için yazıyorum bunları. Evde kimse yokken.

Önce okumayı öğrendim. Üç yaşında. Kendi kendime. Öğrendiğimi de kimseye söylemedim. Ama ağzımdan kaçırdım. Sokakta yürüyorduk. Yanından geçtiğimiz yerin adını okuyuverdim. Farkına varmadan. O zaman anladılar. Çok sevindiler. Sonra bir daha öyle bir şey hiç yapmadım. Sandılar ki o zaman öylesine deyiverdim.

Bana bir sayı verin. Tersini hemen diyeyim. Dokuz yüz kırk dört dersiniz. Dört yüz kırk dokuz derim. Bunu dokuz haneli sayılara kadar yaparım. Ama hep değil. Bazen.

En çok babam için. Ona sayı ver derim. Hiçbir şey demeden. Anlar. Sevinir. Biz böyle konuşuruz. Ama sadece ben biliyorum konuştuğumuzu. İnsanlar bakar geçerler. Ben yokmuşum gibi yaparlar.

Bir keresinde bunu daha iyi anladım. Evde yalnızdım. Eve hırsız girdi.

Hırsız dediğim yandaki evin çatlak sesli oğlanı. Tanıyordum onu. Pencereden giriverdi. Bana aldırmadı hiç. Her tarafı birbirine kattı. Tuvalette çişini bile yaptı. Öylece bıraktı. Aslında hırsızlık falan yapmak istemiyordu. Onun için oyundu bu.

Ben onun için bir şey demedim. Annemler eve gelince polis çağırdılar. Beni de karakola götürdüler. Kâğıda konuşmuyor diye yazdılar. Adımın yanına da o kelimeyi. Doğrusu biraz eğlenmiştim.

O zaman da ip çeviriyordum. İp çevirmeyi çok severim. Çok güzeldir o.

Evet çok güzeldir. Aynı anneannemin beni öpmesi gibi. Nasıl mı? Şap diye.

Ama anneannem öldü. Ölmek nedir siz bilmezsiniz. Ben çok iyi bilirim. Ben rüyamda iki kere öldüm. Başıma bir tabanca tutuldu. Tetiği çekildi. O anda ne oldu biliyor musunuz? Her şey apaydınlık oldu. Herkes oradaydı. Bir ışığın altında. Capcanlı. Ben onları görüyordum. Benim gördüğümü bilmiyorlardı.

Hiç korkunç değildi. Yaşamaktan da güzeldi. Kimse inanmaz buna. Anneannem ölünce benimle konuştu. Bana herkesin gideceği yerdeyim hiç korkma buradan dedi. Ben de ona ben zaten hiç korkmuyorum ki dedim.

O aydınlığı yaşayınca bir şey sormak istedim. Sorayım mı? Ben de ölecek miyim? Yoksa hep mi yaşayacağım? Evet. Bilmiyorsunuz ama öyledir. Bana öyle geliyor.

Peki nereden biliyorum? Anneannem öldü dedim ya. Ondan öğrendim. O ölünce her yer çok kalabalıktı. O kalabalıktan sonra ölüm aklıma düştü. Çok düşündüm ölümü.

Annemle babam durmadan beni düşünür. Benim gibi olur diye bana kardeş getirmek istemediler. Korktular. Benim ne kadar mutlu olduğumu bilmiyorlar. O garipsedikleri ucuna silgi bağlanmış ipi çevirirken öyle mutluyumdur ki ben. Dünya dönüyormuş. Ben de elimde sanki dünyayı döndürüyorum.

Bana alışınca beni abi yapmak için çok uğraştılar. Keşke vazgeçmeselerdi. Belki onunla oynardım.

Beni bir okula götürürler. Oynayayım diye. Ama orada herkes kendi kafasındadır. Öylece oturursun. Gözünü bir yere dikersin. Hep aynı şeyi yapar gibi yaparsın. Kimse karışmaz.

Orada aklıma hep dedem gelir. O beni çok sever. Eğer bu hayata adım atmak isteseydim onun gibi olurdum. Hiçbir şeyi unutmaz. Yürürken onu hiç görmedim ama yürümeyi çok sever. Evden çıkıp şehrin bir ucundan öbür ucuna yürürmüş. Bazen büyük pazarın oraya kadar gidermiş. Bazen de ağaçların bittiği yere. Bunların hepsini bana anlatır.

Der ki her şeyi anlıyorsun. Bırak numarayı. Böyle dediğinde sadece yüzüne bakarım. Bir şey belli etmem. Gözlerine bakmam. Çocukken aynı benim yaptığım şeyi yaptığını söyler. Sonra sıkıldığını vazgeçtiğini anlatır. Ben ona kanmam.

Hep bir ipin ucundaki silgiyi çeviririm. Annem bana C** bıkmadın şu ipi çevirmekten der. Ben de içimden evet bıkmadım derim. Bunu söylerken de annemin gözlerine bakmam.

Bazen gözlerine bakarmış gibi yaparım. O zaman çok sevinir. İçimden sorarım. Anne ben nasılım? Gözlerimi arar. Bulamaz. Bilmez ne diyeceğini.

Nasıl olduğumu bir ben bilirim.

Bir de siz.

Yorum yapın