Masthead header

“Ortak Roman”ın üçüncü bölümü yayında!

Sizi, sitemiz yazarlarından Hasan Saraç ile birlikte “Ortak Roman” yazmaya çağırıyoruz!

Bizzat katkıda bulunabileceğiniz “Ortak Roman” adlı projemizin üçüncü bölümünü sizlerle paylaşıyoruz:

  • Bölümlerini pdf formatında okuyabileceğiniz romanın, kurgusunu geliştirip akışına yön verecek yorum ve önerilerde bulunma şansına sahip olacaksınız.
  • Yayınlanan her bölümün ardından, bir sonraki bölüme yönelik 100 kelimeyi aşmayan önerilerinizi yazarla paylaşabileceksiniz.
  • Değerli katkılarınızla şekillenerek ilerleyen bölümleri her hafta pazartesi ve perşembe günleri yayınlanacak olan psikolojik gerilim türündeki romanın 2012 sonunda tamamlanmasını hedefliyoruz.
  • Projenin belirlenen sürede tamamlanabilmesi için, önerilerinizi her bir bölümün yayınlanmasını izleyen 3 gün içerisinde yorum bölümüne iletmenizi önemle rica ediyoruz.
  • Yazar, okurlarla ayrı ayrı yazışacaktır. Bu nedenle lütfen e-posta adreslerinizi doğru olarak bildirin ve bu adreslerin sadece Hasan Saraç tarafından görülebileceğinden emin olun.
  • Projenin bitiminde İstanbul ve Ankara’da düzenlenecek birer toplantıda, sürece katkıda bulunmuş olan siz değerli okurlarımızla buluşacak, yazarımız ve Edebiyat Haber ekibi ile birlikte projeyi tartışacak, sorularınızı yanıtlayacağız.
  • Oluşumuna katkıda bulunduğunuz eserin basılması halinde ise, kitabın teşekkür bölümünde isimleriniz anılacak ve Edebiyat Haber yönetimi tarafından gönderilecek imzalı birer kitaba sahip olacaksınız.

Önceki bölümleri okumak için buraya tıklayabilirsiniz>>>

4. bölümün biçimlenmesine katkıda bulunmak için yorum ve önerilerinizi aşağıdaki “yorum” bölümüne yazmanızı rica ediyoruz.

edebiyathaber.net (19 Kasım 2012)

  • Sevil Bayrak - 19/11/2012 - 11:16

    Romanı devam ettirmek şeklinde değil de naçizane bir fikrimi belirtmek şeklinde bir yorum bırakacağım sevgili Hasan Saraç.

    Parça parça, bir nevi tefrika halinde yayınlanan bir romanda, henüz karaktere bile pek aşina olmadığımız başlangıç bölümlerinde arka arkaya çok fazla alıntı yapılması, olay örgüsünden okuyucuyu biraz uzaklaştırıyor, bu aşamada olay örgüsünü oturtmaya ve karakteri tanımaya daha çok ilgi gösterecek olan okuyucu için katkıda bulunan diğer arkadaşların da önerileri doğrultusunda, okuyucuyu öyküden koparmadan ilerleyecek daha heyecanlı, daha ilginç bir dördüncü bölümü dörtgözle bekliyorum:) Sevgiler.cevaplakapat

  • Feride Güllü - 19/11/2012 - 11:52

    Duştan tam çıkarken telefon çalsın arayan Maria olsun. Ve misaifr salonunda onu Prof. Moretti’nin beklediğini söylesin. Tabii erol heyecanlansın. Böyle ünlü bir insanın onunla neden görüşmek istediğini düşünsün. Asansöre binsin ardından misafir salonuna gelsin ve maria Prof. Moretti’yi işaret etsin.Prof. Moretti arkası dönük bir şekilde oturuyor olsun. Moretti arkasını döndükten sonra genç adam onu tanısın şaşırsın baya.cevaplakapat

  • Hale Nur Durmuş - 19/11/2012 - 13:56

    İlk bölümü de bu gün okudum, ilkin aklıma gelen neredeyse bütün fikirler havada kaldı, ortaya daha enteresan şeyler çıkmış :) Yayınlama tarihine dikkat etmediğimden 3. bölüme kadar yayınlanmış olduğunu sonradan fark ettim.
    Pek çok soru birikti zihnimde, yeni bölümü iyice merak eder oldum..cevaplakapat

  • burce gursel - 19/11/2012 - 15:13

    Zaman daraliyordu. Soguk suyun etkisiyle biraz kendine gelmisti. Hemen hazirlanmaliydi. Peki profesorle nerede bulusacaklardi? Kendisini otele mi davet etmisti? Belki detaylardan Maria’ya bahsetmisimdir diye kendini rahatlatti. Peki ya bilgisayarin sifresi? Arayacak olsa profesor kendisine ulasamazdi, parcalanmis telefona bakti,bu nasil olmustu? Hemen lobiye inmeye karar verdi. O sirada bahceden gelen bazi sesler duydu,disari baktiginda kahvalti eden ciftin yerine baskalarinin oldugunu gordu,tam odaya donecekken bir sey farketti.. Bahcenin en dip kosesinde oturmus gazete okuyan bir adam..cok tanidik gelmisti kendisine.cok siradan gorunmesine karsin adamda kendisini rahatsiz eden birseyler vardi,zihnini yokladi.bosluk..canini acitan bir bosluk..mektuba tekrar goz atti,acaba bu adam profesor mu diye dusundu.en iyisi asagi inmek..telefonun calisiyla irkildi,tam onda zihninde beliren bir goruntu bunyesini alt ust etti;bir sorgu odasindaydi,tepedeki tek bir ampulle aydinlatilan los bir oda,ahsap,eski bir masa.bir sandalyede oturuyordu,basi one egik,basinda dayanilmaz bir agriyla.. Karsisindaki sandalyede ona bakan bir adam..saclari..basinin bicimi..elleri..cok tanidikti..yoksa bu adam bahcedeki mi?odada pencere yoktu,nefes alamiyordu..ve sandalyeye bileklerinden bagli oldugunu farketti..bayilacak gibi oldugu sirada bahceden gelen sesleri duydu tekrar.. Otel. Odasindaydi,goruntu gitmisti..bu odadan cikmaliyim dedi,derhal..zaten telefonun sesi de kesilmisti..cevaplakapat

  • Aysun Aksel - 19/11/2012 - 21:33

    sakinlesen kalbi soguk dusun etkisiyle yeniden hizlanmisti ,üstelik Prof. Moretti ile yapacak oldugu söylesi, dergide yaptigi elestirmenlige benzemezdi..karsi karsiya gelmek, göz göze bakicak olmak evet bu baska birseydi. Hatirliyamiyacagi kadar cok kitap okumustu insan Psikolojisi üstüne..hepsini unutmak istedi bir an, hepsini.BILMEK ile OLMAK arasindaki ucurum giderek büyümüstü…Ben dedi, durdu. Gerisini getiremiyordu..cevaplakapat

  • Nilüfer Keyvanklıoğlu - 19/11/2012 - 21:38

    Ortak roman projesi, ürüne renk ve derinlik kazandırmasının yanısıra, okuyucuyu da romanın içerisine çekecektir. Bu nedenle bu projenin mimarlarını kutluyorum.
    Romanın birinci ve ikinci bölümlerini okuduğumda, roman tadından çok, sanki bir öykü tadı aldım. Roman örğüsü içinde ‘yer’, ‘zaman’ ve ‘kahraman’ olgusunda bütünleşiklik bulamadım.
    3. bölümde, dijital dünyanın şifrelerinden yola çıkılarak, bireylerinde bu sanal dünyada, kodlanıp nasıl rakamsalve statik kimliklere böründürüldüğünü anlatan bir sistem eleştirisi ‘teması’ işlenebilir.cevaplakapat

  • Guven Demir - 20/11/2012 - 00:46

    Buzdan bir heykel gibi duruyordu basincli soguk suyun altinda.Bede-ni ile dusunceleri zit kutuplardaydi.Dusunceleri su ile yarisircasina akiyordu…”evet soylemeliyim,yardim istemeliyim;pro-fesor bana yardim edebilir,edebilir,evet evet,yoksa cildiracagim!”-diyerek, dusdan cikti.Saat’e bakti,”son yarim saat”dedi,kurulanip hizlica giyinmeye basladi,kasadan disari sacilmis paralari gordu;
    “ne kadar da cok!benim mi acaba?niye zarfin icin de,birine mi verecegim?kime ki,profesor’e mi?”diye,sorular hucum ederken,egildi ve paranin bir kismininda icin de oldugu zarfi aldi;zarfin uzerinde
    ki kendi elyazisini”borcunu mutlaka ode!”hemen tanidi.Yazisini ta-
    niyor olusuna sevinemeden,sorular yagmaya basladi;”ne borcu,borcum mu var,kime,bu kadar cok mu,nerde,ne zaman,kime…”yok,hic bir cevabi yoktu.Paralari hizlica zarfa tepistirdi adeta ve “kaybedecek zamanim yok”diyerek,karmasik duygular icin de giyinip,odasindan kosarcacasina cikti.Merdivenlerden inerken gozleri karardi,cevresinde ki hersey donuyordu,ter,soguk ter,bir seye,birine tutunmak istedi,”imdat”demek istedi;olmadi,yapamadi,karanligin icin de yitti gitti…cevaplakapat

  • rosetta - 20/11/2012 - 08:05

    Dustan ciktiktan sonra tekrar kasadakileri incelemeye
    basladi – paralarin ince bir kagida sarili oldugunu farketti !
    Uzerinde – Dr. Moretti – yaziyordu ..
    Bilimsel bir toplanti yapacagini dusundugu kisiye neden
    para odeyecegini anliyamadi – yoksa beraberce gizli bir is mi
    ceviriyoruz ? – dedi icinden … Uluslar -arasi bir orgut beni kullaniyor mu ?
    Hafizami onun icin mi zayiflattilar ?
    Ama beynimin yarisi tikir tikir islerken – ben kimligimi
    nasil unuturum ? Bu celiskiler beni ruh-hastasi yapacak !…
    En iyisi biran once Dr. Morettiyle yuzlesmeli …
    Ama bu ismi duyunca neden birden cocuk gibi heyecanlaniyorum ?
    Hemen giyinip ceketini aldi dolaptan – birden bir resim
    dustu yere – kucucuk bir bebegin resmi ! Hicbir anlam veremedi-
    Allahim ben ne isler ceviriyorum da haberim yok !cevaplakapat

  • CAN YILDIRIM - 20/11/2012 - 10:00

    Soğuk su da ona istediği cevabı vermedi, aksine beynine vuran her damla daha da karıştırdı kafasını. Ne zamandır böyleydi, neden bu röportajı şimdi yapacaktı? Bir gazeteciydi, bu belli oluyordu. Ya da, belki de hastaydı ve bunun için Profesörle bir randevusu vardı. Başını duvara vurdu defalarca, bozulduğunda bir darbeyle kendine gelen bilgisayarları hatırladı. Belki kendi beyni bu şekilde toparlanıp kendine gelecekti. Birden aklına bilgisayarı geldi, koşarak girdi odaya, üzerine bir havlu bile almayı düşünemeyecek kadar heyecanlıydı. Resepsiyonist kızın dediği gibi kolay bir şifre bulmalıydı kasaya: 1-2-3-4. Ne zamandır hafızası böyleydi bilmiyordu ama eğer uzun zamandır böyleyse mutlaka kolay şifreler kullanmıştı daha önce de. Şifreyi girdi 1-2-3-4, sonuç yok. 1-1-1-1, hayır yine sonuç yok. Birden parmakları kaymaya başladı: 1-1-2-3, ve şifre doğruydu. Fibonacci ismi geldi aklına. Kim olduğunu hatırlayamadı Fibonacci’nin ama bu sayılar ona bu ismi hatırlattı.
    Moretti adındaki klasörü tıkladı. İşte şimdi neden buraya geldiğini, neden Moretti’yle buluşacağını anlayacaktı.cevaplakapat

  • NİLGÜN UCA - 20/11/2012 - 12:25

    Birden ne kadar acıkmış olduğunun farkına vardı.Belkide bir süre bütün sorulara beynini kapatıp hiç bir şey düşünmeden güzel bir kahveltı etmeliydi.Böylece heyecanını yatıştırarak daha sakin düsünebilirdi.Zihni sorularla doluyken hiçbirşeyi doğru düşünemiyecekti.Duştan çıktı ve oda servisini arayarak kahvaltı söyledi.Kahvaltıyı beklerden camdan dışarı şöyle bir göz attı ve gördüğü bir şey onu çok etkiledi.cevaplakapat

  • Doğancan BEDİR - 20/11/2012 - 14:28

    Erol Adoni tüm hafızasını zorluyor ama kendi kimliğiyle ilgili bir kaç kırıntı dahi yakalayamıyor. Ve dakikalar sonra bu hayran olduğu profesörle bir röportaj yapacaktır. Korkuyor, birazda rahat aslında çünkü gazetecilik hayatında hep kimliği yüzünden ürkerek çalışmıştı. Oysa şimdi kendisi nedir bilmiyordu ve rahat olabilirdi. Zaman gelip çattı. Bir telefon geldi. “Profesör geldi, yanınıza çıkıyor.” Telefondaki kadın cümlesini bitirmeden Erol toparlanmak için telefonu kapattı. Ve odayı toparladı. Kapıda profesör bekliyordu. Kapıyı açtı Erol ve profu içeri davet etti. Prof. her şey ‘kayıtdışı’ diyerek içeri girmişti. Buna bir anlam veremedi Erol. Prof. anlamıştı Erol’un şaşkınlığını. ‘Kim olduğunu biliyor musun?’ dedi prof. Hayır anlamında başını salladı Erol, boğazını temizledi ve ürkek bir genç kız gibi ‘hayır’ dedi. ‘Buraya röportaj bahanesiyle geldin. Ülkende istenmeyen adamsın. Sırf baban Türk değil diye birçok gazeteden kovuldun. Gazetelerin başındaki sırtlanlar biraz daha baskı yapsalardı sana şimdi sen halk tarafından linç edilmiş olurdun. Neyse seni derin devlet kaçırdı. Sırf benim kitaplarımı, röportajlarımı okuduğun için ve köşende benden bahsettiğin için. Çünkü ben özgürlükten yanayım. Oysa senin ülken değil! Ve benle bağlantın olduğunu düşündüler. Ve benimde yapmam gereken şey seni o cehennemden kurtarmamdı. Bende seni buraya getirdim. Hafızan bir kaç haftaya düzelir merak etme. Sizin polislerinizin yaptığı türlü işkencelerin sonucu budur işte. Umarım güzel aile hatıralarını unutmamışsındır.’ der profesör ve Erol’un aklı dahada karışır. Ve devamında kitabı hakkında konuşabilirler. Yada Erol, profesör ve profesörün asistanı, otelin lobisinde yemek yerler. Orada siyaset vs. konuşabilirler.cevaplakapat

  • BAŞAK KIRMACI - 20/11/2012 - 16:32

    Sanırım komodinin üzerinde bulunan ciltli kitap Profesör Moretti’nin son kitabı. Karakterimiz Erol Adoni’nin bir dergi eleştirmeni olduğunu öğrendik şimdilik. İtalya’ya geliş sebebi Profesörle görüşmek olarak görünüyor.
    Adoni, İtalyan vatandaşı, ancak bulduğu mektuba göre Fransa’da çalışıyor. (Paris Review antetli mektup) ve Türk bankalarından kredi kartları var. Adoni’nin annesi Türk olmalı ve İstanbul’da yaşıyor olabilir. Yazılan mektubun İtalyan Profesör’e İngilizce yazılmış olması ilgi çekici geldi.
    Erol Adoni hazırladığı notları komodinin üzerinde bulunan Profesör’e ait olduğunu düşündüğüm kitabın içinde bulabilir. Kitabın yanında kurşun kalem vardı diye hatırlıyorum.cevaplakapat

  • BAŞAK KIRMACI - 20/11/2012 - 16:33

    Sabah kalktığında saat 11:00 sularıydı. Bütün bu olayların yaşanmasından sonra max. 2-3 saat geçmiş olmalı. Yani Profesör ile buluşmasına min. 3 saat var. Duştan çıktıktan sonra giyinip, aşağıya resepsiyondaki kızın yanına inebilir. Yiyecek bir şeyler istediğini söyleyerek, kıza Profesör’ün adresini sorabilir. (adresi kaybettiğini söyleyerek).
    Not: Hasan Bey, 3. bölümde geçen dergi isimlerinin ve Erol Adoni hariç diğer şahıs isimlerinin gerçek kişiler olmasının bir anlamı var mı?cevaplakapat

  • BAŞAK KIRMACI - 20/11/2012 - 16:51

    Yorumumda Paris Review dergisi’ni Fransada gibi yazmıştım. Ancak sanırım bu dergi ABD ‘de çıkan bir dergi yanlışım olabilir. Profesör’e yazılan mektup da bu yüzden İngilizce yazılmış olabilir.cevaplakapat

  • Erte Oyar - 20/11/2012 - 22:50

    Ahmet bir sis bulutu içinde yaşıyordu. Çevresi yoktu ama İnci vardı. Yardım istiyordu ondan.Bilinçsizce.İnci, onun çok sevdiği Rodrigo’yu hafif bir sesle açtı. Önce hiç tepki vermeyen Ahmet,birden yerinden kalkıp İnci’nin yanına gelerek sarıldı. Hıçkırarak ağlamaya başladı. İnci şaşkınlık içindeydi. Umutlanmıştı. Belki de bu açmazı aşabileceklerdi. Ama yarın mutlaka doktora gideceklerdi.
    O kendine güvenli, yüksek perdeden konuşan adam gitmiş,yerine genç bir delikanlı gelmişti. Korkuyor, İnci’ye sığınıyordu.cevaplakapat

  • bekir gökhan okutan - 21/11/2012 - 03:33

    buz gibi su ona iyi gelmişti hatta hoşuna gitmişti. eskiden de soğuk suda duş almayı seviyor olabilirdi.sonra aklına bir söz geldi ‘sadece ruh hastaları soğuk suda duş alır’ kim söylemişti acaba,onu hatırlayamıyordu.
    gerçekten ruh hastası da olabilirdi,belkide bu ilk hafızasını kaybedişi değildi bilmem kaç kere hafızasını kaybetmiş,başka hayatlar yaşamıştı. en son hayatında gazeteci erol adoni, belli ki hastalığı o daha işini bitiremeden ondan önce davranıp araya girmişti. önce ki hayatından yarım kalan profesör onun için ne anlam ifade ediyordu. insan hakları,kişisel özgürlük…
    aklından geçen fantaziler belki ona bir ipucuydu.hiçbir şeyden emin değildi internet olan bir yer bulmalı ve şu an ki sıfır hayatında kendini araştırmalıydı.cevaplakapat

  • rosetta - 21/11/2012 - 07:53

    Madem ki kim oldugumu – ne iş yaptığımı hatırlamıyorum ,
    o zaman Dr. Moretti ile ne konusabilirim diye düşündü !
    Hemen kasadakileri ceplerine doldurdu –
    Çantasını kapattı – dolaptan kareli ceketini giydi –
    başina da bir kasket – ortalıkta bir bavul bulamadı –
    diğer eşyalardan vazgeçti – çantayı ve bilgisayarı kaptı –
    acele ve gizlice otelden kaçmak uzere odadan çıktı !cevaplakapat

  • Cüneyt Te - 21/11/2012 - 09:55

    Bence artık işlerin yavaş yavaş çığırından çıkması ve olayın ritim kazaması gerekli.

    Fikir 1: kanlı bir gömlek veya bir bıçak çıkmalı bir yerden.
    Fikir 2: cinayete dair bir video veya ses bandı çıkmalı.
    Fikir 3: duşta sırtında ki derin yaranın dikişilerini hissetmeli

    Not: Yapılan alıntılardan ve göndermelerden şimdilik vazgeçilmeli. Daha roman yeni başlıyor. Dolayısıyla akışı düşürüyor.cevaplakapat

  • HÜLYA ARICI - 21/11/2012 - 14:55

    4. bölümün biçimlenmesine nacizane katkıda bulunmak istiyorum.

    Başından aşağı akan buz gibi sular ayaklarının altından akarak
    küçük bir derecik oluşturup girdap halinde delikten aşağı akıp kaybolup gidiyordu… Bu soğuk duş işini daha fazla sürdürürse hasta olabileceğini sonra Prof. Moretti ile röportajını yapamayacağını düşündü… şık armatürleri hafifçe oynatarak suyu yavaş yavaş ılık hale getirdi. Sonra biraz daha sıcak konuma getirdi ve duşu ensesinden aşağı tuttu. Sıcak su az evvel soğuktan kasılan kaslarını gevşetmeye başlamıştı. Kendi kendine şok tedavisi yapmış, bu tedavi yavaş yavaş işe yaramaya başlamıştı. Ailesini, yaşadığı şehri, işyerini her şeyi arada karanlık perdeler olsa da hatırlamaya başlamıştı. Elbette yaşadığı bunca şeyin, bu hafıza kaybının, oda da bulduklarının mantıklı bir cevabı vardı.
    En azından şunu anlamıştı. Geçmişini kaybetmemişti. Muhtemelen geçmişini hatırlamasını veya birkaç saat sonra Prof. Moretti ile yapacağı röportajı engellemek için kendisine geçici hafıza kaybı yaratan bir ilaç verilmiş olabilirdi.
    Beynini zorlayarak yavaş yavaş geriye doğru an an durumları hatırlamaya çalıştı. Belki dikkatinden kaçmış herhangi bir şey bulurum diye odaya tekrar daha dikkatli bakmaya başladı. Yatağın yanındaki komodinin üstüne, yere, banyoya her yere dikkatli bakıyordu. Her tarafa baktı sonra gelip yeniden berjer koltuğa oturdu. Bu kez oturduğu yerden bakınmaya başladı etrafa. Birden kapının altından bir şey parladığını gördü.
    Az evvel açtığı perdelerden içeri giren güneş ışığı kapının altından küçük metal bir şeyi aydınlatıyordu. Hemen eğilip parlayan şeye baktı. Bir kısmı kapının arkasında duran şey küçük bir enjeksiyondu. Şeker hastalarının kullandığı cinsten. İçinde hiç ilaç yoktu. Tümü zerkedilmişti. İtina ile iğneyi yerden aldı, ışığa tuttu. Kokladı. Tuhaf bir koku vardı. Birden yüzünü ekşitti. Biri kendisine birçok şeyi unutturmak için bu iğneyi yapmıştı. Ama çok sağlıklı beslendiği ve spor yaptığı için son derece sağlam olan vücudunda ilaç düşünülenden daha az etki yapmıştı. Ama eğer biri veya birileri bir şeyleri engellemek isteseydi niye bu kadarla yetindiler… başka fenalıklarda yapabilirlerdi…. yine kafasında bir sürü sorularla kalmışken birden kapı çalındı…
    21 Kasım 2012
    Hülya ARICIcevaplakapat

  • LALE BOLLUKCU ÖZKER - 21/11/2012 - 17:58

    İlk olarak bu projeyle biz okuyuculara böyle bir fırsat sunduğunuz için hepinize teşekkür ederim.Yazmaya çalıştığım kendi romanımın taslağından önce bu projede bulunmak benim için büyük bir onurdur.
    – Soğuk duş bazı hatıraların parça parça gözünün önüne gelmesini sağlamıştı;ama hala parçalar yerine oturmuyordu.Kim olduğunu biran önce bulması gerekiyordu.Profesör Moretti ile randevusu bu akşamdı.
    Akşamki görüşmenin amacı neydi?Notlarına ulaşıp okumalıydı.Duştan çıkınca bilgisayarın başına oturdu.Açılış şifresi ne olabilirdi?Laptop çantasında bulabileceği bir evrak yazı olabilir miydi?Hemen çantayı açarak içine baktı.İçinde bulduğu sadece bir keç dergiydi.İçlerinden biri hem italyanca hem ingilizceydi.Biri ise tamamen türkçe bir dergiydi.Doğum yeri İstanbul olduğuna göre Türkçe bilmesi galiba doğal bir olaydı.Okuduğunu anlıyordu ama bu olanları hala çözememişti.Şifre doğum günü olabilir miydi?Denedi.Olmadı.Resepsiyondaki Maria nın kasa açmada kullandığı numaralar aklına geldi.İki defa 1234 denedi.Evet olmuştu.Bilgisayarı açılmıştı.İlk karşısına çıkan klasör ‘EROL’ diye isimlendirilmişti.Klasörün içinde numaralandırılmış dosyalar vardı.1 numaralı dosyayı açtığında yine şaşkınlığa uğradı.Karşısında kendi görüntüsü vardı…cevaplakapat

  • Ece Korkmaz - 21/11/2012 - 20:52

    Profesör ölecek ama ne zaman? :) bizim karakter evet söyleşi için gidiyor ama özellikle gitme isteği var kişisel sebeplerden. Profesör öldürülünce -ki muhtemelen kendisi de ortadayken- olayı incelemeye başlıyor.
    Alıntılarınız ve seçimleriniz çok güzel olmuş Ayn Rand iddialı bir seçim birey olmaya kafa yoran seçimler müthiş eminim bir yerlere bağlanacak.
    Haydi devam edelim merakla bekliyorum :)cevaplakapat

  • Nesrin Naz - 22/11/2012 - 00:59

    Soğuk duş i yi gelmişti. Biraz daha sakindi şimdi. Odaya döndü, kaçırdığı birşey var mı diye heryere yeniden baktı. Gözü bilgisayarın üstüne gelince durdu. Aradıği soruların cevabı orda olmalıydı ama şifre neydi? Öğrendiklerinin ışığında şansını yeniden denemek istedi. Çok değil üçüncü denemede başardı, şifre İstanbuldu. Bir an daha yeni seyrettiği bir film geldi gözünün önüne, orda da gerçek kimliğinin arayışındaki adama yine adamın kendisi yardım ediyor ve hafızası silinmeden bilgisayar aracılığı ile mesaj göndermeyi başarıyordu. Kendi bilgisarında da böyle bir mesaj var mıydı acaba? Heyecanlanmıştı.cevaplakapat

  • Gülten Özdemir - 23/11/2012 - 16:38

    3 bölümü okudum ,cok detaylı değil ,ama proje çok keyifli ,burada bir disosiyatif amnezi durumu var gibi.. daha öncede kişilik bölünmesi yaşamış olabilir, bu durum dejeneratif bir hastalıgın parçası olsaydı , bellek etkilenmesinde öğrendiği dillerde etkilenirdi, genellikle ana dil korunur 2.3. diller de unutulabilir, italyanca konusabildiğine göre psikofizyolojik temelli, disosiyatif amnezi durumunda,
    Yasanan travma ( genellikle daha eski çocukluga ait ) kaynaklı.. Sık Sık baska baska ülkelere seyahat var, cocuklugundan, travmatik stresten kacısla sonlanan disosiyatif fug = kaçısta ilerleyen zamanda tablonun altında çıkabilir. veya baska coklu kişilikler , kaçan, cinayet işleyen vs…. oteldeki ilk gece öncesinde belli ki ağır bir travma yaşandı ,,, ya da ,, hadi yaşansın da görelimm.. elinize sağlıkk
    Kişi agır elem verici psikolojik çatışmalardan ,özellikle savaş , deprem sonrası agır kayıplar, aile içi emosyonel travmalar, enseste veya şiddete maruz kalma, kötüye kullanım,agır bir kayıp ,buhran ,bunalım sonrası ,,bilinç dışı bir çeşit orjinal kişiliği; kimliği agır dehşet verici olaydan uzaklastırmaya calısır ..cevaplakapat

  • Nurhan Aydın - 15/12/2012 - 14:12

    Sayın Hasan Saraç,
    Ortak Roaman çalışmanıza şimdi rastladım ve bu çalışma beni çok heyecanlandırdı.Ben Türkçe öğretmeniyim ve bu projeyi okulumda öğrencilerime proje ödevi olarak vermek istiyorum.Sizden bir ricam olacak, eğer değerli ve kısıtlı olan zamanınızdan bana ayıracağınız anlarınız olursa mutlu olurum.Roamanın konusunu siz mi belirlediniz? İşeyiş nasıl?On kişi bir bölüm yazdığında herkesten ayrı ayrı bölüm mü alıyorsunuz?Nelere dikkat etmem öğrencilerime hangi yönergeleri vermem gerekir?Bu süreçte karşılaşacağım sorunlar neler olabilir?Yönteminizin ayrıntılarını benimle paylaşırsanız yazmayı okumayı seven orta okul öğrencilerime çok yardımcı olursunuz.Saygılarımla…cevaplakapat

  • sr gerad jude - 21/07/2013 - 18:21

    Am xavi Gerad jude, Aiicco inssurance plc bir temsilcisi.
    Size bir kredi ihtiyaci varsa bugün e-posta yoluyla bugün bize ulasin, istediginiz kredi ile size yardimci olabilir:
    (xavigeradloanfirm@yahoo.com)
    Yilbasi kredileri% 3 faiz orani sadece avelable vardir. Ciddi basvuran, ancak daha fazla bilgi için irtibata geçiniz. Biz renging krediler
    sunuyoruz
    3000 sadece US $ Euro ve pound 50,000.000 için.
    Biz dahil kredi her türlü teklif
    Bireysel krediler:
    Isletme Kredileri:
    Ögrenci Kredileri:
    Insaati krediler:
    Ev kredileri:
    Is expandsion krediler:
    Borç konsolidasyonu kredi:
    Biz hizli ve dinamik test edilmis ve güvenilir bulunmaktadir.

    Daha fazla bilgi için (xavigeradloanfirm@yahoo.com): E-posta Iletisim.

    Sr Gerad jude görüyoruz.cevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r