
Neslihan Önderoğlu’nun Yeryüzü Yorgunları adlı romanı Everest Yayınları tarafından yayımlandı.
Tanıtım bülteninden:
Everest Yayınları, usta yazar Neslihan Önderoğlu‘nun Melih Cevdet Anday Edebiyat Ödülü‘ne değer görülen çarpıcı romanı Yeryüzü Yorgunları’nı okurlarla buluşturuyor. Roman, evlat acısıyla sarsılmış bir çiftin, Cihan ve Sedat‘ın, şehirden ve geçmişin ağır yüklerinden kaçarak vahşi doğanın kucağına, “Mavi Dağlar”a doğru çıktıkları gerilim dolu bir kamp yolculuğunu anlatıyor. Sedat tarafından bir “kurtarma gezisi” olarak planlanan bu çileli yolculuk, karakterlerin içsel karanlıklarıyla ve doğanın affetmez gerçekliğiyle çarpıştığı, dönüşü olmayan bir hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor.
Eşinin ısrarıyla bu yolculuğa gönülsüzce katılan Cihan, dağ başındaki Çakılbudak kamp alanında Sedat’ın aniden ortadan kaybolmasıyla ıssızlığın ve karanlığın ortasında tek başına kalır. Bu tekinsiz ve vahşi doğada, çadırın etrafında gezinen yabani hayvanların gölgesinde ölüm korkusuyla baş başa kalan genç kadın, uygarlıktan uzak bu ortamda kendi zihinsel ve fiziksel sınırlarını test eder. Hikâyeye başlarda dahil olan doğayla bütünleşmiş gizemli Erol karakteri ise, Cihan‘ın bastırdığı kadınlığını, arzularını ve acılarını tüm çıplaklığıyla yeniden hatırlamasına yol açan sarsıcı bir deneyim sunar.
Yeryüzü Yorgunları, yalnızca vahşi doğada geçen bir hayatta kalma serüveni değil, aynı zamanda derin bir psikolojik yüzleşme romanıdır. Cihan’ın dağdaki yapayalnız bekleyişi sırasında zihnine doluşan anılar; oğulları Mert‘in trajik intiharı, ondan da önce kaybettikleri engelli bebeklerinin sarsıcı hikâyesi ve yavaş yavaş parçalanan bir evliliğin enkazı etrafında şekillenir. Neslihan Önderoğlu, anlatısını Eski Ahit, Yeni Ahit, Kur’an-ı Kerim ve Budist metinlerinden yaptığı özenli alıntılarla zenginleştirerek, insanın varoluş, keder, ölüm ve kader karşısındaki çaresizliğini evrensel bir felsefi boyuta taşır.
İnsanın kendiyle ve doğayla olan savaşını çarpıcı bir dille aktaran; editörlüğünü Didem Ünal Demir‘in üstlendiği bu eser, okuru yaşamın ve ölümün ince sınırlarında dolaşmaya davet ediyor. Romanın sonunda her şeye rağmen geçmişin yıkıntılarından sıyrılıp, tıpkı kendini temize çekeceği beyaz bir oda hayal eden Cihan gibi yeniden doğuşa ve Mert‘in geride bıraktığı doğacak çocuğuna tutunarak yaşama umuduna kapı aralanıyor. Everest Yayınları etiketini taşıyan, kapak tasarımında Hamdi Akçay imzası yer alan Yeryüzü Yorgunları, unutulmaz sahneleri, usta işi psikolojik tahlilleri ve şiirsel diliyle edebiyatseverlerin başucundan ayıramayacağı, modern bir trajedi ve direniş öyküsü sunuyor.
Mucizelere inanmak cesaret ister.
Yılların yorgunluğunu sırt çantalarına yükleyip âdeta ruhsal bir yolculuğa çıkan bir çift Sedat ve Cihan. Bu evlilikleri için bir “kurtarma gezisi” midir? Bu iki insan, geçmişi yoklayarak geleceğe birlikte bakabilecek midir? Yeryüzü Yorgunları, bir deniz feneri gibi ışığını insanlığın en temel sorunları üstünde gezdiren kutsal metinlerden yanıp sönen alıntılar eşliğinde aşkı, sessiz şiddeti, ebeveynliği, zaman içinde ayrı yerlere düşmeyi ve kayıpları sorguluyor.
Öykü ve roman dalında pek çok önemli ödül kazanmış yazar Neslihan Önderoğlu, öykülerinden tanıdığımız keskin anlatım gücünü bu romanında parlatarak 2019’da Melih Cevdet Anday Edebiyat Ödülü’nü aldı. Yeryüzü Yorgunları okurken sürekli şaşırtıp sersemleten ve yeni sorulara kapı aralamamızı sağlayan bir roman. Niçin biz de o turistler gibi fotoğraf çektirmedik? Sedat’la omuz omuza, cep telefonlarımızdan birini eline tutuşturduğumuz rehbere bakıp gülümserdik. Parmağını yeşil yuvarlağa dokundurup, “İşte oldu,” derdi rehber. “Artık siz de sonsuza kadar saklanacak bir lahdin içindesiniz. Ama keşke biraz daha gülümseyebilseydiniz.”



















