Ne kalır olasılıklardan, boşluklardan geriye? | Serkan Parlak

Ekim 17, 2022

Ne kalır olasılıklardan, boşluklardan geriye? | Serkan Parlak

Öyküleri Notos, Varlık, Ecinniler gibi çeşitli dergilerde yayımlanan Eser Kuru’nun ilk öykü kitabı Olasılıklar Kıyısı geçtiğimiz yılın son günlerinde Notos Kitap etiketiyle okurla buluştu. On altı öykünün yer aldığı Olasılıklar Kıyısı birbirinden epigraflarla ayrılan dört ana bölümden oluşuyor. Bölümlerin temaları birbiriyle ilişkili ve her bölümün girişinde yer alan epigraf ise tema hakkında ipuçları taşıyor. “Eser Kuru’nun Olasılıklar Kıyısı’nda kadınlar, erkekler, sevgililer, terk edilenler ve hayatın kötü sürprizleriyle kavrulan ailelerin hikâyeleri var. Bir türlü olamayan ya da oldurulamayan ilişkiler, terk edişler, geride kalanlar, hiç gerçekleşmeyecek hayaller…”

Olasılıklar Kıyısı’nın beş öyküden oluşan ikinci bölümü Bilge Karasu’nun Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı adlı öykü kitabından bir alıntıyla açılıyor: “Dünya kararmış görünecek yumulu olmasa gözleri.” Bu bölümün ikinci öyküsü olan Boşluklar hâkim anlatıcı aracılığıyla ve sen diliyle anlatımı hemen dikkat çekiyor. İlişkilerdeki tatsız, dile gelmeyen, üzerine konuşulmaya değer bulunmayan boşlukları ve ayrılığı anlatan bir öykü bu. Aslolan özneler değil, onların aralarındaki boşluklar ve zamanla yaşanan değişimler. Her boşluk yitip giden zamanı anımsatıyor. Kopukluk ve eksiklik anlamında boşluklar ise ancak yazarak doldurulabilir, çizerek de olabilir ancak öykünün kadın karakteri ressam olmasına karşılık sevgilisini görünür kılmak istemediğinden resmini yapmıyor. Hızla başlayan, mahrem itiraflar ve sırların paylaşıldığı, konuşulan ve dinlenilen, sonra güç mücadelesine dönüşen, hızla ayrılığa doğru giden bir ilişki. Anlatıcı ve dil meselesinde yazarın öyküye ve soruna uygun olarak bilinçli seçimler yaptığını fark ediyoruz. Ayrılık sarsıcı bir durum çünkü; öncesi, ayrılığa neden olan durumlar, ayrılık anı ve sonrasında ortaya çıkan boşluk nasıl anlatılabilir? Hem çok yakından hem de çok mesafeli… Karakterlere dair yalın betimlemeler, işlevsel diyaloglar, tanıdık gelen ancak çarpıcı ayrıntılar ve davranışlar ayrılıkla ilişkili merkez mekân olan eve dair atmosferi besliyor. Öykünün erkek karakteri kısa bir zaman sonra yaşadığı evden, eşyalardan, kentten, dilden de ayrılacak. Sevişirler. Çocukları olsaydı ayrılmazlardı belki. Uzak olasılıklar, geleceğe dair ihtimaller şimdide beliriverir. 

Olasılıklar Kıyısı’nın içinden ince bir sızıyla geçeceksiniz. Sanki bir olasılıklar uçurumunun kıyısında yürüyorsunuz. Tam da dengenizi sağlayamıyorsunuz. Aşağıya bakmaya çalışsak da Eser Kuru uçurumun dibindekileri apaçık ve gözümüzün içine sokarcasına gösteriyor bize. Aşağıya böyle bakınca düşmemek olanaksız. Bakalım tutunabilecek miyiz? Ya da şöyle sormalı: Öykülere tutunabilir mi insan?”

Eser Kuru’nun ilk öykü kitabı Olasılıklar Kıyısı’nda, ilişkilerde olup bitenin neden ve sonuçlarına bakmak yerine oluşturdukları imajların ve kesintilerin neler anlatabileceğine dair, yeniden okumalarla olası alt metinleri üzerine düşündüren ve okurların belleklerinde izleri olan ilişkilere dair imgelere yeni anlamlar katabilecek derinlikli öyküler yer alıyor. 

edebiyathaber.net (17 Ekim 2022)

Yorum yapın