Masthead header

Mustafa Torun: “Ödül elbette okura ulaşmak adına çok büyük bir şans.”

Söyleşi: Zeynep Yolcu

Mustafa Torun ile 2021 Arkadaş Z. Özger Ödülü alan “Yarası Olan” adlı dosyası üzerine konuştuk.

Çok küçük yaşlarda şiir yazmaya başlamışsınız. Ama 2000’li yılların başında ne okuduğunuzun ve ne yazdığınızın farkına varmışsınız. O dönemde yazın hayatınızı etkileyen ne oldu?

Üniversite okumak için İstanbul’a taşındım. Benim için çarpıcı bir değişiklikti. 2004-2005 yıllarını düşünürsek Artvin’de şiir dergilerine, şiir kitaplarına ulaşmak, daha da önemlisi bir şiir atmosferini solumak zordu. Üstelik üniversite sınavları illeti başka bir şeye çok da fırsat vermiyordu. İstanbul’da yaşamaya ve Boğaziçi Üniversitesi’nde okumaya başlamak kültür ve düşünce hayatımda büyük değişikliğe sebep oldu. Ülkenin bir ucundaki kültürel ortamdan diğer ucundaki çok farklı bir atmosfere girmek… Benim için o yaşta büyük bir kırılma noktasıydı. Tabi bu da şiire daha çok sarılmamda etkili oldu. Daha çok okuyabildim, daha çok okudukça şiir zevki geliştirebildim. Böylece kim ne/nasıl yazıyor, Türkiye şiir kamusunda neler oluyor ayırt etmeye başladım. Benim için büyük bir dönüm noktası… Tabi bir de siyasi atmosferdeki lümpenliğin ilk göstergelerinin belirdiği zamanlar… Bu da şiirimin havzasını belirlemiştir muhakkak. 

Şiirlerinizi Varlık, Sözcükler, Sadece Şiir, Şiirden, Papirüs, Petroleus, Kafagöz, Çün, 160. Kilometre, Sakat Fanzin, Da Baddest, Expanded Field gibi dergilerde yayımlamışsınız. Şiir yayımlatma kararını nasıl aldınız?

Yani bunun için özel bir anı beklediğim söylenemez. Yukarıda bahsettiğim zamanlarda her ay birçok dergiyi alıyordum. Alamazsam oturup kitapçıda şiirlerini okuyordum. Her ay yirmi/ yirmi beş dergi taradığımı söyleyebilirim. Aldığım burslar buna gidiyordu J O zamanlarda yazılmış hala çokça şiirim var ama tabi onlar pek iyi sayılmaz. O zaman dergilere göndermediğim için bir anı olarak kalmışlar bende. Geç denecek yaşlarda şiir yayımlatmaya başladım. Bu aslında iyi değil ama bu durumun bazı avantajları da yok denemez. Bu süre zarfında dergilere bazen şiirler gönderip, onların gözünden de şiirimi anlamaya çalıştığım söylenebilir. Belki bu biraz uzun sürdü. Tabi burada dergilerin benim şiirim hakkında ne dediğinin doğrudan bir önemi yok fakat kendimce bir yol bulmuştum. Yorumlarda dikkatimi çeken bir şey varsa alıyordum, yoksa önemsemiyordum. Buna iyi bir şiir okurunun gözünden şiirime bakmak diyelim. Şiirime yön vermek için olmasa da Türkiye şiir kamusu -kanonu mu demeli- ne yöne gidiyor anlamak adına…

Bu yıl 26. Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü  ‘Yarası Olan’ dosyanıza verildi.  Bekliyor muydunuz?

Bunu cevaplamak biraz, nasıl desem, hadi zor diyeyim. Ödül alabilir diye düşündüğüm için zaten gönderdim, bu açıdan evet bekliyordum. Diğer taraftan başka hangi dosyalar var bilemeyeceğim için belki umuyordum demek daha doğru. Yeri gelmişken şunu söylemek isterim. Seçici kuruldan birinin ifadesiyle bu sene hem daha çok hem oldukça iyi dosyalar gelmiş. Tuba, Ozan, Fatma, Merve’nin şiirlerini zaten beğenerek okuyorum. Bir yayında isimlerini görünce bir arkadaşımla buluşmuş gibi oluyorum ki hiçbiriyle henüz tanışmış değilim. Yani şiirlerini biliyorum. Böyle iyi dosyaların olduğu bir masada seçim yapmak belki de zevk farklarına kalmış olabilir. Bir “daha iyilik” durumu, işin de doğası gereği, söylenebilir mi emin değilim. Fakat ödül elbette okura ulaşmak adına çok büyük bir şans. 

Dosyayı henüz bizler okuyamadık oradaki şiirlerinizin ortak teması var mı ya da yıllarca yazdığınız şiirleri mi derleyip gönderdiniz? Kaç yıllık çalışmanız dosya içerisinde yer alıyor?

Yirmi iki ya da yirmi üç şiirim olmalı. Tabi bir toplayıp gönderme durumu söz konusu değil. Bir bütünlük olması önemli. Bir tema belirtmek zor ama okur bir ses tonu, ses perdesi, atmosfer ve bu biçime gömülü/bu biçimin oluşturduğu anlam ve öfkeyi fark edecektir sanıyorum. Bu bütünlüğü oluşturan 5-6 senelik bir zaman dilimindeki şiirler bunlar. Fakat büyük kısmı son yıllara ait.   

Dosyanızı yarışmaya göndermeye nasıl karar verdiniz? Dosyasını göndermekte çekingen davranan şairlere söyleyecekleriniz var mı?

Şairlere diyecek bir şeyim yok. Herkes bir şey diyor birilerine, ben bari eksik kalayım J Nasıl karar verdim sorusuna gelince artık galiba şiirimin daha hızlı duyulmasını istediğime emin oldum. Arkadaş Z. Özger Ödülü Türkiye’de bunun için iyi birkaç fırsattan biriydi. Ödüllere/jürilere inanmayan kişilerin bile en azından dikkatini çeken bir ödül. Ben de ödüllere tabi ki büyük şeyler atfetmiyorum ama bunun okura ulaşmak adına bir fırsat olduğunu yadsımıyorum. Bir de şu açıdan çok mutluyum; malumunuz ödül meselelerinde eşe dosta ödül veriyorlar tartışması çoktur, hatta bunun doğru olduğu yerler az değil fakat Arkadaş Z. Özger Ödülü seçici kurulundan hiç kimseyi bizzat tanımayan, hiç biriyle ilişkisi olmamış biri olarak kazanmış olmak seçici kurulun – isimlerden bağımsız – hassasiyetini en azından bana göstermiş oldu. Yani bizatihi tanımadıkları, belki ismini ilk kez duydukları birine ödül verdiler; bence sadece bu, Arkadaş Z. Özger Ödülü için oldukça pozitif bir durum.

‘Yarası Olan’ şiirleri arasından diğerlerinden farklı yazılma anısı olan şiiriniz var mı? Varsa anlatır mısınız?

Özel bir anıdan bahsedemem ama taciz olayları sebebi ile yazdığım şiirlerden bahsedilebilir belki. Kadın cinayetleri, taciz olayları ve siyasi erkin kadını algılayış biçiminin yazdırdığı şiirler var dosyamda. Bir erkek olarak ne haddine denebilir belki ama ben hissettiğim öfkeyi, dilime gelen sövgüyü yazdım. Yazmaya da devam edeceğim.

İngilizce yazdığınız bazı şiirlerinizin olduğunu hatta kendi şiirlerinizi çevirdiğinizi biliyoruz. ‘Yarası Olan’ dosyanızı çevirmeyi düşünüyor musunuz?

Bu bayağı bir iş, dosyamı İngilizceye çevirir miyim yoksa bu zamanı şiir okuyup yazmaya mı ayırmayı yeğlerim emin değilim. Galiba ikincisi. Zaten İngiltere’de bir yayın evi 8-9 şiirimden oluşan bir İngilizce pamplet yayımlamayı teklif etti. Şimdilik onunla bir yoklayalım bakalım…

Sizleri tekrardan tebrik ederiz. Son olarak söylemek istedikleriniz…

Söyleşi için teşekkürlerim.

Ben teşekkür ederim.

Biyografi

Artvin/Yusufeli doğumluyum. İlköğretim ve lise eğitimini Artvin’de; üniversite eğitimini ise 2004-2012 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde (lisans ve master) aldım. Daha sonra çeşitli şirketler ve ülkelerde mühendis, veri analisti ve danışman olarak çalıştım. Şu anda Hollanda’da yaşıyorum. Son üç yıldır Rotterdam’dayım. Daha önce Brezilya (Brasilia), İstanbul ve Artvin’de yaşadım. Evliyim ve iki çocuğum var.

Şiir okumaya ve yazmaya ilköğretim yıllarında başlasam da, ne okuduğumun ve yazdığımın farkında olarak şiirle ilgilenmem 2000’li yılların başına denk geliyor. Şiir yayımlatmaya ise geç başladığımı söyleyebilirim. Şiirlerim Varlık, Sözcükler, Sadece Şiir, Şiirden, Akatlapa, Papirüs, Petroleus, Kafagöz, Çün, 160. Kilometre, Sakat Fanzin, Yokuş Yol’a, Da Baddest, Expanded Field gibi dergi ve fanzinlerde yayımlandı/yayımlanıyor. Ayrıca, kendi şiirlerimi İngilizce’ye çevirdiğim gibi İngilizce şiirler de yazıyorum. 

Kaynaklar:

1. http://www.160incikilometre.com/urun/tatli-dil-yilani-deliginden-cikardi-bizi-soksun-diye-mustafa-torundan-bir-siir/

2. https://www.kafagozdergi.com/2021/03/06/kimlikkontrol/

3. http://www.petroleus.org/transa-mustafa-torun/

İngilizce Şiir: https://www.expandedfieldjournal.com/pieces/praise-to-stopping

edebiyathaber.net (26 Nisan 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r