Masthead header

Kısa Klasikler’de bu ay: Ev Sahibesi ve Güneşin Oğlu

Dostoyevski’den “Ev Sahibesi” ve Jack London’dan “Güneşin Oğlu” Can Yayınları etiketiyle Kısa Klasikler dizisinden yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Bir oturuşta okunabilecek en çarpıcı Kısa Klasikler çağdaş illüstratörler tarafından özel olarak tasarlanan kapaklarıyla okurlarla buluşmaya devam ediyor.
 
Ev Sahibesi

Bazen rasgele bir sokağa girmek, başını belaya sokmak için yeterlidir…
 
Dostoyevski’nin daha sonra kaleme alacağı romanlarına dair ipuçları taşıyan erken dönem eserlerinden Ev Sahibesi, arka planına kalabalık 19. yüzyıl Petersburg’unu alan, karanlık, bunalımlı ve efsunlu bir aşk hikâyesi anlatıyor.
 
Bilim tutkunu genç Ordınov, kitapların arasında kaybolarak insana yabancılaştığı günlerin telafisini şehrin kalabalık sokaklarında arar ve aradığından çok daha fazlasını bulur. İlk gördüğü andan itibaren bakışlarını mıknatıs gibi üzerlerine çeken gizemli bir çift, Ordınov’u derin bir buhrana sürükleyecektir. Ev Sahibesi, bilimin büyüyle, inancın şeytanla, yalnızlığın kalabalıkla zıtlığından doğan tuhaf bir deneyim.
 
#kısaklasikler #rusklasikleri #kiralıkdaire #kıskançlık #büyü #kabus #aşk
#inziva
 
Yazar: Fyodor Dostoyevski
Çeviri: Sabri Gürses
Dizi: Kısa Modern
Tür: Öykü
Sayfa sayısı: 104
Fiyat: 10,00 TL     
 
FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ, 1821’de Moskova’da doğdu. Petersburg Askerî Mühendislik Okulu’nu bitirdikten kısa bir süre sonra edebiyatla uğraşmak için askerlikten ayrıldı. İlk romanı İnsancıklar (1846), dönemin ünlü eleştirmeni Belinski’den büyük övgü aldı. Hemen ardından İkiz (1846) adlı kısa romanı geldi. Daha sonra art arda Ev Sahibesi (1847), Beyaz Geceler (1848) ve Yufka Yürek‘i (1848) yayımlayan Dostoyevski, Netoçka Nezvanova (1849) adlı romanı yayımlandığı sıralar, devlet düzenini yıkmaya çalıştığı gerekçesiyle tutuklandı; ölüm cezası, Sibirya’da dört yıl ağır hapse ve dört yıl askerlik hizmetine çevrildi. Serbest bırakıldıktan ve evlendikten sonra Amcanın Düşü (1859) adlı komik bir öykü yazdı. Aynı yıl kaleme aldığı Stepançikovo Köyü‘nün (1859) ardından kardeşiyle birlikte Vremya adlı bir edebiyat dergisi çıkardı. Aynı dergide tefrika edilen Ölüler Evinden Notlar (1861-1862), Dostoyevski’nin başlangıçtaki başarısını yeniden gündeme getirdi. Yine dergide yayımlanan Ezilenler (1861), eleştirmenlerin tepkilerine hedef olmasına karşın okurlarca beğenildi. 1862 yazında çıktığı bir Avrupa gezisi, beraberinde Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları (1863) adlı ünlü makalesini getirdi. Aynı yıl dergisi kapatıldı. Yeniden Avrupa’ya gitti. Tek umudu, artık tutkunu haline geldiği kumardı. Ama tüm parasını rulette yitirdikten sonra güçlükle Rusya’ya döndü. Kardeşiyle Epoha adlı yeni bir dergi çıkardı ve derginin ilk sayısında Yeraltından Notlar (1864) romanı tefrika edilmeye başladı. Hayatında bir talihsizlik dizisi başladı, karısını ve kardeşini kaybettikten sonra dergi kapandı. Alacaklılarının tehditleri üzerine, bir yayıncıdan aldığı borçla Avrupa’ya kaçtı. Suç ve Ceza‘yı (1866) yazmaya başladı ve onun için aldığı avansla Rusya’ya döndü. Önce Kumarbaz (1866) adlı romanını yayımladı. Aynı yıl tamamladığı Suç ve Ceza, eleştirmenleri ve okurları hemen büyüledi. 1867’de asistanı Anna Snitkina’yla evlenerek yeniden yurtdışına çıktı; dört yıl Rus­ya’dan uzak kaldı. Alçaltıcı bir yoksulluk içinde geçen bu dönem boyunca ülkeden ülkeye dolaştı. Bütün bu güçlüklere, sara nöbetlerine, vazgeçemediği kumar tutkusuna rağmen, ilk çocuklarının trajik ölümüne de katlanan genç karısı, bağlılığını bir an yitirmeden ona gerçek aşkı tattırdı. Dostoyevski, bu ağır yaşam koşulları altında da sendelemeyerek ikinci başyapıtı Budala‘yı (1869) yazdı. Budala‘yı, 1870’te Ebedî Koca, 1872’de Ecinniler, 1875’te Delikanlı izledi. Karamazov Kardeşler‘i (1879-1880) yazmaya başladığında, artık ülke çapında tanınan ünlü bir yazardı. Dostoyevski bu arada, Grajdanin’e yazdığı “Bir Yazarın Günlüğü” (1873-1881) başlıklı köşe yazılarını, 1876-1877 yılları arasında aylık bir yayın olarak çıkardı. 1881’de Petersburg’da ölen Dostoyevski, Batılı ülkelerin edebiyat ve düşün yaşamında önemli bir rol oynamış, özellikle varoluşçuluğun temel kaynaklarından biri sayılmıştır.
 
SABRİ GÜRSES, 1972’de İstanbul’da doğdu. 1989’da Akademi Kitabevi Şiir Başarı Ödülü’nü aldı; aynı yıl Nişantaşı Anadolu Lise­si’n­den mezun oldu. 1991’de Milliyet Sanat Aşk Öyküleri Ya­rış­ma­sı’n­da Başarı Ödülü aldı. Gereksinimler, Elde Edemeyişler ve İlerlemeler (şiir, 1990); Unutulmuş Ay Altında (1992); Boşvermişler: Bir Bilimkurgu Üçlemesi (1995); Sevişme (1996); Maceraperest Turan Sözlüğü (2013) adlı kitapları yayımlandı. 1999 yılında İÜ Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisansını İÜ Çeviribilim Bölü­mü’nde “Vladimir Nabo­kov’un Eugenie Onegin Çevirisi ve Türkçe Onegin Çevirileri” başlıklı teziyle yaptı. 2011 yılında Çeviri Derneği’nin Genç Soluk Ödü­lü’nü al­dı. F.M. Dostoyevski, İ.S. Turgenyev, A.S. Puş­kin, İvan Gonçarov, Mihail Bahtin, Yuri Lotman, Sultan Galiyev, Andrey Belıy, Yuri Oleşa, Mihail Bulgakov, Vladimir Nabokov, Saşa Sokolov, Vasili Grossman, Ilya Boyaşov, Andrey Bitov, Alisa Ganieva çevirileri bulunmaktadır
 
Güneşin Oğlu

Deneyimlerin paradan daha değerli olduğunu bilenlere göre maceraları
 
Jack London’ın genç yaşta tanıştığı Güney Denizleri’nde yaptığı yolculuklardan izler taşıyan Güneşin Oğlu ve Güneşin Tüyleri isimli bu iki öyküsü odağına David Grief’i alıyor.
 
Varlıklı işinsanı David Grief, zorbalar, korsanlar ve dolandırıcılarla tehlikeli bir oyun içinde. Grief’in kimi zaman ölümle burun buruna geldiği Polinezya ve Güney Pasifik’in tekinsiz sularında dalgalara meydan okurken peşinde olduğu tek bir şey var, o da macera. Denizin kötü adamlarını avlamanın hazzına bağımlı bu altın tenli milyoner için tropik maceralar, şehirde akan milyonlarla kıyaslanamayacak kadar değerli. 
 
#kısaklasikler #amerikanklasikleri #deniz #macera #ticaret #tropik
#denizkanunları
 
Yazar: Jack London
Çeviri: Fatih Yiğitler
Dizi: Kısa Klasik
Tür: Öykü
Sayfa sayısı: 64
Fiyat: 8,50 TL      
 
JACK LONDON, 1876’da San Francisco’da doğdu. Kendi kendini eğitti ve 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı. Klon­di­ke’tan döndükten sonra, şansını bir kez de yazarlıkta denemeye ka­rar verdi. Otobiyografik romanı Martin Eden‘da yansıttığı gi­bi, yazar olabilmek için olağanüstü bir çaba harcadı. İlk ki­tabı Kurt Kanı geniş bir okur kitlesine ulaştı. On yedi yıl içinde Vahşetin Çağrısı, Beyaz Diş, Deniz Kurdu, Demir Ökçe gibi yapıtlarının sayısı elliyi buldu ve ABD’nin en çok kaza­nan ya­zarı oldu. Jack London, 1916’da California’da öldü.
 
FATİH YİĞİTLER, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde İngilizce Öğretmenliği okudu. İtalya’nın Pordenone kentinde bir lisede dil asistanı olarak çalıştı. Öyküleri Öykü Gazetesi ve Sözcükler dergisinde yayımlandı. Türkiye’de üç yıl öğretmenlik yaptıktan sonra yerleştiği Polonya’da İngilizce ve Türkçe öğretmenliği yapıyor.

edebiyathaber.net (14 Eylül 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r