Jessica Kulekjian: “Hayat boyu öğrenmeye odaklanan biriyim ve doğa hakkında merak ettiğim birçok soruya cevap arıyorum. Yazmaya dair ürettiğim projelerimin çoğu merak tohumuyla başlar”

Mart 11, 2026

Jessica Kulekjian: “Hayat boyu öğrenmeye odaklanan biriyim ve doğa hakkında merak ettiğim birçok soruya cevap arıyorum. Yazmaya dair ürettiğim projelerimin çoğu merak tohumuyla başlar”

Doğanın seslerinden ilham alan Gümbür! Bir Yanardağ Patlıyor kitabının yazarı Jessica Kulekjian ile merak, bilim ve hikâye anlatımı üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Hazırsanız… derinlerden bir ses geliyor!

Röportaj: Gülçin Kaya

Bize kendinizden bahseder misiniz? Sizi sizden dinlemek isteriz.

Merhaba, ben Jessica Kulekjian. Çocuklar için öğretmenlik ve yazarlık yapıyorum. Çocukluğumdan beri meraklı ve yaratıcı bir insanım. Etrafımdaki dünyayı merak etmeye ve öğrenmeye hiç ara vermedim. Büyüdükçe meraklı olduğum konular hakkında yazmaya başladım. Öğretmenlik ve yazarlığın yanı sıra, dışarıda ve ailemle zaman geçirmeyi çok seviyorum. Eşim, üç sevimli çocuğum ve iki kedimle Kaliforniya’da yaşıyorum!

Çocuk kitaplarınızda doğa olaylarını konu alıyorsunuz. Doğayla ve bilimle kurduğunuz kişisel bağ yazarlığınızı nasıl etkiliyor?

Çocukken, dışarıda oyun oynayarak çok zaman geçirirdim. Ağaçlara tırmanırken, yüzerken, hayvanları gözlemlerken veya gökyüzünü seyrederken, çevremdeki doğaya karşı derin bir takdir duygusu geliştirdim ve doğayla olan bağımı hiç kaybetmedim. Hayat boyu öğrenmeye odaklanan biriyim ve doğa hakkında merak ettiğim birçok soruya cevap arıyorum. Yazmaya dair ürettiğim projelerimin çoğu merak tohumuyla başlar. Bu da “Bu yaşlı ağaçlar küçükken nasıldılar acaba? Kışın kurbağalar nereye gider? Volkanların veya fırtınaların içinde neler olur?” gibi sorulara yol açar. Bu tür sorular, beni araştırma yoluyla öğrenmeye yönlendirir ve bu da yazılarımı etkiler.

Yanardağı bir karaktere dönüştürdünüz. Bunu yaparken bilimsel doğrulukla hayal gücünü dengeleme süreciniz nasıl gerçekleşti?

Bu kitabı çocuklarla paylaşırken genellikle okuyacağımız iki tür metin sunarım. İlk metin, ana karakterimiz olan volkanın anlattığı hayal gücü ürünü bir hikâyedir! Diğer metin ise bilgilendirici olup volkanlarla ilgili gerçekleri paylaşır. Çoğu zaman önce yanardağın hikâyesini okurum ve okurları yanardağmış gibi davranmaya davet ederim. Ardından, ilk sayfaya geri dönüp yanardağlarla ilgili tüm bilimsel gerçekleri okuruz. Okurlarla paylaştığım bilimsel metnin mümkün olduğunca doğru olması önemli olduğundan, yazma sürecinde bilimsel uzmanlardan çalışmalarımı gözden geçirmelerini isterim.

Kitabı hikâye saatinde paylaşma şeklim, bu projeyi yazarken izlediğim sürece çok benziyor. Önce, uykuda olan bir yanardağ karakterinin aktif hâle geldiğini hayal ederek hikâyeyi yazdım. Sonrasında daha fazla araştırma yaptım ve öğrendiğim gerçekler, yanardağın hikâyesini anlatma şeklimi etkiledi. Öğrendiğim gerçekler o kadar ilginçti ki onları da yazdım. Çizer Zoe Si de bilimsel bilgileri aktarmak için kuş karakterini yarattı.

Çocuklar en iyi oyun yoluyla öğrenirler. 

Bilimsel bir konuyu çocuklarla paylaşırken eğlenceli ve merak uyandırıcı bir anlatım yaratmak için hangi yöntemlerden yararlanıyorsunuz?

Çocuklar en iyi oyun yoluyla öğrenirler.  Yazdığım kitapları okurken öğretmenlere ve ebeveynlere eğlenceli bir öğrenme deneyimi yaşama fırsatı verecek hikayeler yaratmayı çok seviyorum. Bir hikâye taslağı hazırlarken metni yüksek sesle okurum. Hikâyeyi interaktif hâle getirebileceğim bir yol bulabilirsem, doğru yolda olduğumu hissederim. Hikâyelerimin çoğunda, okurları hikâyeyi birlikte okuyarak, eğlenceli sesler çıkararak veya olan biteni canlandırarak hikâyeye katılmaya davet eden, bilerek yerleştirilmiş anlar vardır.

Gümbür! Bir Yanardağ Patlıyor kitabını yazarken, bilimle ilgili araştırmalar yaptığınız sırada sizi çok şaşırtan bilimsel detaylar nelerdi?

Kitabı araştırırken yanardağ şimşekleri beni çok şaşırttı. Bu, bazı yanardağ patlamaları sırasında meydana gelebilen bir fenomendir. Yanardağ şimşeklerinin resimlerini ve videolarını görünce yanardağlara olan hayranlığım daha da arttı!

Öğretmenler ve aileler yazdığım kitapları çocuklarla paylaştıkça gurur duyuyorum. 

Doğayı işlerken seslerden ilham aldığınızı düşünüyoruz. Kitaplarınızda kullandığınız diğer ortak unsurlar neler?

Bir hikâye yaratırken sesler ve hareketler bana büyük ilham kaynağı oluyor. İlkokul öğretmeni ve çocuk kitabı yazarı olarak en sevdiğim anlar, çocuklarla birlikte kitap okurken paylaştığımız harika deneyimler. Bir hikâye yaratırken kendime her zaman şu soruyu soruyorum: Bu hikâye, okurları oyun yoluyla etkileşime girmeye veya seslerle bu deneyime ortak olmaya davet edecek mi? Okurlar için eğlenceli bir deneyim yaratmak benim için çok önemli.

Okurlardan veya öğretmenlerden aldığınız geri dönüşlerden en unutulmaz olanı nedir?

Öğretmenler ve aileler yazdığım kitapları çocuklarla paylaştıkça gurur duyuyorum.  Okurlardan gelen tüm geri bildirimler benim için çok değerli ama en anlamlı olanlardan biri, genç okurların doğaya duydukları hayranlığını ve minnettarlığını ifade ettikleri geri bildirimler. Değer verdiğimiz şeyleri koruruz ve inanıyorum ki doğa da bizim ilgimizi ve korumamızı hak ediyor. Okurlar, yazdıklarım sayesinde doğayla daha fazla bağ kurduklarını hissettiklerinde… İşte bu benim için bir hediye!

Yorum yapın