İnsan mucize yaratma yetisine sahip olursa… | Burak Soyer

Eylül 7, 2026

İnsan mucize yaratma yetisine sahip olursa… | Burak Soyer

C. S. Williams, J. R. R. Tolkien’la beraber anılan fantastik edebiyatın kendine has kalemlerinden Charles Williams’ın klasik eseri “Çoklu Boyutlar”, mucizeler yaratabilecek kutsal bir madde karşısında insanın neler yapıp yapamayacağını metafiziksel ve teolojik olarak sorgulayan bir roman.

Fantastik edebiyatın en önemli isimlerinden Charles Williams, fantazya yazarken alışılageldik kalıpların dışına çıkmasıyla tanınan bir yazar. Bunun en önemli örneğini de adının birlikte anıldığı ve birlikte kurdukları entelektüel çevresinin diğer kalemlerinden C.S. Williams ve J.R.R. Tolkien gibi isimlerle karşılaştırılmasında görmek mümkün. Charles Williams, C. S. Williams ve Tolkien’ın aksine anlatacağı meseleyi alegorik olarak başka hikâyelerle örmez. Gündelik hayatta ne varsa onu metafiziksel unsurlarla birleştirir ve okura sunar. “Metafiziksel gerilim” diye adlandırabileceğimiz türün öncüsü sayılan Charles Williams’ın yazın dünyasında görünen ile görünmeyen dünya içe içedir. Bunların yanında teoloji, ahlâk, macera gibi konuları sorgularken, bunu fantastik öğelerle doğrudan bağ kurarak yapar. Williams’ın Ketebe Yayınları’ndan Feyza Başak çevirisiyle yayımlanan “Çoklu Boyutlar” adlı eseri de bunun en önemli örneklerinden biridir. Bir zamanda Kral Süleyman’ın tacında bulunan ancak daha sonra kötü niyetli bilim adamı Sir Giles Tumuty’nin eline geçince hayatın doğal akışını tersine çevirerek evreni kötü bir dönemece sokmasını merkezine alan “Çoklu Boyutlar”, buradan hareketle iyilik, kötülük gibi kavramları felsefe ve teolojiyle beraber sorgulayan bir roman.

Dokunan birinin yaşam içinde yer ve zaman değiştirebildiği, mucizeler gerçekleştirebildiği bu gizemli taşa sahip olan Tumulty, bir anlamda sonsuz bir güce de sahip olur. Hikâye de burada başlar. Kutsal taşa sahip olan kişinin içinde bulunduğu zaman diliminde nasıl değişebileceğini gösteren olaylar silsilesiyle iyiyle kötü arasında bir savaş vuku bulur. İnsanın yapabildikleriyle yapması gerekenler arasında gidip gelen bir ahlâkî çizginin üzerinde ilerleyen roman, burada modern dünyayı tartmaya başlar. Zira kutsal taşın çoğaltılması fikriyle sonsuz bir kudrete ulaşmanın değeri ortaya çıkar ve tıpkı modern insan fikriyle zikrinin uyuşması peyda olur. Değerli bir şey bulunmuştur. Buna göre bu maddenin devamı ve daha fazlası da gelebilir. İnsan bu mucizenin çok daha fazlasına sahip olma imkânı bulabilir. Fakat açgözlü insan, kutsalı ölçmek gibi bir hataya düşer ve bu şekilde maddenin kutsiyetinden eser kalmaz. Charles Williams’ın kitabının üstünde şekillendiği konu da budur. Modern insanın üretim ve ürettiklerine sahip olma bilincine metafiziksel bir eleştiri getiren Williams, maddenin kötülüğünden ziyade, o maddeyle kötü insanın nasıl kötülükler yapabileceğini işler.

Charles Williams, “Çoklu Boyutlar”da, kutsal bir taşın etrafında gelişen bir macera sunarken, alttan alta verdiği teolojik ve metafiziksel mesajlarla kutsal olanın insan üzerinde nasıl bir etki yarattığına dair çarpıcı sorularla dolu bir kurgu bırakır ortaya. Büyük mucizelere sebep olabilecek bir maddeyle karşılaşan insanın nasıl davranacağını modern dünya üzerinden anlatan “Çoklu Boyutlar”, bireyin sınırlarının neyle, nerede başladığına ve bittiğine dair sağlam bir eleştiri niteliği taşıyor.

Yorum yapın