İlk Adımlar: Özden Selim Karadana | Hande Emekçi

Şubat 13, 2026

İlk Adımlar: Özden Selim Karadana | Hande Emekçi

Söyleşi serimizin bu haftaki konuğu, Epona Yayınları’ndan çıkan “Yeryüzünün Zararları” adlı ilk kitabı ile Özden Selim Karadana.

Kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz? Kitaplarla ve yazmakla olan ilişkiniz nasıl başladı?

2012 yılından bu yana tiyatro yapıyorum. Oyuncu olarak başladığım mesleğe, son dönemde yazar ve yönetmen olarak devam ediyorum. Kitaplarla ilişkim, henüz okuma yazma bilmediğim dönemde annemin bana çeşitli kitaplar okumasıyla başladı. Yazıyla kurduğum bağ ise Sadri Alışık Akademi’de oyunculuk eğitimi aldığım süreçte, Şakir Gürzumar hocamızın verdiği öykü yazma ödevleriyle şekillendi ve zamanla derinleşti.

Kitabınızın ortaya çıkış öyküsünü anlatabilir misiniz? Fikir nasıl doğdu, kitabın ismine nasıl karar verdiniz, yazma sürecinde neler yaşadınız?

2020 yılında üç yakın arkadaşımla birlikte Haydi Dergi adlı bir e-dergi yayınlamaya başladık. Bu süreçte düzenli ve disiplinli bir şekilde öykü yazma imkânı buldum. Bir kitap yayımlamaya karar verdiğimde ise, bu dönemde yazdığım öyküleri ortak bir çatı altında bir araya getirdim.

Öykü yazma konusunda ise en büyük ilham kaynaklarımdan biri Anton Çehov. Çehov’un Tütünün Zararları adlı kısa oyunu, kitabın ismi için çıkış noktalarından biri oldu. Yeryüzünün Zararları hem anlamı itibarıyla öykülerimin temel çatısını oluşturuyor hem de Çehov’a küçük bir selam niteliği taşıyor.

Kitabınızı tamamladıktan sonra yayınevi bulma süreciniz nasıl geçti? Kitabınızı basmaya karar veren yayıneviyle yaşadığınız süreç nasıldı?

Kitabımı tamamladıktan sonra kütüphanemin karşısına geçip, kitabımın yayımlanmasını arzu ettiğim yayınevlerini not aldım ve dosyamı bu yayınevlerine gönderdim. Ne mutlu ki Epona Yayıncılık’tan geri dönüş aldım. İlk kitabını yayımlayan bir yazar olarak kafamdaki pek çok soru işaretini, bu süreçte yayın yönetmenimiz Sedat Demir giderdi.

Kitabınızdan biraz bahsedebilir misiniz? Kitapta sizi en çok etkileyen bölüm hangisi?

Yeryüzünün Zararları, gündelik hayatın içinde sıradanlaşmış kayıpları, yoksunlukları ve insanların birbirine temas edemediği anları merkeze alan bir öykü kitabı.

Kitapta beni en çok etkileyen öykülerden biri çocukluğumdan izler taşıması nedeniyle “Otların Arasında”.

İlk kitabı yayımlamanın en büyük heyecanı ve en büyük zorluğu neydi? Kitabınız yayımlandıktan sonra aldığınız tepkiler nasıldı?

İlk kitabı yayımlamanın en zor yanı, mükemmeliyetçilikten dolayı ilk adımı atmakta yaşanan tereddüt. En büyük heyecanı ise kütüphanemde kendi yazdığım bir kitabı görmek. Ailemden ve yakın çevremden aldığım geri dönüşler çok kıymetliydi. Kitap henüz yeni yayımlandığı için, tanımadığım okurların tepkileriyle zamanla buluşmayı umut ediyorum.

İlk kitabınızı yayımladıktan sonra yazarlık konusunda düşünceleriniz değişti mi?

Düşüncelerim değişti diyemem ama daha fazla üretmek konusunda beni motive etti.

Yeni bir kitap için çalışmalarınızı sürdürüyor musunuz? Henüz kitabı yayımlanmamış yazarlara tavsiyeleriniz neler olur?

Şu an yazdığım bir tiyatro metni üzerine çalışıyorum. İlk niyetim, sahnelenmiş oyunlarımı kitaplaştırmak; bu süre zarfında ise yeni öyküler yazmaya devam edeceğim.

Henüz kitabı yayımlanmamış yazarlara tavsiyem, sonuç odaklı olmaktan ziyade süreç odaklı olmaları ve ellerinden geldiğince tüm görünmezliğe rağmen üretmeleri yönünde olur. Bugün yazarlık yalnızca yazmakla değil, görünür olabilmekle, yayınevlerinde yer bulmakla ve metnin okura ulaşabilmesiyle de mücadele etmeyi gerektiriyor. Bu düzenin içinde varolmak zor ama ürettikçe gelişmek mümkün. Bir noktadan sonra ise yazılanlarla vedalaşıp okura teslim etmek gerekiyor.

Yorum yapın