Masthead header

“Günebakanlar”ın İstanbul’u | Serkan Parlak

Üniversite yıllarında başladığı kitap, sinema, tiyatro yazılarına çeşitli gazete ve dergilerde devam eden Sedat Palut’un ilk öykü kitabı Günebakanlar, Eylül 2021’de Tara Kitap etiketiyle okurla buluştu. “Sedat Palut’un Günebakanlar kitabındaki hikâyeler, abartısız, sade anlatımları, serinkanlı ve mesafeli yaklaşımları, geçmişe, eski Yeşilçam filmlerine göndermeleriyle çarpıcı kısa filmlere benziyor.”

Günebakanlar’ın ilk öyküsü olan “Kasımpaşa’nın Çamuru”nda gemi işçisi anlatıcı kahraman evine döner ancak çocukları ve özellikle eşi tarafından soğuk bir biçimde karşılanır, o da kısa süre sonra evden çıkar ve meyhaneye gider. 50’li yılların mahalle hayatı görünür olmaya başlar. Meyhane işletmecisi Yorgo ile geçmişi anımsarlar. Gazeteler, filmler derken mahallenin kabadayısı mekâna gelir ve sarsıcı gerçeği söyler. İkinci öykü “BMM…”de bir taraftan anlatıcı kahraman Meri üzerinden günümüz ilişkilerine odaklanırken öbür taraftan plazalardaki çalışma hayatına bakıyoruz. Bireysel yabancılaşmada yeni bir eşik, mutluluk motivasyonu sağlamak için para karşılığında başka biriyle anlaşarak oyun kurgulamaya kadar varmıştır iş. İlişkiler git gide daha karmaşık bir hal almaktadır ancak evlilikten de bir türlü vazgeçilemez. Üçüncü öykü “Toka”nın çocuk kahraman anlatıcısı Başar aracılığıyla işçilerin hayatlarına bakıyoruz. Başar İstiklâl Caddesi’ni, ara sokakları, mekânları, aşkı ve farklı yaşamları keşfediyor, gerçekleri öğrenip sarsıldıkça büyüyor. Dördüncü öykü olan “Domates”te üçüncü tekil kişi anlatıcı bakış açısı üzerinden biraz da mesafeli olarak yeni evli, evde durmaktan canı sıkılan Pınar’ın kaçış hayallerine bakıyoruz. Karıştırdığı fotoğraf albümü onu geçmişe götürüyor. Kocası Mustafa’nın yarısı kesilmiş fotoğrafı yüzünden içine kurt düşüyor ve dayanamayıp telefona sarılıyor, sonrasında olanlar oluyor.  

“İstanbul’un arka sokaklarından çok katlı plazalara, eski bir aşkın hatırasından aldatılmanın soğuk iklimine, kendi belleğinde hapsolmuşluktan dünyanın tekinsiz gerçekliğine yol alanlar arasında dolanıyor Günebakanlar. Birbirinden farklı seslerle örülmüş sekiz öyküyle azınlıkların, çocukların, kadın ve erkeklerin dünyasında anlatılanlar kadar anlatılamayanların da hüküm sürdüğünü anımsatıyor.”  

Sedat Palut’un Günabakanlar adlı ilk öykü kitabında olay merkezli öyküler okuyoruz, sarsıcı ve etkileyici biçimde sonlanıyor hepsi. Kısa filmler izliyoruz sanki. Karakterler değişiyor her öyküde, onların hayatlarından kesitlere odaklanıyoruz. Kısa cümlelerin de etkisiyle yalın ve akıcı anlatımdan oluşan öykülerde genellikle birinci tekil kişi anlatıcı kullanılıyor, bu sayede okur öykü kişileriyle daha yakın ilişki kurabilir. Yazarın ben anlatıcılar aracılığıyla kahramanların başlarına gelen sarsıcı olayları duygu, davranış ve diyalogları eşliğinde samimi biçimde anlatması hikâyeleri güçlendiriyor. Öykülerdeki diyaloglar, betimlemeler, atmosfer sınırlı ancak işlevsel ve gerçekçi, olaylar ön planda çoklukla.  

Geçmiş ve ilişkiler üzerine etkileyici öyküler okumak isteyen okurlar için Sedat Palut’un ilk öykü kitabı Günebakanlar iyi bir seçim olabilir.  

edebiyathaber.net (27 Nisan 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r