
ISBN Türkiye Ajansı’nın verdiği bilgiye göre, 2025 yılında ISBN alan materyal sayısı 100.545. Bunların 80.921’i basılı kitaplar, 18.464’ü e-kitaplar. Yani yıl içinde yayınlanan yeni kitapların yüzde 18,36’sını e-kitaplar oluşturuyor.
2014’te bu oran yüzde 8, 2017’de yüzde 12, 2020’de yüzde 15’miş. Yani düzenli bir artış var. Son 10 yılda e-kitapların payı yaklaşık iki katına çıkmış. Türkiye Yayıncılar Birliği raporlarına göre dijital korsanlık ve maliyetler hâlâ sorun olsa da, dijitalleşmeye olan ilgi artıyor. Türkiye’de okuma alışkanlıkları hâlâ büyük ölçüde basılı kitap üzerinden şekilleniyor, ancak genç kuşaklarda e-kitap kullanımı yaygınlaşıyor.
Gün geçtikçe kitaplarını sadece dijital ortamda yayınlayanların sayısı da artıyor. Teknolojik gelişmenin yanı sıra bunda kuşkusuz kâğıda basılı kitap yayınlamanın maliyetinin çok artması da önemli bir etken.
“Bütün bu anlattıklarının edebiyat ödülleri ile ilgisi ne?” diye soracaksınız. 2025’te yayınlanan 18.464 e-kitaptan birinin sizin olduğunu düşünün. Bir öykü kitabı yazmışsınız. Kitabınıza güveniyorsunuz ve edebiyat ödüllerine katılmak istiyorsunuz. Ama mümkün değil. Çünkü, edebiyat ödüllerinin hemen hepsinin şartnamelerinde ödüle katılmak için kitabınızın kağıda basılı olması gerektiği belirtiliyor.
Metin Altıok Şiir Ödülü’ne katılabilmek için kitaplarınızı 9 kopya yollamanız gerekiyor.
Mehmet H. Doğan Ödülü de 9 kopya kitap istiyor.
Doğan Hızlan Edebiyat Eleştiri ve İnceleme ödülü 7 nüsha kitap istiyor.
Sait Faik Hikâye Armağanı 15 nüsha kitap istiyor.
Cevdet Kudret Edebiyat Ödülleri 6 nüsha istiyor.
Türkan Saylan Sanat ve Bilim Ödülleri 8 nüsha istiyor.

Dijital Kitaplar sadece dijital kitap yayımlayan bir yayınevi. Arkadaşımız, romancı Emrah Polat kurucusu ve yöneticisi. “Tamamen dijital olarak yayımlanmış bir öykü kitabıyla bir edebiyat ödülüne katılmak mümkün mü?” diye bana sordu. “Ödül şartnamelerine bakarsak mümkün görünmüyor” dedim ama daha somut bir cevap alması için ödül veren bir kuruma yazılı olarak başvurmasını önerdim. O da yolladığı bir mektupla Türkiye’nin en önemli öykü ödüllerinden birine başvurmuş. Aldığı cevapta şöyle deniyor; “Yönetmeliğimiz gereği, dijital bir öykü kitabını yarışmamıza kabul edemeyeceğimizi üzülerek bildirmek isteriz.”
Büyük ödüllerin kapsayıcı olması gerekir. Şartnamenizde “Ödül yıl içinde yayınlanan öykü kitaplarına verilir” diyorsanız, O yıl yayınlanan kitapların yüzde 18,36’sını “bunlar e-kitap, biz kâğıda basılı kitap istiyoruz” diyerek ilk aşamada eleyemezsiniz. Bu adaletsizlik olur. Doğru olan kâğıda basılı ya da dijital olarak yayınlanmış tüm kitapları ödüle aday olarak kabul etmektir.
Ekonomik şartların çok ağırlaştığını hepimiz biliyoruz. Bu olumsuz gelişmeler nedeniyle üretilen kitapların baskı adetleri de azalıyor. Romanlar ortalama 1000, şiir ve öykü kitapları 300 – 500 adet basılıyor. Kitap üretiminin maliyetlerini azaltan bir çözüm olarak birçok yayınevi bir kitabın ancak sipariş geldiğinde kâğıda basılması esasına dayanan Print on Demand, Türkçesiyle Talep Üzerine Baskı yöntemine yönelmek zorunda kaldı. Yayıncı kitabı dijital mağazaya yüklüyor. Okur sipariş verdiğinde ürün basılıp kargoya veriliyor.
Öykü kitabınızla sadece belli başlı edebiyat ödüllerine başvurmak istediğinizde 53 adet kitap bastırmak durumundasınız ya da eski usul kitapları önceden bastırdıysanız, stoktan bu kitapları yollayacaksınız. Kitabı 300 adet bastıysanız ödüller için yollanacak 53 adet büyük bir oran, çünkü stoğunuzun yüzde 17’si demek. Talep Üzerine Baskı yöntemiyle çalışıyorsanız da 53 adet yeni kitap bastırmanız gerekiyor. Bu da önemli bir maliyet.
Tabii bir de kargo maliyeti var. 6 ödüle katılmak için 6 ayrı paketi kargoya vereceksiniz. Her paket 2 kilo gelse, paket başına en az 200 – 250 TL kargo ücreti demek. Benzer bir masrafı ödül veren kurumlar da jüri üyelerine aday kitapları yollarken yapıyorlar. Oysa aday eserler dijital ortamda da kabul edilse bu harcamaların hiçbirini yapmaya gerek kalmayacak. Kargoda kaybolma, yanlış adrese gitme, zamanında ulaşamama gibi sorunlar da yaşanmayacak.
Edebiyat ödüllerinin artık çağa ayak uydurmalarının zamanının geldiğini, yayıncılık sektöründeki gelişmeleri dikkate almalarını ve ödül şartnamelerinin bu gelişmelere göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
















