Didem Bayındır’ın hazırlayıp sunduğu Dünyayı Çevirenler’in yeni konuğu Mehmet Fatih Uslu. Bayındır yeni programda akademisyen ve çevirmen Mehmet Fatih Uslu ile Zabel Yeseyan üzerine konuştu. İlk bölümü geçtiğimiz hafta yayımlanan programın yeni bölümü dinleyenlerle buluştu.

Bültenden:
Zabel Yesayan, Ermenice edebiyatın en özgün, en önemli seslerinden biri. 1878’de Üsküdar’da doğdu, Sorbonne’da edebiyat ve felsefe öğrenimi gördü. Toplumsal meselelerin yakın izleyicisi olarak kadınların eğitimini ve özgürlüğünü yazılarının merkezine taşıdı. 1909’da Adana’ya giden yardım heyetinde üç ay boyunca yetimlerin, dulların ve mahpusların tanığı oldu; gördüklerini Ermeni tanıklık edebiyatının en güçlü örneklerinden biri sayılan Yıkıntılar Arasında’da aktardı. Adı 1915’te tutuklanacak aydınlar listesindeydi, saklanarak kurtuldu, yıllarca sürgünde yaşadı. 1937’de Sovyet Ermenistanı’nda tutuklandı; sonrası meçhul. Ne zaman, nerede öldüğü bugün hâlâ kesin olarak bilinmiyor. Geriye bıraktıkları, yazdıkları…
Yesayan’ın gözleme dayanan, doğrudan, keskin, lirik bir dili var. Sürgünü, aidiyeti, savaşın gölgesini; kadınların toplumsal konumunu, bir tavır olarak kendi hayat hikâyesinde de sezilen “makbul kadın” gibi olmama halini, bireysel özgürlük ile toplumsal baskı arasındaki gerilimi işledi.
Son yıllarda çevirileri ve araştırmalarla yeniden keşfedilen Yesayan’ı, “Meliha Nuri Hanım”, “Sürgün Ruhum” ve “Son Kadeh”i müthiş çevirileriyle Türkçeye kazandıran Mehmet Fatih Uslu ile konuşuyoruz. Ve Zabel özelinde bu programın ve Mehmet Fatih Uslu’yla sohbetimizin bence ayrı bir önemi var: Zabel okumak, konuşmak, çevirmek, yayımlamak unut(tur)ulanı hatırlamaktan çok, aslında hiç kaybolmaması gerekeni yerine koymaktır; aslında ona ait o yere, kendiliğinden, kendi yerine koymaya çalışmaktır.
İlki geçen hafta yayınlanan Zabel Yesayan programımızın ikinci ve son bölümü bugün 15.30’da Apaçık Radyo’da


















