Didem Bayındır’ın hazırlayıp sunduğu Apaçık Radyo’da yayımlanan Dünyayı Çevirenler’in yeni konuğu Celal Üster.

Bültenden:
“Aslan Asker Şvayk” edebiyat tarihinde kitabın ya da kitabın başkahramanının yazarından ünlü olduğu birkaç eserden biri. Aynı zamanda savaşın ve savaşın gölgesinde şekillenen modern dünyanın absürtlüğünü anlamak için edebiyatın sunduğu en güçlü metinlerin de başında geliyor. Jaroslav Hašek’in unutulmaz kahramanı Şvayk, saf bir asker midir yoksa sistemin saçmalığını ifşa eden bilinçli bir figür mü? Zihninde sürekli diri tuttuğu bu soruyla okuru otoriteye körü körüne bağlılığın yarattığı trajikomik durumlarla, savaşın ve bürokrasinin o korkunç doğasıyla yüzleştiren; epizodik yapısı ve keskin hicviyle salt bir savaş anlatısının ötesinde, modern devlet mekanizmasının işleyişine ve bireyin sistem karşısındaki çaresizliğine zamansız bir eleştiri de olan müthiş ve (savaşlar gibi) tamamlanamamış bir yapıt.
Hašek’in dili ve anlatım tekniği, Kafka gibi yazarların eserlerinde görülen bürokratik yabancılaşma temasıyla benzerlik taşıyor. Örneğin Milan Kundera, Hašek ile Kafka arasında dikkat çekici bir paralellik kurarak her iki yazarın da modern bürokrasinin insanı nasıl anlamsız ve çıkışsız bir dünyaya hapsettiğini, ancak bunu iki (çok) farklı estetik uçta temsil ettiğini söylüyor: Kafka’nın dünyasında birey, karanlık ve kaçınılmaz bir yazgının içinde sıkışırken, Hašek’te aynı gerçeklik kahkaha ve grotesk mizah aracılığıyla açığa çıkar. Şvayk’ın görünürdeki saflığıysa aslında bu sistemin mantıksızlığını ifşa eden ince (pasif?) bir direniş biçimine dönüşür. Bu anlamda, “Şvayk” yalnızca edebî bir karakter olmaktan çıkarak, modern insanın otoriteyle kurduğu ilişkinin ironik ve düşündürücü bir sembolü haline gelir.
Dünyayı Çevirenler’de bugün Şvayk’ı onun emektar “çevirgen”i Celâl Üster’le ele alıyoruz. Edebiyatın mizah ve eleştiri gücünü birlikte düşünmek, trajediyle komedi arasındaki ince çizgide dolaşmak ve Şvayk’ı usta çevirmeniyle birlikte bir kez daha keşfetmek isteyenleri bugün ve önümüzdeki hafta saat 15.30’da Apaçık Radyo’ya bekliyoruz.
Yanı başımızda savaşların yaşandığı günümüzde, 105 yaşındaki Şvayk’ı konuşmanın sanırım başka bir anlamı da var…

















