Öykü

Öykü

Öykü: Taç utangaçlığı | Mete Gürkan

Apartmanın avlusunda iki ağaç vardı. Biri benim penceremin altında, diğeri onun. Sabahları perdeleri araladığımda ilk gördüğüm şey yaprakların ışığı süzme ...

Öykü

Öykü: Kuzeye bakan pencere | Hande Kavgacı

Dördüncü kattaki kuzeye bakan dairede yaşayan kadın, çoğu zaman tek başınaydı. Üniversitede yarım kalmış bir mantık eğitimi vardı; gün boyunca ...

Öykü

Öykü: Yer Değiştiren Şey | Füsun Günaydın

O gün şehir trafiğinin sesi ikisinin konuşamadıklarını onlar adına dile getiriyormuş gibiydi. Sanki bu uğultuda yeteri kadar otursalar her şey ...

Öykü

Öykü: Sarı çizgi | İsmail Güney Yılmaz

Sabah 06:10. Hava soğuk, durak karanlık. Kalabalık uzaktan anca bir karartı kadar seçiliyor. Salınan siyah tüller, gri örümcek ağları gibi ...

Öykü

Öykü: Bir Missisippi, iki Missisippi, üç Missisippi… | Ezgi Akyıldız

Beni tanıyorsun. Biraz zihnini zorlarsan hatırlarsın. Bu aralık güneşinde, şu karşındaki sandalyenin sahibi gelsin diye beklerken ben çıkıp geldim. Bilmem ...

Öykü

Öykü: Kadın resimleri | Mustafa Oğuz

I Bir herif var başımızda, olmaz olaydı. Başımızın belası. Elin herifleri eve para getirir, ekmek getirir, bizimki yalnızca bela getirir. ...

Öykü

Öykü: Ağaç, çukur ve kürek | Mustafa Ünver

Yıllar boyu her gün evden sokağa adımımı atar atmaz ilk dönüp selamladığım dağıma ve oradaki ağacıma o sabah farklı bir ...

Öykü

Öykü: Camın ardındaki şehir | Nilüfer Kuzu

Yağmur, otobüs durağının camına tekdüze bir ritimle vuruyordu. İnsanlar gelip geçiyor, kimse durakta bekleyen çocuğa dikkat etmiyordu. Zaten alışkındı buna. ...

Öykü

Öykü: Deniz kızının şarkısı | İkbal Gemici

Bir gece önce ateşi kırk dereceyi vuran, hırpalanmış bir bedenden, her bir parçası lime lime doğranıp yerden yere vurulup bir ...

Öykü

Öykü: Sessiz Sabahlar | Okay Taşlı

Sabahın ilk ışıkları Güzelçamlı’nın üzerine ağır ağır yayılıyordu. Sokak lambalarının soluk sarı hüzmeleri sönmeye yüz tutmuş, geceyle gündüz arasındaki o ...

Öykü

Öykü: Fatma’nın Hikâyesi | Ebru Gazioğulları

…Kolsuz beyaz bir gömleğin vardı Nehir Abla, önü işlemeli. Bodrum’dan mı, Ayvalık’dan mı gezmeye gittiğin bir yerlerden almıştın. Kol altlarındaki ...

Öykü

Öykü: Labirent | Volkan Öten

Gene kâbusla uyandım. Her zaman olduğu gibi saat sabah on biri geçiyordu.  “İşte sana yeni gün,” dedim, ” Lanet olası ...