Başak Güntekin: “Ülke edebiyatları kendi kültür ve geleneklerinden besleniyor fakat dünya da giderek küçülüyor”

Ağustos 25, 2026

Başak Güntekin: “Ülke edebiyatları kendi kültür ve geleneklerinden besleniyor fakat dünya da giderek küçülüyor”

Söyleşi: Mehmet Aziz Seyrek

İş Bankası Kültür Yayınları’nın 2022 yılında okurla buluşturduğu Çağdaş Dünya Edebiyatı Dizisi, kısa sürede edebiyatseverlerin odağına yerleşti. Klasikler ve Modern Klasikler geleneğinin üzerine inşa edilen dizi, dünyanın farklı coğrafyalarından yükselen güçlü sesleri Türkçeye taşımaya devam ediyor. Dizinin hazırlık sürecini, yayın kriterlerini ve önümüzdeki dönem sürprizlerini yayın editörü Başak Güntekin ile konuştuk.

İş Bankası Kültür Yayınları denince akla haklı olarak önce Klasikler ve Modern Klasikler geliyor. 2022’de başlayan Çağdaş Dünya Edebiyatı Dizisi’ni oluştururken çıkış noktanız neydi? Bu diziyi yayınevinin köklü yayıncılık anlayışı içinde nasıl konumlandırdınız?

Çağdaş Dünya Edebiyatı Dizisi, dediğiniz gibi yakın zamanda kurulan fakat bastığı eserlerle kısa zamanda okurun beğenisini ve sevgisini kazanan bir dizi oldu. Diziye başlarken Klasikler ve Modern Klasikler ile kurulan geleneğimizden elbette ki güç aldık, bu geleneğe ve özene layık olmak ve onu devam ettirmek başlıca hedeflerimizden biri oldu. Dizimiz, günümüz edebiyatının kendine has üsluplarıyla, biçimleriyle fark yaratan, pek çok dile çevrilmiş güçlü seslerini okurlarımızla paylaşma arzusundan doğdu. Yayınladığımız isimlerin Booker, Pen/Faulkner, Pulitzer gibi hatırı sayılır ödülleri kazanmasıyla da rüştünü bence ispat etti.

Kataloğa baktığımızda Kore’den İskandinavya’ya, Çin-Amerikan edebiyatından Latin Amerika’ya, Japonya’dan Avrupa’nın farklı ülkelerine uzanan geniş bir coğrafya görüyoruz. Bu kadar farklı kültür ve üslup arasından seçim yaparken sizin için hangi edebî ölçütler öne çıkıyor? Bir kitabı okuduğunuzda “Bu kitap mutlaka bu dizide olmalı” demenizi sağlayan şey nedir?

Dizinin kürasyon sürecinde öne çıkan en önemli ölçütümüz “iyi edebiyat”. Bir meramı olan, bu meramı da özgün ve ustaca aktarabilen edebi eserlere öncelik vermeyi hedefliyoruz. Bu iki kıstası bir arada bulabilmek elbette ki hiç kolay değil ama çok okuyarak, çok yayın takip ederek, kılı kırk yararak bir karara varıyoruz.

Dizi, genel olarak “yaşadığımız çağın ruhunu yansıtan” eserleri bir araya getiriyor. Sizce bugün dünyanın farklı yerlerinde yazılan çağdaş edebiyatın ortaklaştığı meseleler neler? Türkiye’deki okurun bu farklı edebiyatlarla buluşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülke edebiyatları elbette kendi kültür ve geleneklerinden besleniyor fakat dünya da malum giderek küçülüyor. İklim krizi, kadın hakları, ötekileştirme, yabancılaşma, göç, mülteci krizleri artık maalesef ortak meselelerden bazıları. Dünyada çeviri edebiyatın yüksek oranda okunduğu ülkeler arasındayız; farklı kültürlere açık, keşfetmeyi seven bir okur profilimiz var. Bu anlamda şanslı olduğumuzu düşünüyorum.

Farklı kültürlerden gelen bu özgün metinleri Türkçeleştirirken çevirmenle editör arasındaki o hassas dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

Çevirideki farklı yaklaşımlar arasında denge kurmak bir editörün başlıca görevlerinden biri bana kalırsa. Çevirmen metnini yazara da okura da yaklaştırmayı seçebilir ya da birinden biri ağır basabilir. Burada bize hakemlik görevi düşüyor. Özgünlükten taviz vermeden, okuru metne yaklaştırmanın yolları aranmalı diye düşünüyorum naçizane.

Dizinin bugüne kadarki yolculuğuna baktığınızda, yönünü belirleyen önemli dönüm noktaları oldu mu? “İyi ki bu kitabı kataloğa katmışız” dediğiniz, sizin için ayrı bir yeri olan kitaplar hangileri?

Yiyun Li’nin listeye katılması dizi için önemliydi. Gwendoline Riley daha önce bahsettiğim özgün ve usta sıfatlarını aynı anda karşılayan yazarlardan biriydi. Diyalog yazımındaki yetkinliği gerçekten akıl almaz bir noktada, Booker adaylığı bence başlangıç, adını daha much duyacağımız yazarlardan. Bir diğeri elbette ki Samantha Harvey, Yörüngede listemize katıldığında herhangi bir adaylığı yoktu, Booker’a uzanan yolculuğunu adım adım izlemek bizim için hem bir sevinç hem de iftihar vesilesi oldu.

Önümüzdeki dönemde Çağdaş Dünya Edebiyatı Dizisi’nde okurları neler bekliyor?

Önümüzdeki dönemde Yiyun Li’nin Pulitzer Ödülü’nü alan anı kitabı Things in Nature Merely Grow okuruyla buluşacak. Ayrıca çok sevilen Hacim Hesabı Üzerine serisinin ikinci cildi, Ayşegül Savaş’ın ses getiren kitabı Antropologlar, yine Booker finalistlerinden olan Charlotte Wood’dan Stoneyard Devotional ve İsveç’in bence son yıllardaki en iyi yazarlarından Therese Bohman’ın Andromeda’sı da müjdeleyeceğim kitaplardan bazıları.

Yorum yapın