
Bahar Eriş’in Beni Sal Ama Yanımda Kal adlı kitabı Alfa Kitap tarafından yayımlandı.
Tanıtım bülteninden:
ALFA Yayınları, ebeveynlik ve eğitim alanındaki çalışmalarıyla tanınan akademisyen ve yazar Bahar Eriş’in yeni kitabı Beni Sal Ama Yanımda Kal: Ergenlikte Sevgi, Sınır, Sinir Dengesi eserini okurlarla buluşturmanın heyecanını yaşıyor. Yıllardır ailelere, eğitimcilere ve kurumlara rehberlik eden Eriş, bu yeni çalışmasında ergenlik döneminde yaşanan krizleri teorik ve steril reçeteler yerine, güncel bilimsel araştırmalar ve gerçek ebeveyn deneyimlerinin oluşturduğu saha tanıklıkları ışığında ele alıyor. Kitap, kapıların çarpıldığı, tek kelimelik yanıtların havada uçuştuğu ve sevgi ile çatışmanın iç içe geçtiği bu kritik evrenin bir “sorun” değil; ebeveyn-çocuk ilişkisinin kabuk değiştirdiği ve gencin ailesinden ayrışarak kendini yeniden doğurduğu doğal bir gelişim süreci olduğunu ortaya koyuyor.
Eserde ergenlikteki ani duygu patlamalarının ve hırçınlaşmanın yalnızca yükselen hormonlarla açıklanamayacağı, asıl belirleyicinin 20’li yaşların ortalarına kadar devam eden radikal beyin inşası olduğu nörobilimsel verilerle aktarılıyor. Yazarın “Beyin Ferrari ama şoför hâlâ çocuk” metaforuyla tanımladığı bu evrede; dürtüleri ve risk arayışını tetikleyen dopamin ve ödül sistemlerinin hızla devreye girdiği, buna karşılık planlama ve özdenetimden sorumlu prefrontal korteksin gelişimini daha geç tamamladığı vurgulanıyor. Çocuğun evde sergilediği öfke patlamalarının ebeveyne yönelik kişisel bir saldırı değil, dünyadaki ayrışma çabası ve kendini en güvende hissettiği limanda birikmiş duygusal yükü boşaltma hali olduğu gerçeği gözler önüne seriliyor.
Kitap, biyolojik temellerin yanı sıra günümüz gençliğini kuşatan ekran bağımlılığı, sosyal medya baskısı, değişen uyku fizyolojisi ve akran zorbalığı gibi güncel meselelere kapsamlı çözümler sunuyor. Teknolojinin çocukların hayatındaki yerini, mavi ışığın melatonin salgısını bozarak tetiklediği uyku yoksunluğunu ve “telefon temelli çocukluğun” getirdiği tehlikeleri irdeleyen Eriş, yasakçı tavırlar yerine açık iletişimi ve sınırları birlikte çizmeyi öneriyor. Dr. Bruce Perry’nin nörosekansiyel modelinden uyarlanan 3D Kuralı (Düzenle, Duygusal Bağ Kur, Değerlendir) gibi somut adımlarla ebeveynlere kriz anlarını yönetme becerisi kazandırırken, ayrıştırıcı zorbalık söylemlerine karşı literatüre kazandırdığı akran nezaketi anlayışını bir kalkan olarak yerleştiriyor.
Sosyal medyanın dayattığı kusursuz ebeveynlik baskısına karşı “mükemmel değil, yeterince iyi ebeveynlik” yaklaşımını savunan çalışma, tükenmiş hisseden anne ve babaların kendi sınırlarını koruyabilmeleri ve özşefkat geliştirebilmeleri için de güçlü bir çağrıda bulunuyor. Büyümek için ayrışmaya çalışan ancak geride güvenebileceği sağlam bir liman arayan gençlerin sessiz çığlığını özetleyen kitap, dümeni yöneten bir kaptan olmaktan çıkıp fırtınalı denizde ışık veren bir fenere dönüşmenin yollarını gösteriyor. ALFA Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan Beni Sal Ama Yanımda Kal, ergenlik fırtınasını çatışarak değil, sevgi ve sınır dengesini koruyarak aşmak isteyen tüm ebeveyn ve eğitimciler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliğinde.
Ergenlik döneminin bendeki başlıca çağrışımlarından biri, Dickens’ın İki Şehrin Hikâyesi romanının efsane açılışıdır:
“Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu.”
Bir taraftan ergenlik zamanların en iyisidir; yaratıcılık, beyin gelişimi, keskin mizah, coşku hiç olmadığı kadar yüksek düzeydedir. Öte yandan zamanların en kötüsüdür; dürtüselliğin, ebeveynle sürekli çatışma halinin, hesapsız risk almanın dönemidir. Ergenlik döneminde kazaların, yaralanma ve hayat kaybı oranlarının üç kat arttığına dair çalışmalar var. Bunu öğrendiğimden beri ergenlik çağındaki çocuklarıyla ilgili yakınan arkadaşlarım tavsiye istediğinde şakayla karışık “Nefes alsın yeter” diyorum.
Risk almak, büyümenin temel işaretlerinden biri. Psikoterapist Adam Phillips, ergenlik ile bebekliği karşılaştırarak, ergenlik çağında çocuğun bu türden bir korumayı aynı anda hem istediğini hem de reddettiğini vurgular. “Ergenliği en iyi anlatan motto ne olabilir?” diye sorsalar, “Beni bi sal ama yanımda kal” derdim.
–Bahar Eriş


















