Bağlanma ne zaman, nasıl başlar? | Burak Soyer

Ekim 8, 2026

Bağlanma ne zaman, nasıl başlar? | Burak Soyer

Evlilik ve aile terapisti Marc Cameron’ın yazdığı “Bağlanmanın Psikolojisi”, kişinin bağlanma sürecinin nerede, nasıl başladığı sorularından hareketle yetişkinlik döneminde gündelik hayatının ve insani ilişkilerin etkisi üzerinde duruyor. 

Çoğu insan psikososyal durumu ne olursa olsun başkaları tarafından onaylanmak ister. “Başkaları ne der?” sorusuna karşılık olarak kontrolü elinde tutmak, dışlanmamak, yalnız kalmamak, içinden geçenleri en ham haliyle dile getirmek bile, sırf başkalarının onayından geçmek için dışa vurulamaz. İçeride büyüyen bu büyük kaos, zamanla ilişkilerimize büyük zarar verirken gündelik hayatımızı da içinden çıkılmaz bir hale getirir.

Huntington University’de işletme eğitimi alan, Trinity International University’de Danışmanlık Psikolojisi yüksek lisansını tamamlayan Londra doğumlu evlilik ve aile terapisti Marc Cameron’ın kaleme aldığı, Say Yayınları’ndan Esma Belkıs Sayın çevirisiyle yayımlanan “Bağlanmanın Psikolojisi”, insanın bağlanma biçimlerinin çocukluktan başlayarak yetişkinliğe kadar nasıl adım adım ilerleyip şekil değiştirdiğini, birey üzerindeki etkisini gündelik hayattan örneklerle ve anlaşılır bir dille anlatan kaynak niteliğinde bir kitap. 

Marc Cameron’ın “İçgörü Geliştirmek”, “Farkındalığı Artırmak” ve “Pratik Yapmak” olmak üzere üç ana başlık altında topladığı “Bağlanmanın Psikolojisi”, önceliği bağlanmanın nasıl vuku bulduğuna ayırıyor. Bu bağlanmayla birlikte gelen bağ kurma döngüsünü anlatan Cameron, bütün bunların bağlamında insanın kendini nerede konumlandırdığını bilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. “Farkındalığı Artırmak” adımında karşı tarafı memnun etme çabasındakiler üstünde durup “düzensiz bağlanma” diye nitelendirdiği, kontrolü asla kaybetmek istemeyenlerin kendi gerçekleriyle nasıl yüzleştiğini açığa çıkaran Cameron, güvenli bir bağlanmanın söz konusu olup olmadığı sorusunu ortaya atıyor. Son adım olan “Pratik Yapmak”ta, büyüme üzerine kurulan hedefleri, bağlanma karşısında gösterilen direnci, zihinsel ağları yeniden elden geçirmeyi, bu onarım sürecinde ortaya çıkan sonucu ve totalde de bağlanma konusundaki gelişimin öneminden dem vuran Marc Cameron, bağlanma ölçeği konusunda verdiği örneklerle kitabını sonlandırıyor.

“İlişkiniz üzerine düşünün ve nasıl bağlandığınızı fark etmeye çalışın. Duygusal kaçınma, herkesi memnun etmeye çalışma, ikilemde kalmanıza sebep olacak derecede ilişkileri idealize etme, kontrolcü ve otoriter olma veya mağdur hissetme gibi eğilimler fark etmiş olabilirsiniz. Bunlar değiştirilmeyecek şeyler değil. Yalnızca farkında olduğunuz şeyleri farkındalıkla değiştirebilirsiniz. Çocukluk ilişkilerinizin duygusal güvensizliği nasıl şekillendirdiğini anladığınızda güvenli bağlanmayı nasıl kazanabileceğinizi de öğrenirsiniz. Bakım verenlerinizin tepkilerinin (ya da tepkisizliğinin) onlarla ilişkinizin istikrarını nasıl etkilediğini anlamanız, yetişkinlikte güvenli bağlara ulaşan yolu keşfetmenizi sağlar. Çoğu ebeveyn elinden gelenin en iyisini yapmış olsa da, bazen çocukken ihtiyacımız olan güveni alamamışsak sağlıksız örüntülerimizi yetişkinliğe de taşırız,” diyen Marc Cameron, “Bağlanmanın Psikolojisi”nde, bağlanma kavramanın köklerine inerek, bu kavramın zamanla gelişen bir durum olduğunun altını çiziyor ve değiştirilme imkanının hâlâ mevcut olduğunu örneklerle anlatarak okura konuyla ilgili güven veriyor.

Yorum yapın