Bir Yazar Adayına Mektuplar: 28 Çağıran Zamanın Yolcusu Olmak | Feridun Andaç

Eylül 15, 2026

Bir Yazar Adayına Mektuplar: 28 Çağıran Zamanın Yolcusu Olmak | Feridun Andaç

Kentin Sesindeki Yolcu
Bir kente yolunuzu düşürürken iz süren yolcu olmanızı isterim her şeyden önce. Bu, bir yazarın izini sürmek de olabilir.
Adsızlaştırılan ne varsa gelip buluyor beni bu kentte.
Sonunda geçitsiz bildiğim yollar size çıkıyor sevgili Calvino.
Nice zaman sonra gene bu mekâna geldiğimde, hem aynı lezzeti tatmak hem de sizinle baş başa kalmak istedim.
Ama önce Dostoyevski’nin “Öteki” anlatısına dönmek istiyorum.
Bir yerin/mekânın, bir kentin zamanın ruhunu nasıl biçimlendirdiğini; oradaki insanın nasıl ötekileştirerek yaşadığını görmek/anlamak istiyorum.
Onun bu yönde anlattığı “hikâye”yi merak ediyorum.
Her ne kadar kendisi bunu başarısız bulsa da.
Hikâyenin biçimini başarısız bulur. Doğru (anlatım) biçimi/ni bulamadığından söz eder. “Ama fikir zekiceydi,” der. Şimdi buna bakalım birlikte.
Bir ses ötedeki bakışa, insanın içyazgısının onu sürüklediği drama…
Ben ve öteki arasındaki kıyıcılığa…
Benliğin parçalanışı ile yazının/anlatının parçalanmışlığı arasında bir bağ olduğunu düşünürüm.
Sizin “Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu”da yaptığınız da biraz bu değil miydi?
Yazıyı/anlatıyı yeniden konumlandırmak…
Bunu sağlarken de anlatının ne biçimde bir şeyin izleyebileceğini tasarlamak
O nedenle derim ki; konu her şey değildir. Onu nasıl/niçin kurup söylediğimiz önemlidir.
SIRDAŞ ANLATICIM: CALVINO
1./ Sizi Karşılamak
Bir sesle çoğalırcasına gene yazdıklarınıza dönüyorum yüzümü. Bu kez, sizden sonra, bir araya getirilen yazı derlemelerinizden yeni birine başlamak üzereydim: “Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya” () Kurmalarınızdan düzyazı/ denemelerinize geçince bazen duraladığım olur. Orada ele aldığınız konuların çeşitliliği ister istemez okurda seçici okuma zamanı yaratmasını istiyor. Öyle ki; önümüze geniş bir düşünme zamanı açıyorsunuz . Benim “yaratıcı-deneme” dediğim de işte budur; yani okuru da yazılan metne katarak okutma, düşündürtme, hatta yazmaya yöneltme. Herhangi bir yazınsal/sanatsal meseleyi ele alma biçiminizdeki kavrayıcı bakışınız, derinlikli yorumunuz hep ufuk açıcı olmuştur. Bu kez de, ilk defa okuyacağım denemelerinizin kümelendirilen bölüm başlıklarına göz attım ilkten: • Okuma, Yazma, Çeviri • Yayıncılık Üzerine • Fantastik Üzerine • Bilim, Tarih, Antropoloji Burada, kümelendirilen denemelerinizle uzun bir okuma yolculuğuna çıkacağım kesin. 1952-1985 yılları arasında yazdıklarınızdan kalanların bir araya getirilmesi; sizin edebiyatınıza, yazarlığınızın boyutlarına bakabilmek için önemli. Mario Barenghi ve Bruno Falcetto’nun hazırladığı “Kronoloji”nin kitabın girişinde yer alması, sizin izini sürebilmek için iyi bir derleme. 2005 yılında Dünya kitaplarında Kemal Atakay çevirisiyle yayımlanan “Kalem Sincabı” (Luca Baranelli/Ernesto Ferrero), biyografisi sizi tanımaya ilk adımdı okurumuz için. Bu kez, burada, sizi anlatan “kronoloji”yi okurken, Torino’da sizin izlerinizi ararken buldum kendimi. Sonra Ligurya’da, Cenova’da, Milano ve Venedik’teki gezinen halinizi düşündüm. “Paris’te Münzevi” de sizi dönüştüren kentin simyasını da buldum demeliyim. Dalyan’da buluştuğumuz Işıl Saatçioğlu ile onun size dönük yolculuklarını konuştuk uzun uzun. “Görünmez Kentler”den yola çıkıp, onun Floransa serüvenini, size dair Dil Tarih’te hazırladığı doktora tezinin başına açtıklarını da dinledim kendisinden. () 2./ Tasarlayan Bir Bakışın Anlatıcısı Sözü/nü yarım bırakmayan birisiniz. Edebiyatın sürdürülebilirliğinden yanasınız. Yazının dışında başka şeyleri uğraş edinmemeniz de bunun bir göstergesi. Tanımlamaların, kalıpların dışına çıktığınız kesin. Ama kendi sınırlarınız ve coğrafyanız var. İyi bir yazar için olmazsa olmazlardır bunlar. Bilmenin, bildirmenin anlam yolculuğunda birisiniz. Tikel olarak yaratılanın çoğul olarak okunmasında işte sizin “anlam” yükledikleriniz okurlunuz da yeni bilinç kapıları açar. Sanırım bunun iki önemli örneğidir; “Görünmez Kentler” ile “Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu” (). Tasarım, bakış açısı, kurgu tekniği, geliştiren söylem açısından yepyeni anlatılardır. Hem sizin yaratıcılığınızın sınırlarını, hem de coğrafyanızın renklerini, biçimlerini göstermesi açısından önemlidir. Okur(unuz)u burada karşılayan düşünce o tekil söyleyişinizin anlamına dönük yolculuğa çıkmasını önermek.Sizin tarihe, bilime, bilgiye, diğer sanat disiplinlerine ilginiz kurduğunuz edebiyatın gerçeklik algısı olarak karşımıza çıkar. Söylenle söylemi ayırırsınız; tıpkı kurgusal hakikatle yaşamsal gerçekliği ayırdığınız gibi. Sözel anlatı dünyasını bilen birisiniz. Masallarınız () bunun bir göstergesi. Yazmak için yazmadığınız kesin. Bilinir ki, nedenselleştirerek yazan birisiniz.
Her şeyi yazıya taşıyan biri gibi baksak da size; her şeyin bir yazı konusu nasıl olabileceğini ve yazılabileceğini göstermenizi önemserim.
Yer yer deneyimlemeden yazılamayacağını da ima edersiniz.

() Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya, Italo Calvino; Çev.: Esin Gören, Yayına Hazırlayan: Mario Barenghi, 2025, YKY, 321 s. () “İtalo Calvino’da Gerçeklik Katmanları” (1996) Işıl Saatçıoğlu’nun doktora tezi. Çeşme Dalyan’daki evinde bir buluşmamızda bu tezin başına gelenleri uzunca anlatmıştı Saatçıoğlu. () Görünmez Kentler, Italo Calvino; Çev.: Işıl Saatçıoğlu, 2019, YKY., 203 s.; İlk basımı: 1990, Remzi Kitabevi, 200 s. Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu, Italo Calvino; Çev.: Eren Cendey, 2026, YKY., 249 s.; İlk basımı: Can Yay.: Çev.: Ülker İnce () İtalyan Masalları, İtalo Calvino; Çev.: Eren Yücesan Cendey, 2024, Everest Yay., 1008 s.

Yorum yapın